Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Kompozisyon. gökçe 20 Şubat 2017 Kompozisyon Örnekleri Yorum Ekle 629 Görüntüleme. İstiklal Marşımıza can veren şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Türk milletine verdiği en büyük hediyeyi vermiştir. Ülkemizin bağımsızlığımızı sembolize eden istiklal marşımızı kaleme alarak ne denli MEHMET AKİF ERSOY'UN HAYATI. Şiirlerinde milli ve manevi duyguları ön plana çıkaran usta kalem Mehmet Akif Ersoy, Buhara'dan Anadolu'ya gelen bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım ile Mehmet Akif her sabah namazı için Sultan Ahmet Camine gelir. Her gelişinde de yaşlı bir adamın kendisinden önce gelmiş olduğunu görür. Akif, ne kadar erken gelirse gelsin bu durum değişmez. Yaşlı adam her sabah mutlaka ondan önce camiye gelmiş olur. Ancak bu yaşlı pir-i fani ve bu nur yüzlü adam hiç durmadan ağlamaktadır ve gözyaşı dökmektedir. Bundan sonra Mehmet Mehmet akif ersoy kimdir, mehmet akif ersoy ile ilgili kompozisyon hakkında yazdığımız yazıyı sizlerle paylaşıyoruz. Mehmet Akif Ersoy, Şairlik mesleğinin hakkını gerçekten veren yeri hala doldurulamayan nadide edebiyatçılarımızdan biridir. Ümmete ve devlete dayanan bir milliyetçilik anlayışına sahiptir. Bu sitedeki yazı, resim ve videoların tüm hakkı dortaltiyasdunyasi.com‘a aittir. İzin almaksızın kopyalanması, kullanılması, çoğaltılması kesinlikle yasaktır. dortaltiyasdunyasi.com telif hakkı ihlalinden doğan haklarını saklı tutar. Fast Money. 2 Mehmet Akif Ersoy’un Kısaca Hayatı Asıl adı Mehmet Ragif olan Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tâhir Efendidir. İlk tahsiline Emir Buhâri Mahalle Mektebinde başladı. İlk ve orta öğrenimden sonra Mülkiye Mektebine devam etti. Babasının vefâtı ve evlerinin yanması üzerine mülkiyeyi bırakıp Baytar Mektebini birincilikle bitirdi. Tahsil hayâtı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Fransızca ve Farsça öğrendi. Babasından Arapça dersleri aldı. Zirâat nezâretinde baytar olarak vazife aldı. Üç dört sene Rumeli, Anadolu ve Arabistan’da bulaşıcı hayvan hastalıkları tedâvisi için bir hayli dolaştı. Bu müddet zarfında halkla temasta bulundu. Âkif’in memuriyet hayatı 1893 yılında başlar ve 1913 târihine kadar devam eder. Memuriyetinin yanında Ziraat Mektebinde ve Dârulfünûn’da edebiyat dersleri vermiştir. 1893 senesinde Tophâne-i Âmire veznedârı M. Emin Beyin kızı İsmet Hanımla evlendi. Âkif okulda öğrendikleriyle yetinmeyerek, dışarda kendi kendini yetiştirerek tahsilini tamamlamaya, bilgisini genişletmeye çalıştı. Memuriyet hayatına başladıktan sonra öğretmenlik yaparak ve şiir yazarak edebiyat sâhasındaki çalışmalarına devam etti. Fakat onun neşriyat âlemine girişi daha fazla 1908′de İkinci Meşrutiyetin îlânıyla başlar. Bu târihten itibaren şiirlerini Sırât-ı Müstakîm’de yayınlanır. 1920 târihinde Burdur Mebusu olarak Birinci Büyük Millet Meclisine seçildi. 17 Şubat 1921 günü İstiklâl Marşı’nı yazdı. Meclis 12 Martta bu marşı kabul etti. 1926 yılından îtibâren Mısır Üniversitesinde Türkçe dersleri verdi. Derslerden döndükce Kur’ân-ı kerîm tercümesiyle de meşgul oluyordu, fakat bu sırada siroza tutuldu. Önceleri hastalığının ehemmiyetini anlayamadı ve hava değişimiyle geçeceğini zannetti. Lübnan’a gitti. Ağustos 1936′da Antakya’ya geldi. Mısır’a hasta olarak döndü. Hastalık onu harâb etmiş, bir deri bir kemik bırakmıştı. İstanbul’a geldi. Hastanede yattı, tedâvi gördü. Fakat hastalığın önüne geçilemedi. 27 Aralık 1936 târihinde vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığındadır. Mehmet Akif Ersoy’un Kısaca Hayatı Son düzenleme 27 Ara 2014 OKULUMUZ ÖZEL ÖĞRENCİ SERVİSLERİ İHALESİ TARİHİNDE YAPILACAK OLUP OKUL SERVİS ARAÇLARININ ÇALIŞTIRILMASI İLE İLGİLİ TİP ŞARTNAME AŞAĞIDA SUNULMUŞTUR. OKULUMUZA TAŞIMA YAPMAK İSTEYEN SERVİS ARAÇLARININ ŞARTNAMEYE UYGUN OLARAK TİTİZLİKLE TAŞIMA YAPACAKLARDIR. İLGİLİ SERVİS TAŞIMACISI GERÇEK/TÜZEL KİŞİLERE DUYURU 2020-2021 Eğitim Öğretim yıllarında geçerli olmak üzere 2 iki eğitim yılı İçin Mehmet Akif Ersoy Anadolu İmam Hatip Lisesi Taşımacıyı Tespit Komisyonu olarak, Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinin 5. maddesi 3. fıkrası ve 7. maddesi uyarınca Okul Servis Taşıması İşi´ ihalesi tarihinde Saat Mehmet Akif Ersoy Anadolu İmam Hatip Lisesi´nde yapılacaktır. İhaleye katılma şartnamesi ve istenen belgeler aşağıda belirtilmiştir. Şartname dosyası Mehmet Akif Ersoy Anadolu İmam Hatip Lisesi müdürlüğü´nden ücretsiz teslim alınabilecektir. Uygun koşulları taşıyan ve istenen belgeleri hazırlayan iştirakçiler Açık Teklif İletme Usulü ile tekliflerini okul ''Taşımacıyı Tespit Komisyonuna'' Cuma günü Saat ´a kadar imza karşılığı teslim etmeleri gerekmektedir. Hüseyin YILDIRIM Okul Müdürü Taşımacıya Tespit Komisyonu Başkanı İLGİLİ SERVİS TAŞIMACISI FİRMALARDAN İSTENİLEN BELGELER Taşımacılardan istenen belgeler cüzdan fotokopisi 26 yaştan büyük olmalı sicil kaydı Son 5 yıl içinde ceza almamış olmalı raporu kurs belgesi izin belgesi İlgili büyükşehir belediyesinden/belediyeden alınan özel izin belgesi personel sigorta bilgileri belgesi E sınıfı en az 5 ve B sınıfı en az 7 yıllık olmalı sınıfı sürücü belgesi için en az beş yıllık, D1 sınıfı sürücü belgesi için en az yedi yıllık sürücü belgesine sahip olmak, ve rehber personelin ilgili il/ilçe milli eğitim müdürlüğünce düzenlenen eğitim sonunda almış oldukları sertifikayı, raporu belgesi gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi; veya tüzel kişinin adres, telefon, vergi levhası, e-posta adresleri beyannamesi gerçekleştireceği taşıtların gerçek kişilerde gerçek kişiler adına, tüzel kişilikler de üçte birinin tüzel kişilik adına tescilli olduğuna ilişkin belgeler, Araçlar için istenen belgeler 1. Taşıt ruhsat fotokopileri 12 yaştan büyük olmayacak 2. Taşıt fotoğrafı 3. Taşıt muayene belgesi 4. Bu taşıttaki rehber personel bilgileri ad, soyadı, kimlik no, Gsm no, adres 5. Sigorta poliçesi 6. Ferdi kaza sigorta poliçesi 7. Taşımacının servis ve yolcu taşımacılığını gösterir NACE kodlu faaliyet belgesi Sözleşme imzalama aşamasında taşımacı yukarıdaki evrakları vermek zorundadır. EK-1 MEHMET AKİF ERSOY ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ OKUL SERVİS ARAÇLARI ÇALIŞTIRMASI TİP ŞARTNAMESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Tip Şartnamenin amacı, Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına İlişkin belirlenen usul ve esaslar kapsamında sözleşmeye bağlanan taşıma işlerinin yürütülmesinde uygulanacak genel esas ve usulleri belirlemektir. Konusu Madde 2-Bu Tip Şartnamenin konusu, 2020/2021 öğretim yılı boyunca Mehmet Akif Ersoy Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin öğrencilerinden isteyenlerin adreslerinden alınarak taşımacıyı tespit komisyonu ve taşımacı tarafından ortaklaşa belirlenen güzergâhlardan okula getirilmesi ve ders bitiminde de tekrar adreslerine geri götürülmek suretiyle taşımacılığının Okul Servis Araçları yönetmeliği kapsamında yapılmasıdır. Bu Tip Şartname, sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçasıdır. İKİNCİ BÖLÜM Genel Yükümlülükler Taşımacının Genel Sorumlulukları Madde 3- 1 Taşımacılar; a Öğrenci ve çocukların oturarak, güvenli ve rahat bir yolculuk yapmalarını sağlayacak tedbirleri alarak taahhüt ettiği yere kadar valiliklerce belirlenecek okul açılış saatinden 15 onbeş dakika önce okula bırakmak ve okul kapanış saatinden 15 onbeş dakika sonra okuldan almak, b Araçta rehber personel bulundurmak, c Taşımanın tamamının veya bir kısmının bir büyükşehir belediyesi/belediye sınırları içerisinde gerçekleşmesi halinde; şehir içinde izlenecek güzergâh için ilgili büyükşehir belediyesinden/belediyeden özel izin belgesi almak, ç Tahdit ve/veya tahsis uygulanan illerde tahditli/tahsisli araç plaka belgeleri, diğer illerde ise Okul Servis Araçları Yönetmeliğinde belirtilen şartlara uygun ve gerekli izin belgelerini vermek, d Hizmet akdine tabi olarak yanında çalışanların, sosyal güvenlik yönünden sigorta işlemlerini yaptırmak, e tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 62 nci maddesi çerçevesinde belirlenen fiyat tarifesine uymak, f Taşınan öğrenci ve çocuğun; 1 Okulunun veya ikametgâhının değişmesi, 2 Uzun süreli tedaviyi gerektiren bir hastalık geçirmesi, 3 Okuldan ayrılması veya öğrencilik hakkını kaybetmesi, 4 Özel izin belgesinin iptal edilmesi, hallerinden herhangi birine bağlı olarak servisle taşınmaktan vazgeçmesi durumunda varsa geri kalan ayların ücretlerini iade etmek, g Her eğitim-öğretim yılında çalıştıracakları rehber personel ve şoförlerin isimleri ile araçların plakalarını ve her türlü değişiklikleri aynı gün içinde okul yönetimine bildirmek, ğ Okul servis araçlarındaki araç takip sistemi verilerini, istenmesi halinde okul yönetimi, kolluk birimleri ve velilerle paylaşmak, h Eğitim öğretim yılında çalıştıracakları rehber personel ile şoförlerin sabıka kayıt belgelerini vermek, ı Taşımacı araçlarını, tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, tarihli ve 23053 mükerrer Resmî Gazete 'de Karayolları Trafik Yönetmeliği ve ve 30221 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren "Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4 üncü maddesinde belirtilen şartlara ve mevcut mevzuat ile-sözleşme süresince yürürlüğe girecek- tüm yasal yükümlülüklere uygun bulundurmayı, komisyonun / okulun her zaman bu uygunluğu denetlemesine / denetletmesine açık tutmak ile yükümlüdürler. i Herhangi bir nedenle servis araçlarının bir veya birkaçının hizmet dışı kalması halinde, hizmetin devamlılığını sağlayacak şekilde sözleşme şartlarına uygun araç temin edilecektir. j Taşımacı, araçlar için Ulaşım Koordinasyon Merkezi UKOME veya Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünden "Okul Servis Aracı Güzergâh Kullanım İzin Belgesi" veya Çalışma Ruhsatı almak zorundadır. k Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 10–11-12 inci maddelerinde öngörülen okul servis araçlarına zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptıracaktır. l Tüm servis araçlarında; taşınan öğrencilerin adı soyadı, kan grupları, veli adları, ev ve iş yeri adresleri ve telefon numaralarını gösterir bir listeyi araçta sürekli olarak bulunduracaktır. m Öğrenci velileri ile servis sözleşmesi imzalanacak, sözleşmede ismi yazılmayan öğrencileri taşınmayacak, ödemeleri sözleşmede belirtilen süreler içinde veliden talep edilecektir. n Taşımacı okulda ya da okulun tespit ettiği şehir içinde servis hizmetlerini aksatmamak koşulu ile resmi bayram günleri dâhil olmak kaydıyla yapılacak etkinlikler ile okulların yarışmacı olduğu sportif ve kültürel müsabakalar çerçevesinde ücretsiz araç tedarik eder. Bunun dışında hafta içi hafta sonu yapılacak piknik gezi tiyatro sinema konser tanıtım ve benzeri etkinlikler okul etkinliği kapsamında sayılmaz ve ücretlendirilir. Araç talepleri iki gün önceden taşımacıya bildirilir. o Servis araçları hangi nedenle olursa olsun geç kaldıklarında öğrenciler kendilerini alma noktasında en fazla 10 on dakika bekledikten sonra taksi/dolmuş/otobüs ile okula geldiklerinde okulda bulunan servis görevlisi tarafından taksi/dolmuş/otobüs ücretini nakden ödeyecektir. ö Servis aracının seferi sırasında gecikme durumunu derhal idareye/komisyona/veliye bildirecektir. p Taşımacı, komisyonun yazılı onayı olmadıkça bu sözleşmeye dayalı hak ve yükümlülüklerini hiç kimseye temlik, devir ve ciro edemeyecek, isim ve unvan değişikliği yapmayacaktır. 2 Taşımacı, bu Tip Şartnamede öngörülen yükümlülük ve yasakları ihlâl ederek idareye veya üçüncü kişilere verdiği zarardan dolayı bizzat sorumludur. Şoförün ve Rehber Personelin Yükümlülükleri Madde 4- a Servis sürücüleri ve rehber personel Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde belirtilen özelliklere sahip, araçların her türlü bakım ve emniyetinden sorumlu, saç sakal tıraşlı, sade, temiz ve kamu adabına uygun kıyafetle hizmet verecekler, öğrencilerle uygun şekilde muhatap olacaklar, saygı sınırlarını aşmayacaklardır. b Taşıma yapan servis sürücülerinin ve rehber personelin aralarında tartışmamaları, hareketleri ve bakışlarıyla öğrencileri taciz etmemeleri veya öğrencinin gelişimini kötü yönde etkileyici söz ya da davranışlarda bulunmamaları zorunludur. Bu tür davranan sürücüler ve rehber personeller, ihtara gerek kalmadan Taşımacıyı Tespit Komisyonu tarafından görevinden uzaklaştırılacaktır. c Servis sürücüleri ve rehber personel, öğrenciler araçta iken sigara içmeyecekler ve serviste zorunlu bilgilendirme dışında görüntü ve ses sistemlerini çalıştırmayacaklardır. ç Güzergâhlar Taşımacıyı Tespit Komisyonu ve taşımacı tarafından ortaklaşa belirlenecektir. Güzergâhlar tespit edilirken hangi suretle olursa olsun tehlikeli ve kalabalık güzergâhlar değil öğrencilerin riske girmeyeceği noktalar ve yollar tercih edilecektir. Belirlenen güzergâhlarda ikamet eden öğrenciler adreslerinden alınıp tekrar adreslerine bırakılacaktır. d Öğrencilerin ikamet adreslerinde yıl içerisinde değişiklik olduğu takdirde öğrenci sayısına göre güzergâhlarda çalıştırılan araçlar arasında komisyon tarafından en uygun şekilde yer değişikliği yapılabilecektir. e Bakanlık ya da Valilik tarafından mesai/eğitim saatleri değiştirildiği takdirde taşımacı değişen saat uygulamasına aynen uyacaktır. f Öğrencilerin araçlara binmesi ve inmesi sırasında, trafikteki diğer araçların öğrenciler için tehlike oluşturmayacak şekilde duraklamasını sağlamak amacıyla DUR işaret levhası mutlaka yakılacaktır. g Okul servis araçları; okula uzaklık, coğrafi ve iklim şartları dikkate alınarak öğrencileri ders başlangıcından en az 15 dakika önce okula teslim edecek, evden daha erken alınarak okula erken bırakılmayacak, 15 dakikadan daha fazla bir süre bekletilmelerine fırsat verilmeyecektir. Ayrıca ders bitiminde okuldan bekletilmeden alınarak evlerine dönmeleri konusunda aksaklığa meydan verilmeyecektir. ğ Servis araçlarında yönetmelikte belirlenen ve taşıma sınırı üzerinde ve ayakta öğrenci taşınmayacaktır. h Geçici olarak belgesi iptal olan şoförlerin sözleşmeleri iptal edilecektir. ı Öğrenci servis araçlarına komisyonun onayladıklarının dışında taşıt sürücüsünün yakınları dahil hiçbir kimse bindirilmeyecektir. i Şoför ve rehber personelin, ilgili il/ilçe milli müdürlüğünce düzenlenen eğitim sonunda verdiği sertifikaya sahip olmaları gerekmektedir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Araçların Özellikleri Taşıtlarda Aranacak Şartlar MADDE 5– 1 Taşımacılar tarafından okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda aşağıdaki şartlar aranır a Okul servis araçlarının arkasında "OKUL TAŞITI" yazısını kapsayan numunesine uygun renk, ebat ve şekilde yansıtıcı bir kuşak bulunacaktır. b Okul servis aracının arkasında, öğrenci ve çocukların iniş ve binişleri sırasında yakılmak üzere en az 30 cm çapında kırmızı ışık veren bir lamba bulunacak ve bu lambanın yakılması halinde üzerinde siyah renkte büyük harflerle "DUR" yazısı okunacak şekilde tesis edilmiş olacak, lambanın yakılıp söndürülmesi tertibatı fren lambaları ile ayrı olacaktır c Okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda, öğrenci ve çocukların kolayca yetişebileceği camlar ve pencereler sabit olacak, iç düzenlemesinde demir aksam açıkta olmayacak, varsa yaralanmaya sebebiyet vermeyecek yumuşak bir madde ile kaplanacak ve engelli öğrenci ve çocukları taşıyacak olan okul servis araçları ayrıca tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan ikincil mevzuata uygun olacaktır. ç Okul servis araçlarında tarihli ve 29869 sayılı Resmî Gazete 'de yayımlanan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen standart, nitelik ve sayıda araç, gereç ve malzemeler her an kullanılabilir durumda bulundurulacaktır. d Okul servis araçlarının kapıları şoför tarafından açılıp kapatılabilecek şekilde otomatik havalı, hidrolikli vb. olabileceği gibi; araç şoförleri tarafından elle kumanda edilebilecek şekilde mekanik de olabilecektir. Otomatik olduğu takdirde, kapıların açık veya kapalı olduğu şoföre optik ve/veya akustik sinyallerle intikal edecek şekilde olacaktır. e Okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlar temiz, bakımlı ve güvenli durumda bulundurulacak ve altı ayda bir bakım ve onarımları yaptırılmakla birlikte; taşıtların cinsine göre Karayolları Trafik Yönetmeliğinin öngördüğü periyodik muayeneleri de yaptırılmış olacaktır. f Okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtların yaşları 12 on iki yaşından büyük olmayacaktır. Taşıtların yaşı fabrikasınca imal edildiği tarihten sonra gelen ilk takvim yılı esas alınarak hesaplanacaktır. g Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tayin edilen ve o araca ait tescil belgelerinde gösterilen oturulacak yer adedi, aracın içerisine görülebilecek bir yere yazılarak sabit şekilde monte edilecektir. ğ Gerçek ve tüzel kişi ve kuruluşlara ait okul servis aracı olarak teçhiz edilmiş araçlar, taahhüt ettikleri öğrenci ve çocukları taşıma hizmetlerini aksatmamak kaydıyla, personel servis taşıma faaliyetlerinde de kullanılabilir. Ancak, bu taşıma esnasında okul servis araçlarına ait ışıklı işaretlerin şoförler tarafından kullanılması yasaktır. h Okul servis araçları Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olacaktır. ı Okul servis araçlarında araç takip sistemi, araç içi kamera bulundurulacaktır. Kayıtlar en az otuz gün muhafaza edilecektir. i Okul servis araçlarında her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat sensör vbbulundurulacaktır. j Okul servis araçlarında görüntü ve müzik sistemleri taşıma hizmeti sırasında kullanılmayacaktır. k Okul servis araçlarında yazın serin, kışın sıcak ortam sağlayacak sistemler bulundurulacaktır. l Okul servis araçlarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca standartları belirlenen her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistemler bulundurulacaktır. m Okul servis araçlarında tüm koltukları görecek şekilde Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ekinde belirtilen standartlara uygun, iç ve dış kamera ile en az otuz gün süreli kayıt yapabilen kayıt cihazı bulundurulacaktır. n Okul servis araçlarının camlarının üzerine renkli film tabakaları yapıştırılması yasaktır. o Okul servis araçlarında iç mekânı gösteren beyaz cam dışında cam kullanılamaz. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Sözleşme İlişkileri Sözleşmenin Feshi Ve İptali Madde 6- Sözleşme yapıldıktan sonra eğitim öğretim yılının tamamlanması ile kendiliğinden sona erer. Yıllara sair olarak yapılanlarda ilgili eğitim öğretim yılı sonu itibarı ile kendiliğinden sona erer. Sözleşme süresi içinde; a Taşımacıların, şoförlerin ve rehber personellerin; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık ve aynı Kanunun Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar başlıklı İkinci Kısım Altıncı Bölümünde düzenlenen maddelerdeki suçlardan birinden mahkûm olması, b Affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile Türk Ceza Kanununun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226, 227 maddelerindeki suçlardan hüküm giymesi veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunması ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmiş olması, c Taşımacıların, şoförlerin ve rehber personelin genel ahlaka ve adaba aykırı davranışlarda bulunduğunun, araç içerisinde genel ahlaka ve adaba aykırı görsel ve yazılı yayınlar bulundurduğunun, taşımacıların, şoförlerin ve rehber personellerin eğitim ve öğretim ortamını olumsuz etkileyen davranışlarda bulunduğunun yetkili mercilerce tespiti, ç Tüzel kişilere ait araçlar en fazla iki okulda öz mal olarak gösterilir, öz mal olarak gösterilen araçların sözleşme yapılan okullarda çalışmadığı tespit edilmesi halinde o ildeki tüm okul sözleşmeleri iptal edilir. d Sözleşmede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen taşımacının sözleşmesi iptal edilerek gerekli işlemler yapılır. e Taşımacının sözleşme hükümlerinde öngörülen yükümlülüklerini yapılan yazılı bildirime rağmen on beş gün içinde yerine getirmemesi, hâlinde sözleşme tek taraflı olarak feshedilir. Diğer Hususlar Madde 7- a Öğrenci taşımacılığı yapan her araç Taşımacıyı Tespit Komisyonunca belirlenen ve yazılı olarak bildirilen bir muhtaç öğrenciyi ücretsiz olarak taşımakla yükümlüdür. b İhtiyaç olması halinde okul yönetiminin uygun gördüğü bir noktada firma okulda araçların takibinden sorumlu ve okul idaresiyle diyaloğun sağlaması amacıyla bir yetkiliyi okulda bulunduracaktır. Okul binasına ve eklentilerine görevli yetkili haricinde taşımacılığını üstlenen kişi veya kuruluşun personeli giremez ve öğrencilere olumsuz örnek teşkil eden sigara ve içki içmek, zararlı maddeler kullanmak vs. davranışlarda bulunamaz. c Okul yönetimince belirlenen amblem ve okul ismi servis araçlarına asılacaktır. ç Okul yönetimi tarafından taşımacıya okul/veli ve öğrencilerle iletişimlerini sağlamak için uygun bir yer gösterilecektir. dŞoförler okul binaları içinde zaman geçirmeyecek, okul kantin ve lavabolarını kullanmayacaklardır. e Servis araçları bahçesi müsait olmayan okullardan öğrencileri boşalttıktan sonra okul bahçesini terk edecektir. f Gerçek ve tüzel kişiler, birlikte taşıma hizmeti yapabilirler. Ancak bu durumda taşımacının taşımayı gerçekleştireceği taşıtların üçte birinin taşımacıların adlarına tescilli olması zorunludur. Tüzel kişiliklerde servis araçlarını çalıştırma işi tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz. g Okulların ve öğrencilerin durumlarına göre, bu sözleşmede belirtilmeyen hususlar karşılıklı mutabakatla uygulanabilir, makul madde veya maddeler ilave edilebilecektir. Mevzuata uygunluk Madde 8-Taşımacı, işlerin yürütülmesine, tamamlanmasına ve işlerde olabilecek kusurların düzeltilmesine ilişkin olarak bütün kanun, KHK, tüzük, yönetmelik, kararname, genelge, tebliğ ve diğer ilgili mevzuata uymakla sorumludur. Okul servis araçları yönetmeliği için tııklayınız Mehmet Akif Ersoy eserleri, kişiliği, karakteri, milli mücadeleye katkıları, edebi kişiliği, İstiklal Marşı’nın yazarı olması sıfatıyla tarihimizde çok önemli yer tutan bir şairdir. Usta şair Mehmet Akif Ersoy’u anlatan, içinde yarışmalardan derece almış yazıların bulunduğu 4 farklı kompozisyon örneği hazırladık. Mehmet Akif Ersoy ile ilgili kompozisyon ve yazı başlığı içerisinde ki örneklerimizi zevkle okumanız dileğiyle. Konu Başlığı Bir Dava Adamı Mehmet Akif Ersoy Bir dava adamı, davasına inanan, davasını anlayan ve davasını hayatında ki her şeyi pahasına yaşayandır. Bir dava adamı olmak, bir konuyu kendi menfaati olmadan görüşleriyle savunmaktır. Mehmet Akif Ersoy, milli marşımızın yazarıdır. Yazdığı marş kutsal nitelik taşımaktadır. Mehmet Akif edebi kişiliği ile üstün bir kişiliktir. Yüksek zekası ve düşünürlüğü ile milletimize yol göstermiştir. Yazdığı marş ile halkın gönlünü fethetmiştir. Aynı zamanda kurtuluş savaşında büyük bir mücadele vermiştir. Kurtuluş savaşı döneminde yazmış olduğu şiirler ile askerimize ve halkımıza büyük bir moral kaynağı olmuştur. Mehmet Akif hayatı boyunca lüksten uzak durmuştur. Şan ve şöhret onun için hiçbir zaman ön planda olmamıştır. Milli marş için yapılan yarışma ödüllü olduğu için katılmak istememiştir. Yarışmaya arkadaşlarının ısrarı sonucu katılmıştır. Yazdığı eser 12 Mart 1921′ de milli marşımız yani İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. Mehmet Akif dinine ve davasına sadık üstün karaktere sahip biridir. Yazdığı İstiklal Marşı ile büyük bir devrime öncülük etmiş, milletin gönlünde taht kurmuştur. Biz Türk gençliği, İstiklal Marşı ve daha bir çok önemli eserin yazarı usta şair Mehmet Akif Ersoy’u her yıl saygı ve minnet ile anıyoruz. Yazı Aydın Aydemir Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı, Eserleri, Şiirleri, Sözleri ile ilgili yazımızı okumak için tıklayabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy ile ilgili kompozisyon temalı yazımız hakkında olumlu ve olumsuz fikirlerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. 2- Mehmet Akif Ersoy Hakkında Kompozisyon Örneği Konu Başlığı İstiklal Şairine Askere “Millet arkanızda, Allah yanınızda, kuvvet sizde” diyen şair. Savaşa direnişe en güçlü silahla katılan şair. Kalemiyle, kağıdıyla, sözleriyle istiklal yazan şair. Milletin hislerine tercüman olan şair. Mehmet Akif Ersoy güçlü ve özlü sesiyle, dik duruşuyla, iman dolu yüreği ve örnek olacak yaşam tarzıyla her daim Türk Millet’inin en müstesna şairi olmuştur. Hele söz konusu vatan ve bağımsızlık olduğunda adeta kükremiş bir aslan gibidir. “Sahipsiz olan vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır” mısraları ahengi sağlamak için değil, millete vatana sahip çıkması için söylenmiştir. Ezelden ebede hür yaşamış bir milletin boynuna takılmaya çalışılan tasma onu çileden çıkartmış, milletine damarlarında akan kanın ne kadar kutsal olduğunu hatırlatmıştır. Şehitlerimizin yalnızca bir toprak olmadığını, bu toprakların vatan olması uğrunda nasıl yok olduklarını “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şuheda” mısralarıyla milletin yüreğine kazımıştır. “Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim. Her ne demişsem inan görüp de söylemişim” diyen şair. Kufe şiiriyle yetimlerin başını okşamış. Seyfi Baba’yla yalnızlığı, fakirliği, çaresizliği, merhameti nakış nakış milletin yüreğine işlemiştir. Kocakarı ile Ömer şiiriyle edata asrı saadeti yaşatırken, Çanakkale Şehitleri Destanında bu milleti ölüme imrendirmiştir. Kürsülerde çığlık çığlığa haykırmış. Bülbül ile maziye ağlamıştır. Her insan bir anadan doğmuştur, Mehmet Akif Türk milletinin kaderinden doğmuştur. Ve bu milletin öz çocuğu olmuştur. Bütün bir ömür kendisi için değil millet için yaşamış, ömrünü bu uğurda harcamıştır. Zalimi asla sevmeyen, zulmü alkışlamayan şairin sözünü kendine ilke edinen Asım’ın nesli, vatan şairine minnettardır ve onu unutmayacaktır. Yazı Nefise Kokoğlu Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Şiirler yazısını okumak için tıklayabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy hakkında kompozisyon temalı yazımız hakkında olumlu ve olumsuz fikirlerinizi yorumlar kısmında yazabilirsiniz. 3- Mehmet Akif Ersoy Hakkında Kompozisyon Konu Başlığı Özgürlüğün Sesi Her insan muhakkak bir gün son nefesini verir. Lakin kimi toprağa kimi de yüreklere gömülür. Kimi insanlar vardır, onlar gitse de; izleri kalır kalplerde. Varlıkları silinse de geriye bıraktıklarıyla akıllarda yer edip, yüreklere dokunmayı başarırlar. İşte bu nadir bulunan insanlardan birisidir, Mehmet Akif… Başta İstiklal Marşı çınlarken kulaklarımızda, veyahut da ecdat gelince akla; gözümüzün önünde beliriveriyor, Mehmet Akif Ersoy. Ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala biz Türk Millet’ine umut olabilmesi gurur verici. Savaş yıllarında milletin yanında olup; umutsuzluğa mahkum edilmiş bir milleti ayağa kaldırması ayrı ayrı gurur kaynağı. Çünkü asıl savaş insanın içinde başlar ve insan ümidini kaybedince savaşta kaybedilir. İşte milli şairimizde halkın kalbine ümit tohumları serpmiş, umutlarını yeşertmiş ve milli iradenin sesi olmuştur. Bizim milli irade dediğimiz de ulusun hiçbir baskı altında kalmaksızın fikrini ortaya koyması, tabiri caizse özgürlük değil midir? Bu millet milli iradesi çiğnendiği zaman Mehmet Akif’in hep şu sözlerine kulak verdi ” Tükürün milleti alçakça vuran darbelere. Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere.” Biz de öyle yaptık. Milli irademiz için aslan gibi kükredik, gök gibi gürledik ve özgürlüğümüze sahip çıktık. Çünkü tarihi zaferlerle, kahramanlarla dolu bir millet bu kadar kolay pes edemezdi. Hele ki Mehmet Akif gibi şairleri olan bir millete bu zillet yakışmazdı. Vatan uğruna şehitler verdiğimiz zaman Mehmet Akif’in şu mısralarına sığındık “Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi. Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.” İşte o zaman verdiğimiz şehitlerin acısını bu mısralar, bir merhem gibi sarıyor. Zafer sonrasındaysa dudaklarımızda, yine milli şairimizin tüm yüreğiyle yazdığı İstiklal Marşı alıyor. Al bayrağın ihtişam içinde dalgalanmasına gururla bakarken, gür sesimizle söylediğimiz marşımız. İşte biz Türk Millet’inin diğer milletlerden farkı da budur. Başta Mustafa Kemal gibi kahramanlarımız ve Mehmet Akif gibi şairlerimiz olmak üzere, bizim ecdadımız can verdikten sonra bile milletine ilham olup, tarih sayfalarına yeni zaferler yazdırabilir. Umudumuz daim, birlikteliğimiz kaim; zaferimiz ebedi olsun. Milli şairimizin de deyişiyle; “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” Yazı Zeynep Konuç Mehmet Akif Ersoy’a Mektup Örneklerini okumak için tıklayabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy hakkında deneme yazımızı hakkındaki görüşlerinizi yorum olarak yazabilirsiniz. 4- Mehmet Akif Ersoy ile İlgili Yazı Konu Başlığı Asım Gençlik nedir? Kimdir genç? Yaşı genç olan herkes “genç” midir? Bugünü yaşayanlar mıdır gençler? Yoksa bugünlerde doğanlara mı deriz genç diye? Yolda yürürken Ahmet Amca, o tanımadığı on yedisindeki çocuğa seslenir “Genç!” diye. Yaşı on yedi olan değildir genç olan. Bugüne doğan, bugünü düşünen, bugün yaşayan değildir genç. Bir memleketi kurtaracak olan, odur genç. Bugünde kalan değil, geçmişini bilen, düşünen; sadece bakan değil o günlere, o günleri gören, gördüklerinden ders alan, geleceğe bu şekilde yön veren, bugünü görüp düşünen, hayal edenlerdir aslında gençler. “Fikri hür vicdanı hür irfanı hür.” Olanlardır Ulu Önder’in de dediği gibi. Bakmayın, tüm dünyada böyle değildir elbet gençler ama bize ne onlardan? Mustafa Kemallerden, Nazım Hikmetlerden. Mehmet Akif Ersoylardan kalan kutsal Cumhuriyet’in istediği gençliktir bu gençlik. Pekala Ulu Önder de bunu demiştir zaten. Asım’ın Nesli, demiş İstiklal Şairimiz bize kendi gençlik ideallerini sunarken. Takdir edersiniz ki bu cennet vatanın ihtiyacı olan “gençliği” onun kadar iyi bilen kişi sayısı azdır. Peki ama kim bu Asım’ın Nesli? Kimdir Mehmet Akif’in genci? Öncelikle, duran değil; canlı, çevik olanlardır. Tembelliğiyle övünen değil, çalışkanlığıyla görünendir Pek tabii bunun yanında kafasını kullanandır. Ne demiştik? Gençlik düşünür, gençlik öğrenir, gençlik okur, gençlik yazar. Geçmişten aldıklarını bugün işleyip, geleceğe en iyi şekilde bırakmaya çalışır gençlik. Eğitiminden ve öğreniminden asla taviz vermez, işte onlardır Asım’ın Nesli. İlme, fenne önem verir Asım’ın Nesli. Zamanın gereksinimi, hu doğrultuda edindiği bulgusu ne ise okur ve öğrenir. Bir yenisini kendisi bulmak için uğraşır. Çalışkandır Asım’ın Nesli. Durdukça rahat edemez. Tembel gencin bilirsiniz ki kendisi dahil kimseye bir faydası bulunmaz. Çalışkanlık dediysek kuru kuruya ders çalışmayı anlamasın kimse. Asım’ın Nesli ilerlemek için çalışır. Kendisini bir adım daha öteye taşımak için çalışır ki esas olan budur. Umut eder Asım’ın Nesli. Umut vardır çünkü her daim içinde. Hayal eder. Hayal eder ki gerçekleştirmek için her gün çabalayacağı, ona doğra yorulmadan ve yılmadan koşacağı bir ütopyası olsun Hayal eder ki başarsın. Azmeder bir yandan da. Azmeder çünkü bilir Asım’ın Nesli, çabalamadan kazanamaz, kazansa dahi başarılı olamaz. Öyle bir konudur ki günümüzde pek muallaktadır… Asım’ın Nesli dindardır, demiş Mehmet Akif. Ne güzel demiş. Peki ama nasıl dindar olacak bu nesil? Her tarafta dini, İslam’ı bu denli gösteriş, bu denli kâr, bu denli menfaat için kullananlar varken… Nasıl bilecek bu nesil dindarlığı? Elbet okuyarak ve düşünerek bilecek. Kimseyi dinleyerek, takip ederek değil; iradesini ve aklını kullanarak bilecek. Kimseyi sevdiğinden, kimseyi kovaladığından değil; Allah’ı sevdiğinden, doğruyu kovaladığından dindar olacak. Örnek olarak; kimseye göstermek maksadıyla değil, sadece kendi inandığı, gördüğü ve anladığı için dindar olacak. Bir başka sahipliğiyse Asım’ın Nesli’nin, şüphesiz ki ahlaktır. Ahlaktan yoksun birinin doğruya ilerlemesi söz konusu değildir. Asım’ın Nesli mert olmalıdır, hakkı, hukuku her daim ve her ne pahasına olursa olsun savunandır, zulmetmemelidir katiyen, işte bu yüzdendir ki “Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için, geçmişe kalkıp sövemem.” der Mehmet Akif Ersoy. Son bir husus vardır ki Asım’ın Nesli’nin sahip olacağı, bize doğduğumuz andan, gözümüzü yumana kadar uğruna savaşmamız akdedilmiş kutsal bir davadır. Vatanını sever Asım’ın Nesli. Bayrağını teslim etmez, marşına saygı duyar, dalgalanan şanlı bayrağa gururla kalkar başı. Öyle ki yolda Atasının fotoğrafını görse durup da selam vermek gelir içinden! Velhasıl; vermez, dünyaları alsa da bu cennet vatanı! Gençlik kimdir demiştik değil mi? Gençlik, Asım’ın Nesli’dir. Saygı ve rahmetle… Yazı Ege Bekar Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Diğer Yazılarımız Mehmet Akif Ersoy’a Mektup Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Şiirler Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı, Eserleri, Şiirleri, Sözleri 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü İle İlgili Şiirler İstiklal Marşı İle İlgili Şiirler 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü İle İlgili Kompozisyon ve Yazı Örnekleri İstiklal Marşı İle İlgili Kompozisyon Ve Yazı 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü Mehmet Akif Ersoy ile ilgili yazı, Mehmet Akif Ersoy hakkında yazı temalı paylaşımımıza olumlu ve olumsuz yorumlarını yorumlar kısmından belirtebilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy ile ilgili kompozisyon kısa ve uzun yazılarımız hakkında düşüncelerinizi lütfen belirtiniz. Mehmet Akif Ersoy kimdir, tarihteki yeri ve önemi nedir? Mehmet Âkif Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti'nin mili marşı İstiklal Marşı'nın yazarıdır. "Vatan Şairi" ve "Milli Şair" unvanları ile anılır. Türk edebiyatında ve Milli Mücadeler yıllarında oynadığı rol ile tarihte önemli bir yeri ve önemi vardır. İşte Mehmet Akif Ersoy'un hayatı hakkında bilinmesi gerekenler... Mehmet Akif Ersoy kimdir? Mehmet Âkif Ersoy 20 Aralık 1873 – 27 Aralık 1936, Türk şair, veteriner hekim, öğretmen, vaiz, hafız, Kur’an mütercimi ve siyasetçidir. Mehmet Âkif Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin KKTC ulusal marşı olan İstiklâl Marşı’nın yazarıdır. İstiklal Marşı’nın yanı sıra Çanakkale Destanı, Bülbül ve 1911-1933 yılları arasında yayımladığı yedi şiir kitabındaki şiirleri bir araya getiren Safahat en önemli eserlerindendir. II. Meşrutiyet döneminden itibaren Sırat-ı Müstakim daha sonraki adıyla Sebil’ür-Reşad dergisinin başyazarlığını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında milletvekili olarak 1. TBMM’de yer VE İSTİBDAT REJİMİNİN ŞİDDETLİ BİR MUHALİFİII. Meşrutiyet ilan edildiğinde Mehmet Akif, Umur-ı Baytar-iye Dairesi Müdür Muavini idi. II. Abdülhamid’in istibdat rejiminin şiddetli bir muhalifiydi, hatta II. Abdülhamid’in yüzünü gördüğünde bile midesinin bulandığını hatıralarında anlatır. Bunun etkisiyle, meşrutiyet’in ilanından 10 gün sonra arkadaşı rasathane müdürü Fatin Hoca’nın yönlendirmesiyle, on bir arkadaşı ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oldu. Ancak Mehmet Akif, üyeliğe girerken edilen yeminde yer alan “Cemiyetin bütün emirlerine, bilâkayd ü şart kayıtsız şartsız itaat edeceğim” cümlesinde geçen “kayıtsız şartsız” ifadesine karşı çıkmış, “sadece iyi ve doğru olanlarına'” şeklinde yemini değiştirtmişti. Cemiyetin Şehzadebaşı İlmiye Mahfelinde Arap Edebiyatı dersleri veren Âkif, Kasım 1907'de, Umur-i Baytariye Müdür Muavinliği görevini sürdürürken Darülfünun'da Edebiyat-i Osmaniye dersleri vermeye MEŞRUTİYET’İN MEHMET AKİF ERSOY’UN HAYATINA ETKİSİII. Meşrutiyet'in Âkif’in hayatında en büyük etkisi, meşrutiyetle birlikte yayın dünyasına adım atması olmuştu. Daha önce bazı şiirleri ve yazıları birkaç gazetede yayımladıysa da eser yayımlamaya uzun süredir ara vermişti. Meşrutiyetin ilanından sonra, arkadaşı Eşref Edip ve Ebül'ula Mardin in çıkardığı ve ilk sayısı 27 Ağustos 1908’de yayımlanan Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarı oldu. İlk sayıda Fatih Camii şiiri yayımlandı. Ebül’ula Mardin ayrıldıktan sonra dergi, 8 Mart 1912’den itibaren Sebil’ür-Reşad adıyla çıkmaya devam etti. Âkif’in hemen hemen bütün şiir ve yazıları bu iki dergide yayımlandı. Gerek dergilerdeki yazılarında, gerekse İstanbul camilerinde verdiği vaazlarda Mısırlı bilgin Muhammed Abduh’un etkisiyle benimsediği İslam Birliği görüşünü yaymaya yılında gerçekleşen Arnavutluk İsyanı onu çok üzmüş ve arkasından gelecek kötü olayları sezmişti. Balkanlar’da artan düşmanlık duygularını ve doğabilecek isyanları önlemek için bir şeyler yapma arzusu duydu ancak Balkan Savaşı ile hüsrana uğradı. 1914'ün başında iki aylık bir seyahate çıkarak Mısır ve Medine’de bulundu. Mısır seyahati hatıralarını “El Uksur’da” adlı şiirinde EDEBİYAT YOLU İLE AYDINLATMA1913'te kurulan Müdafaa-i Milliye Cemiyeti’nin halkı edebiyat yoluyla aydınlatma amacı güden neşriyat şubesinde Recaizade Ekrem, Abdülhak Hamid, Süleyman Nazif, Cenap Şahabettin ile beraber çalıştı. 2 Şubat 1913 günü Bayezid Camisi kürsüsünde, 7 Şubat 1913 günü Fatih Camisi kürsüsünde konuşarak halkı vatanı savunmaya Savaşı’ndan sonra, ilk olarak Umur-i Baytariye görevinden 1913, sonra yayınlarının hükümetle uygun düşmemesi nedeniyle aldığı ikaz üzerine Darülfünun müderrisliği görevinden 1914 ayrıldı. Yalnızca Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi’ndeki görevine devam etti. Harbiye Nezareti'ne bağlı Teşkilat-ı Mahsusa’dan gelen teklif üzerine İslam birliği kurma gayesi güden Almanya'ya Berlin'e Tunuslu Şeyh Salih Şerif ile birlikte gitti 1914. İngilizlerle birlikte Osmanlı’ya karşı savaşırken Almanlar’a esir düşmüş Müslümanların kamplarında incelemelerde bulundu ve farkında olmadan Osmanlı'ya karşı savaşan bu Müslüman esirleri aydınlatmaya çalıştı. Fransız ordusundaki Müslümanlara yönelik yazdığı Arapça beyannameler cephelere uçaklardan atıldı. Almanya'da iken yazdığı Berlin Hatıraları adlı şiirini dönünce Sebilürreşad'da KEMAL PAŞA’DAN MEHMET AKİF ERSOY’A DAVETİstanbul’a döndükten sonra 1916 başlarında Teşkilat-ı Mahsusa tarafından Arabistan’a gönderildi. Görevi, bu topraklardaki Arapları Osmanlı’ya karşı kışkırtan İngiliz propogandası ile mücadele etmek için “karşı propaganda” yapmaktı. Mehmet Âkif, Berlin’deyken heyecanla Çanakkale Savaşı ile ilgili haberleri takip etmişti. On dört ay süren savaşın zaferle sonuçlandığı haberini Arabistan’da iken aldı. Bu haber karşısında büyük coşku duydu ve Çanakkale Destanı’nı kaleme aldı. Arabistan dönüşünde iki ay Lübnan’da kalan Mehmet Âkif, “Necid Çölleri’nden Medine’ye” şiirinde bu seyahatini idarehanesi, Millî Mücadele'ye katılmak için Anadolu'ya geçmiş olanlarla İstanbul'daki yakınlarının gizli haberleşme merkezi hâline gelmişti. Âkif, Kurtuluş Savaşı'nı desteklemesi nedeniyle 1920’de Dâr ül-Hikmet il-İslâmiye Cemiyeti’ndeki görevlerinden rahat hareket etme olanağı kalmayan Mehmet Âkif, görevinden azledilmeden az önce oğlu Emin’i yanına alarak Anadolu'ya geçti. Sebil’ür-Reşad'ı Ankara'da çıkarması için Mustafa Kemal Paşa’dan davet gelmişti. TBMM’nin açılışının ertesi günü olan 24 Nisan 1920 günü Ankara’ya vardı. Millî mücadeleye şair, hatip, seyyah, gazeteci, siyasetçi olarak katıldı. Ankara’ya varışından bir süre sonra ailesini de yanına geldiği günlerde, Mustafa Kemâl Paşa Konya vali vekiline telgraf göndererek Âkif'in Burdur milletvekili seçilmesini sağlamasını istemişti. Haziran ayında Burdur'dan, Temmuz ayında ise Biga'dan mebus seçildiği haberi meclise ulaştı. Âkif, Burdur mebusluğunu tercih etti. Böylece 1920-1923 yılları arasında vekil olarak I. TBMM'de yer aldı. Meclis kayıtlarında adı “Burdur milletvekili ve İslam şairi” olarak DİRENİŞE TEŞVİKAnkara’ya varır varmaz ona verilen ilk görev, Konya Ayaklanması'nı önlemek için halka öğütler vermek üzere Konya'ya gitmekti, büyük gayretine rağmen Konya'da kesin bir sonuca ulaşamadı ve Kastamonu'ya geçti. Halkı düşmana direnişe teşvik için 1920 yılının Kasım ayında Kastamonu'daki Nasrullah Camisi’nde verdiği ateşli vaaz, Diyarbakır'da basıldı ve tüm vilayetlere ve cephelere Anadolu’ya geçerken Eşref Edip’e de arkasından gelmesini söylemişti. Eşref Edip, Sebil’ür-Reşad Dergisi’nin klişesini de alıp İstanbul’dan ayrıldı. Son olarak 6 Mayıs 1921 günü derginin 463. sayısını yayımlamışlardı. Âkif derginin 464-466. sayılarını Eşref Edip ile beraber Kastamonu’da yayımladı, 464. sayı o kadar ilgi gördü ki birkaç kere basılıp Anadolu’ya ve askere dağıtıldı. 467. sayıdan itibaren yayıma Ankara’da devam ettiler. Derginin etkisi o kadar büyüktü ki, yaydığı yoğun duyguların hâkimiyetindeki Türk halkları etkilenmesinden korkan Rusya, gazetenin ülkeye girişini Ankara’da Taceddin Dergahı’na yerleşen Mehmet Âkif, Burdur milletvekili olarak meclisteki görevine devam etmekteydi. O dönemde Yunanların Ankara’ya ilerleyişi karşısında meclisi Kayseri’ye taşımak için hazırlık vardı. Bunun bir dağılmaya yol açacağını düşünen Mehmet Âkif, Ankara’da kalınmasını, Sakarya’da yeni bir savunma hattı kurulmasını önerdi; teklifi tartışılıp kabul edildi. Taceddin Dergahı’nda kaldığı ev Mehmet Akif Ersoy Müzesi olarak ziyarete dönemde Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. Konulan 500 liralık ödül nedeniyle başlangıçta katılmayı reddettiği bu yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet Âkif’in yazacağı kanısı mecliste hâkimdi. Mehmet Âkif’in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. Şairin orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye’de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat ulusal marş olarak kabul edildi. Âkif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar'ül Mesai vakfına AKİF’İN ÖLÜMÜSiroz hastalığına tutulunca hava değişikliği iyi gelir düşüncesiyle önce Lübnan’a, sonra Antakya'ya gitti fakat Mısır’a hasta olarak döndü. 17 Haziran 1936'da tedavi için İstanbul'a döndü. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul'da, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda hayatını kaybetti. Edirnekapı Mezarlığı’na gömüldü. Mezarı iki yıl sonra, üniversiteli gençler tarafından yaptırıldı; 1960'ta yol inşaatı nedeniyle kabri Edirnekapı Şehitliği’ne nakledildi. Mezarı, Süleyman Nazif ve arkadaşı Ahmet Naim Bey’in mezarları arasındadır. Oluşturulma Tarihi Mart 11, 2018 2246İstiklal Marşımızın yazarı olan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un hayatı son günlerde merak edilen konulardan biri. Mehmet Akif Ersoy'un kim olduğunu ve nasıl bir hayat sürdüğünü merak eden vatandaşlar, konu hakkında internette araştırma yapıyor. Peki, Mehmet Akif Ersoy kimdir? Mehmet Akif Ersoy ne mezunu? Mehmet Akif Ersoy kaç yılında vefat etti?Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, başta İstiklal Marşı'mız olmak üzere geride birçok önemli eser bırakmış bir isim. 1936 tarihinde hayata gözlerini yuman Mehmet Akif Ersoy günümüzde de en çok merak edilen isimlerden. Özellikle yeni nesil, Mehmet Akif Ersoy'un kim olduğuna dair araştırmalar yapıyor. İşte İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy'un Hayat hikayesi...MEHMET AKİF ERSOY KİMDİR?1873 yılında İstabul Fatih'in Sarıgüzel semtinde dünyaya gelen Mehmet Akif Ersoy'a babası Mehmet Tahir Efendi, ebced hesabıyla doğum tarihini belirten “Ragif” adını verdi hicri 1290 ve vefatına kadar onu bu adla çağırdı. Ancak bu isim, yaygın olmadığı ve güç söylendiği için annesi ve yakın çevresi, daha bilinen bir ad olan “Akif”i Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, o dönemler Osmanlı Devleti'ne bağlı olan Arnavutluk'un İpek kasabasına bağlı Şuşise Köyü'nden İstanbul'a gelmiş, annesi Emine Cemile Hanım ise Buharalı Mehmet Efendi'nin kızı olarak Samsun'da yılında, 4 yaşındayken Fatih'de Emir Buhari Mahalle Mektebi'ne başladı. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra Fatih İbtidaisi'ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı. Rüştiye’yi yani ortaokulu bitirdikten sonra dönemin gözde okullarından Mekteb-i Mülkiye Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin âli kısmında bir müddet okudu ancak babasını kaybedince Halkalı’daki Baytar Mekteb-i Âli Veterinerlik Fakültesi’ne parasız yatılı olarak girdi ve bu okulu birincilikle yılında “Ziraat Nezâreti Umur-u Baytâriye Şubesi”nde Ziraat Bakanlığı Veterinerlik İşleri göreve başladı. “Umur-u Baytâriye Müdür Muavini”Veterinerlik İşleri Müdür Yardımcısı olarak sürdürdüğü görevinden 1913 yılında istifa 25 yaşında iken Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey'in kızı İsmet Hanım ile evlendi. Aynı yıllarda Maarif Dergisi'nde ve Resimli Gazete'de şiir yazıları ve Arapça, Farsça ve Fransızca'dan yaptığı çevirilen başladığı ilk yıllarda bile, mesleğinden çok, şairliği ile tanınan Mehmet Akif, öğretmenlik hayatına 1906’da Halkalı Baytar Mektebi’ne “kitâbet-i resmîye” resmî yazışma usulü dersi hocalığı ile başladı. 1908’den sonra ise Edebiyat Fakültesi ile Dârülhilâfe Medresesi’nde “Osmanlı Edebiyatı” hocalığında Akif, 1920’de Burdur milletvekili seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına, “para ödülü almamak” koşuluyla katılmayı kabul etti ve orduya ithaf ettiği şiiri, 12 Mart 1921 günü milli marş olarak kabul edildi. Ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer Kızılay bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına İş Evi yılında Abbas Halim Paşa’nın daveti üzerine Mısır’a gitti. 1929 - 1936 yılları arasında Kahire’deki “Câmiü’l-Mısriyye” Üniversitesi’nde, Türkçe öğretmenliği yaptı. 17 Haziran 1936’da İstanbul’a dönmeye karar verdi. 27 Aralık 1936 tarihinde hayatını kaybetti ve Edirnekapı Mezarlığı’na AKİF ERSOY'UN ESERLERİŞairin Safahat genel adı altında toplanan şiirlerini içeren yedi kitabının ilk yayım tarihleri şöyledirSafahat 1911 44 şiir, 3084 Kürsüsünde 1912 Bir şiir, 1002 Sesleri 1913 10 şiir, 482 Kürsüsünde 1914 Bir şiir, 1692 1917 10 şiir, 1314 1924 Bir şiir, 2292 1933 41 şiir, 1374 AKİF ERSOY'UN EVİMilli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Savaşımız sırasında Burdur Mebusu iken, kendisine büyük hayranlık duyan Tacettin Şeyhi tarafından selamlık bölümü kendisine tahsis edilen bu evde yaşamış ve İstiklâl Marşı'mızı bu evde ev 30 Ekim 1949 tarihinde Şehir Meclisi kararı ile Mehmet Akif Ersoy Evi adını almış ve müzeye dönüştürülmüş ise de bakımsız kalmış ve zamanla Üniversitesi Merkez Kampusu'nun kuruluşu sırasında, Rektör Prof. Dr. İhsan Doğramacı yapının eski durumuna sadık şekilde onarımını sağlamış ve yapı ziyarete geçen yıllar içinde yıpranan kısımlarının yeniden onarılması için Üniversite Rektörlüğü'nün teşebbüsü ile 1982 yılında Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı ve bazı özel şahısların katkıları ile bir fon oluşturulmuş ve binanın onarım ve döşemesi tamamalanarak 27 Aralık 1984 günü yapılan bir törenle yeniden ziyarete Akif Ersoy Evi, yüksek avlu duvarları ile çevrili olup bahçesine küçük avlu kapısından girilmektedir. Bahçenin ortasında yer alan bina iki katlı ahşap bir Ankara evidir. Üst kata çıkan tahta trabzanlı merdiven boyunca Ersoy'a ait fotoğraflar bulunmaktadır. Üst katta dinlenme ve toplantı odası yer almıştır. Evin en gösterişli alanı olan toplantı odasının tavanı, ortada kalem işleriyle süslü altıgen bir göbek bulunan yöresel Ankara Akif Ersoy'a ait cep saati, gözlük, tesbih, tüfek ve büyük şairin yüzünün kalıbı müzede teşhir edilen manevi değeri yüksek eserlerdir. Cumartesi-Pazar ve resmi tatiller dışında hergün saat arasında ziyarete açıktır

mehmet akif ersoy ile ilgili yazı