Buuygulama tam da size göre! Birden fazla kedi veya köpeğiniz için profil oluşturabilir ve her biri için aşı tarihlerini kolayca takip edebilirsiniz. Kedi veya köpeğinizin aşı tarihi geldiğinde uygulama size dilediğiniz tarihte bildirimler gönderir. Böylece aşısını unutma derdinden kurtulursunuz. Vişne: Kiraz (mümkün olduğunca alttan aşı yapılır yoksa rüzgarda kırılır) Tut: Asma (Matkap Aşısı) ,incir Meşe: Kestane Menengiç Ağacına: Antep Fıstığı Alıç Ağacına: Muşmula Ahlat Ağacına: Armut,muşmula, ayva. Kızılçam ağacına: Fıstıkçamı VeterinerKliniği. Sterilize edilmiş ve alanında uzman kadroyla en iyi hizmet vermek için 7/24 elimizden geleni yapıyoruz. İster kendi hayvanınız, ister yolda ya da zor durumda bulduğunuz bir hayvan olsun, hiç farketmez! En hızlı çözümü oluşturarak sizi ve getirdiğiniz canlıyı (hayvanınız) mutlu etmek en büyük hedefimiz. SitesindePaylaş. Nar`a aşı hiç görmedim.Nar çelikten veya dip sürgünlerinden gayet rahat üretilebilir. Her şekilde aşı yapabilirsiniz, sadece uygun zamanda doğru tekniği deneyin. Ama çelikle üretilmesi kolay olduğundan, yeni bitki birebir anaçla aynı olacaktır aşıya gerek yok. Masterchef 24 Temmuz yarışmasında şefler tarafından Muhammara yemeğinin yapılması istendi. Peki Masterchef Muhammara nasıl yapılır? Muhammara yemeği için gerekli malzemeler nelerdir? Fast Money. NAR YETİŞTİRİCİLİĞİ, nar ağacı yetiştirme nasıl, bakımı, sulama, toprak isteği, hasadı, gübrelemesi, budaması NAR AĞACI YETİŞTİRME TEKNİKLERİ nar, rüzgar sevmeyen bir bitkidir. rüzgarın çok fazla olduğu bölgelerde, rüzgar kıran dikilmelidir. not rüzgar kıran nedir? merak ettiyseniz bu konudaki yazımıza göz atabilirsiniz; TOPRAK İŞLEME yüzeysel toprak çapalanır, sürülür. ağaç dipleri de çapalanabilir. SULAMA çiçek açma ve meyvelenme döneminde, toprağının nemli kalması sağlanmalıdır. yağış olamadığı dönem sulama şarttır. şubat-ekim arası toprak nemli kalmalıdır. GÜBRE kasım- aralık toprak yüzeyine serilen gübre, toprakla iyi karıştırılmalıdır. nar ağacının azot ihtiyacı fazladır. azot da yabancı otların kompost edilmesiyle sağlanabilir. BUDAMA sonbahar yaprak dökümü ile, ilk sürgünlerin çıkması arasında yapılmalıdır. obur dallar dipten çıkarılır. yere değen dallar, birbirine değen dallar kesilir. aşırı budamadan kaçınılmalıdır. dip sürgünleri kesilip atılmalıdır. HASAT ağustos ortası başlar, kasım ortasına kadar devam eder. 2-3 kez ayrı zamanlarda toplanabilir. yağışlar başlamadan hasat bitirilmelidir. yağmur meyvelerde, kurtlanmalara sebep olur. hasat makasla yapılır. Bu blogdaki popüler yayınlar taş delen ağaçlar, temel delen ağaçlar, bina temeline zarar veren ağaçlar bahçelerimizde bulunabilecek bazı ağaçlar binalara yakın dikilmemelidir. çünkü; bu tür ağaçlar, bina temelini parçalama, delme, zarar verme özelliğine sahiptir. bu tür ağaçlar, bina temelinden en az 20-30 m uzağa dikilmelidir. peki bu ağaçlar nelerdir? taş delen ağaçlar 1-Kokarağaç Ailanthus ssp. 2-Defne Laurus nobilis 3-Çınar Platanus ssp 4-Dut Morus alba- karadutun kökü akdut kadar gelişmez 5-Ihlamur Tilia ssp. 6-Karabiber ağacı 7-Acem borusu Campsis radicans 8-Hedera Hedera helix 9-okaliptüs Eucalyptu s globulus ASMA, ÜZÜM BAĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ, BAKIMI, SULAMA, BUDAMA, PÜF NOKTALARI... ASMA YETİŞTİRME ÜZÜM YETİŞTİRİCİLİĞİ SULAMA mayıs - temmuz ayları arasında yapılacak sulama önemlidir. su eksikliğinde, taneler normal iriliklerini alamazlar, renkleri donuklaşır, güneş yanığı artar. bu göstergeler suya ihtiyacı olduğunu gösterir. sulamanın yağmurların bitiminden sonra en az 20 günde bir yapılması şarttır. sulama sırasında asmanın köklerinin suya doyması sağlanır. toprak seviyesinden 70 cm derinliğe kadar suya doyması gerekir. sulamanın ardından toprak işleme de yapılırsa, çok iyi sonuçlar alınır. toprağın doygun olan derinliğini anlamak için, bir çubuk toprağa bastırılır. doygun olan derinliğe kadar çubuk rahatça inecektir. buradan da hesap yapılabilir. sulama, karıkla veya damlama sulama şeklinde yapılabilir. en ideali, devamlı azar azar sulama, yani damlama sulamadır. TOPRAK İŞLEME en çok toprak işlemeyi seven kültür bitkisidir. sonbahar yaprak dökümünden sonra budama öncesi olmak üzere, 2 toprak işleme mutlaka yapılmalıdır. 3. budamadan GÜBRE ŞERBETİ YAPARAK AĞAÇ VE FİDELERİ GÜBRELEMEK GÜBRE ŞERBETİ Gübre şerbeti yaparak bitkilerinizi doğal ve organik olarak besleyebilirsiniz. şerbeti su ile karıştırarak bitkilere dökmek gerekir aksi takdirde yakma yapar. su ile karıştırma oranı 1/5 ile 1/100 arası olabilir. örneğin; 1lt şerbet suyu ile 5 lt su karışımı yapılırsa; 7-14 günde bir; 1 lt şerbet suyu ile 100 lt su karışımı yapılırsa her sulamada kullanılmalıdır. bu da ufak bir depo alıp içerisine gübre suyu ile suyun karışımını yaparak her sulama yapılışında buradan sulama yaparak verimli bir bahçe yaratabilirsiniz. not bu oranları arttırmak azaltmak mümkündür. fikir vermesi amaçlı verilmiştir. Gübre şerbeti için gerekli malzemeler 1 kova kovanın yarısına yakın keçi, tavuk, inek vs. hayvan gübresi doldurulur geri kalanına su ilave edilerek en az 2 gün bekletilir. 2-7 gün bekletme süresi bekletildikten sonra oluşan gübreli sudan sadece su kısmı alınarak sulama sırasında seyreltilerek bitki, ağaçlara verilir. kullanılan gübre 2-3 sef içi torosların binbir türlü çiçeklerinin kokusu ile dolu yaşar kemal romanıdır. "evde anamın sandığı içinde bulup getirmişler" diye bir açıklaması da vardır yaşar kemalin. konusu günümüz gençliğine pek ilginç gelmeyebilir ama kısaca özetleyelim "bir gün agalardan biri köye bir traktör getirir. ameleler, ırgatlar, yarıcılar per perişan olurlar ve olaylar gelişir. işin garip tarafı ise şimdiye kadar bu konuda tek bir entry bile giren sözlükçümüzün olmamasıdır. bu kitap çukurovadir.. sitmahastaligidir.. irgattir...anadoludur.. ozveridir..tek kelimeyle duygudur... duygu! yaşar kemal'in "hüyükteki nar ağacı" bir değişik geldiydi bana okurken biçemi, dili, havada kalan sonu... meğer basıldığı 1982 yılından çok önceleri, 1951'de yazılmış bu roman "ince memed"in ilk olarak 1953 yılında cumhuriyet gazetesinde gün gün yayımlanmaya başladığı düşünülürse, "hüyükteki nar ağacı" yazarın ilk romanı gibi durur. yitirmiş onu yazar, annesinin sandığından çıkmış da öyle basılmış yıllar kısa romanın bir yerinde toprak ağasının teki, kavaklı köyde iş arayan ırgatları aşağılar. ırgatların yanındaki çocuk da çok bozulur bu işe, huyu suyu değişir bu yüzden. ırgatlar şöyle konuşurlar aralarında toros yayınları, 1986; sayfa 94 "onun halini hiç beğenmiyorum hösük. o kavaklı köyden sonra...""hiçbir şey anlamadım," dedi hösük."anlarsın sonra," diye çıkıştı aşık ali.*romanın sonuna doğru çocuk, hösük'ün babasından kalma fildişi saplı, işlemeli çerkes hançerini alarak kaçar gider, imi timi bellisiz olur. o çocuğun adı memet'tir, keklikoğlu'nun çobanı. sonradan adı "ince memed" olacak çocuktur o. gerisi efsanedir artık. buram buram çukurova kokan yaşar kemal bol, toprağı yangın, suyu zehir çukurova...traktörlerin tarlalara girmesiyle ırgatlar arasında işsizlik başgösterir. çukurova'da iş vardır diye memet, çocuk memet, hösük, aşık ali, hasta yusuf yola çıkarlar. ama umduklarını hiç bulamazlar. hiçbir yerde onlara ihtiyaç yoktur. köyün birindeki yaşlı bir kadından dertlilere devalar veren nar ağacının methini duyarlar. bu nar ağacı öyle yücedir ki yanına ne zulmeden insanlar yanaşabilir, ne kemikli sivrisinekler. gölgesinde 3 gün yatana hastalık bulaşmaz. insanın cebini para doldurur, muradını nar ağacının hikmetine öylesine inanırlar ki onu aramaya başlarlar büyük bir bulunca dertlerinin sıkıntılarının yokolacağına inanırlar. umut dolu bir arayış ile çıkılan yolculuk...susuzluğa dayanamayıp sıtmalı sudan pança pança içmek...yorgun, bitap düşmek, hüyükteki nar ağacını bulabilmek için...çok uzun yıllar olmuş yaşar kemal romanlarına göre çok daha ince ve çabuk okunur. 1 saatte yuvarlarsın hapur küpürhele bir de bugün tommiks teksas bile okumaktn imtina eden yeni kuşaklar için yaşar kemal külliyatına başlangıç için bir aperatif bile ne diyeyim? alın okuyun. çok güzel bir roman... karşılaştırmak ne kadar doğru olur bilmiyorum; ancak bana zaman zaman belki bir yol hikayesi olması nedeniyle yüzüklerin efendisini anımsatmıştır. 100 temel eser içinde olsaydı keşke. ortaokul veya lise çağında ki çocukların okuma ihtimali artardı. hani herkes şu kitabı okumalı deriz ama bunu bir çok kitap ile örnekleriz. ama bu kitap o kadar samimi, o kadar gerçek ve bi' o kadar da masalsıdır ki, tercih edilesidir. yaşar kemal daha da yaşa. "bunun filmi nasıl çekilmez ya?" diye sordurtan romandır not lan yoksa? yaşar kemal'in tüm eserleri gibi muhteşemdir. oturduğunuz yerden sizi çukurova'nın dağlarında, ovalarında, köylerinde gezdirir. memet'le beraber umutlanır, aşık ali'nin türküleriyle dertlenir, hösük'ün asabiyeti ve merhameti harmanlamasına şaşırır, en kötüsü yusuf'la sıtmalanır, ve elbette memet çocuk'la koca boynuzlu öküzün hayalini kurarsınız. sıcağa ve sivrisineklere meydan okur, kimi hor görülür, kimi de ağalar gibi ağırlanırsınız tereyağlı bulgur pilavı,bamya aşı ve ayran ile. umudunuzu hüyükteki o kadim nar ağacına bağlarsınız. böyle bir şeydir bu kitap bana iki kez bulgur pilavı pişirtmiştir. en tereyağlısından. içimizdeki ağlayan narin betimlemesi. yaşar kemal'in çocuklarından biri. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. İğde ağacı, ülkemizde daha çok Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgesinde yetiştiriliyor. Farklı hava koşullarına uyum sağlayan iğde ağacı, kahverengi bir meyve verir. İğde Ağacı Nedir? İğde Ağacı Hakkında Bilgi İğde ağacı, farklı hava koşullarında ve farklı topraklarda tutunabilme özelliğine sahip olan bir ağaçtır. İğde, ağızda kurabiye yemiş gibi bir tat bırakan kahverengi meyvelere sahiptir. Oldukça faydalı olan iğde, taze olarak, çay, reçel, komposto ya da marmelat yapılarak tüketilebiliyor. Yaz kış yemyeşil kalan iğde ağaçlarının meyvesinin pek çok iç hastalığa iyi geldiği biliniyor. İğde Ağacı Latince İsmi İğde ağacının Latince ismi, Eleagnus angustifolia L'dir. İğde, “Küçük yemiş” manasına gelen “yide” kelimesinden türetilmiş olan, Türkçe kökenli bir sözcüktür. İğde Ağacı Özellikleri l İğde ağacı, İç Anadolu ve Güneydoğu Bölgesinde sıkça görülmekle birlikte farklı pek çok toprakta ve çeşitli iklimde Dikenli dalları ile bilinen iğde ağacı, erozyonu önlemeye yardımcı olur. Bu özelliği sayesinde toprak kayması riski yüksek olan bölgelere İğde ağacının anavatanı Amerika, Asya ve Güney Avrupadır. İğde ağacının 40’a yakın türü vardır. Çalı ve ağaç formunda olan bu bitkinin sarmal dizilişe sahip olan yapraklarının üzeri ise, Mayıs aylarında güzel kokulu çiçekler veren bu ağaç, sadece çok suyun olduğu ortamlardan olumsuz Yaz kış yeşilliğini koruyan iğde ağacı, etrafa hoş koku Ağacı Ne Zaman Dikilir? İğde ağacının dikim işlemi, ilkbahar aylarında yapılmalıdır. İlkbaharda tarlaya ekilen tohumlar, çok kısa bir süre içinde çimlenir. Tohumlar, toprağa serpilmeden önce toprağın nemli olmasına özen gösterilmelidir. İğde ağacı, kireçli ve geçirgenliği yüksek toprakları sever. Güneşli alanlarda daha verimli bir şekilde yetişen bu ağaç, üretimi daldırma, çelik, ayırma ve tohum ile yapılır. Tohumlar 3-4 ay arası katlamaya tabi tutulur ve bekletilir. İğde Ağacı Nerede Yetişir? İğde ağacı, kökünde azot depolayabilme özelliği olduğu için verimsiz topraklarda rahatlıkla yetiştirilebilir. Kuraklığa karşı dayanıklı olan bu ağaç, erozyonda mücadelede önemli bir rol oynar. Ülkemizde iğde ağacı, daha çok İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. İğde Ağacı Nasıl Yetişirtirilir ve Budanır? İğde ağacı, pek çok farklı iklimde ve farklı topraklarda yetiştirilebilen dayanıklı bir ağaç türüdür. Kurumuş yaprakları ve dalları budanarak ağacın ömrü uzatılabilir. İğde Ağacı Yaprak Döker mi? İğde ağacı, yaz kış yeşil kalan dayanıklı bir ağaç türüdür. Fakat kış aylarında iğde ağaçları, yapraklarını döker. Ardından yeni yaprak çıkarırlar. İğde Ağacı Bakımı Nasıl Yapılır? İğde ağacı, çok bakım gerektirmeyen zorlu şartlara dayanıklı bir ağaç türüdür. İlk ekildiği dönemde sık sık sulandıktan sonra kurak bölgelerde yetiştirilmeye elverişli olan bu ağaç, çok fazla bakıma ihtiyaç duymaz. İğde Ağacı Faydaları Nelerdir? l Kuru iğde, yaprakları ile birlikte kaynatılarak tüketildiği zaman kürü öksürüğe iyi İğdenin içinde bulunan C vitamini sayesinde kış aylarında tüketildiği zaman bağışıklık sistemini İğde böbrek hastalıklarına oldukça iyi gelir. İğde gibi iğde çiçeği de çok faydalıdır. Çiçekleri ile birlikte kaynatılıp tüketildiğinde böbrek taşlarının dökülmesine yardımcı İğde, yemeklerden sonra hazımsızlık sorunu yaşayanların midesini rahatlatmaya yardımcı İğde, karaciğerdeki toksinleri temizler ve kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı İğde içinde bulunan omega 7 yağı ve insan vücudundaki kolejen miktarını arttırarak saç köklerindeki ve ciltteki hücrelerin yenilenmesini Ağacı Hastalıkları Neler? İğde ağacına en çok zarar veren hastalıklar, kırmızı örümcek, kabuklu bittir. İğde Ağacı Ne İşe Yarar ve Nerelerde Kullanılır? İğde Ağacı Kullanım Alanları İğde ağacı, çok sayıda iç hastalığının tedavisine alternatif olarak kullanılabilecek bir bitki ve yaprak yetiştiriyor. İğde ağacı genellikle, erozyonun önlenmesine yardımcı olduğu için toprak kayması riski olan bölgelere ekiliyor. Bronşit tedavisinde, egzama ve cilt sorunlarının tedavisinde iğde ağacının bitkilerinden ve yapraklarından yararlanılıyor. Günümüzde kozmetik sektöründe ve ilaç sanayisinde de iğde ağacı sıkça kullanılıyor. bodur bir agactir. dallarindan ince ince baska kucuk dallar cikar. bkz nar cicegi üremede karinca modeli'nin doğaya uyarlanmış halidir... arkadaş arasında "tarlaya diktim bir tane meyve verdi on tane eve geldim onyüzbinbaloncuk yuttum" diye bilinir... marmara bölgesinde yaz başında haziran gibi çok hoş nar çiçeği kırmızı-turuncu arası rengi çiçekler açan ağaç. yaprakları da pek incedir, dokununca tül-ipek gibi bir his bırakır insanda, fakat narin değildir bu yapraklar, dokununca sararıp dökülmez, çekinmeyiniz. zehirli hayvanların yaklaşmadığı ağaçtır; caanım şeydir. eger yeni odalara yer açmak için kesilmedilerse olympos turkmen pansiyon bahçesinde bol bulunan bir ağaç türü. oldukca alcak bir gövdesi vardır. odanıza giderken bikaçına kafa atabilirsiniz. henüz olgunlasmamış meyvesi kurutulunca çok şık masa süsü olur... ya da ben bakarken hislendiğimden bana oyle gelir.. evet oyle galiba...** çalı tipi ağaçtır. dikenli olup yanına yaklaştırmaz. o yüzdendir ki budaması da çok zahmetlidir. çok fazla sulamaya ihtiyaç olmadığından özellikle kurak yerlerde yetiştirmesi basittir. boy uzunluğu iki metreyi pek geçmez. iki senelik fidanların iki metre olup çıktığını görmek beni şaşırtsa da doğal olan buymuş. bu sonbahar inşallah kendi narlarımızı topluyor olacağız. kısfmet. çocukluğumun geçtiği evin bir bahçesi vardı. öyle bildiğimiz bahçeler gibi ekilip biçilen türden değil, çoğu betondan ibaretti ve iki ağaç bulunurdu içerisinde biri nar, biri dut. balkon kapısını açtığımda ilk nar ağacını görürdüm. hüzünlü görünürdü bana hep, karşısındaki dut gibi her gün atraksiyon yaşamıyordu, dalları eğilip bükülmek zorunda kalmıyordu. bütün gün dut ağacının dallarına ilişirdik eve gelen haylaz misafir çocuklarıyla, dutlar olgunlaşmaya başladığında silkelenmedik, basılmadık dalını bırakmazdık onun. nar ağacı bizi sessizce izler gibi orada dururdu; dili olsa şikayetçi olur muydu bilinmez ama anasını ağlattığımız dut ağacı kadar yakınmazdı ağacı türküsü duyulmaya başlandı o günlerde; iki sokak ötede de ya belkıs akkale, ya da ona tıpatıp benzeyen bir abla oturuyordu. nihayetinde hep güleryüzle bakan biriydi, onu gördüğümde mutlu hissederdim kendimi. bahçemizdeki nar ağacı o türküyle daha güzel görünüyordu bana, o ablanın neşesini devralmış gibi hissediyordum. dut ağacı her kahrımı çeken sadık bir dost, nar ağacı ise türkülere konu olan sessiz sevgili haline gelmiş gibiydi hayatımda. balkon kapısını açıp göz göze geldiğimizde sevgi dolu bakışlarla bakıyordum ona; o narsız olur muydu? yarsız olur muydu? olamazdı, olmamalıydı...o evden taşınmak zorunda kaldık sonra, gittiğim evin yakınındaki incir ağaçlarına dadanmaya başladım hemen. unutmaya başladım nar ağacını, dut ağacının yeriniyse cami bahçesindeki bir benzeri geçti ve aslında o vakur sevgilimi hiç unutmadığımı anladım zamanla, türküsünü her duyduğumda onunla göz göze gelişimizi anımsadım. çoktan kuruyup gitmiştir belki; lakin ben onu hiç narsız bırakmadım, asla yarsız bırakmadım. ilk sevgilim gibi kazıdım onu beynimin albümüne, şimdi de buraya kopyalıyorum en saf halimle... zekeriya bozdağ a ait guzel turkulerimizden ağacı narsız olur muyiğit olan yarsız olur mubenim gönlüm sensiz olur mugülüm gel yarim gel salınaraktanbir su doldur ver ırmaktankurtulurum belki sana yalvarmaktannar ağacı ulam ulamyar yitirdim nerelerde bulamkırk güzel içinde gözlerinden bilemgülüm gel yarim gel salınaraktanbir su doldur ver ırmaktankurtulurum belki sana yalvarmaktannar ağacı biçim biçimben ölüyom senin içindostlarımın hepsi düşman oldularbir tek seni sevdiğim içingülüm gel yarim gel salınaraktanbir su doldur ver ırmaktankurtulurum belki sana yalvarmaktan ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. Nar Gaz Ve İshal Yapar mı Sağlığa Zararlı mı? Narın Zararları Nelerdir? Nar en besleyici meyvelerden biridir, faydalıdır, sağlıklıdır ancak narın fazla tüketimi gaz sancısı gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Nar ayrıca bazı kişilere dokunup nar alerjisine de neden olabilir. Narın Sağlık İçin Yan Etkileri Nelerdir? Narlar binlerce yıldır tıbbi amaçlarla kullanılmaktadır ve bugün modern bilim, bu özel meyvenin bizim için neden bu kadar iyi olduğunu gösteren kanıtlar sunmaktadır. Nar iyi bir lif kaynağıdır, antioksidanlar bakımından yüksektir antioksidanların hücre hasarı ve hastalığına bağlı serbest radikallerle savaştığı bilinmektedir ve iyi demir kaynağı ve A, C ve E vitaminleri –tüm bunlarda narda mevcuttur. Nar her ne kadar çok faydalı bir yiyecek olsa da nadiren de olsa bazı kişilere dokunabilir ve bazı sağlık problemlerine yol açabilir; Sindirim Bozukluklarına Neden Olabilir Aşırı nar tüketimi bazı kişilerde gaz, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi birçok rahatsızlığa neden olabilir. Nar Alerjiye Neden Olabilir Narın tüm yan etkilerinden en ciddi olanı ve sık karşılaşılanı alerjiye neden olabilmesidir. Bu alerjilerin belirtileri arasında kaşıntı, şişme, boğazda tahriş,gözlerde kaşıntı, mide ağrısı ve kurdeşen bulunur. Ağır vakalarda nefes darlığı ve nefes almada güçlük, boğazda ve dilde şişme ve anafilaktik şok bir çalışmada, bir hastada nar yedikten sonra 10 dakika içinde kulakta şişlik, kızarıklık ciltte kızarma ve kaşıntı gelişti, narın bu gibi yan etkileri olabilmektedir. Nar İlaçlarla Etkileşime Geçebilir Nar, bazı ilaçlarla etkileşime girebilir ve istenmeyen yan etkilere neden olabilir. İlaçların etkinliğini artırabilir yahut azaltabilir. Herhangi bir ilaç kullanıyorsanız, nar tüketip tüketemeyeceğinizi lütfen doktorunuza danışınız. Bu durum özellikle yüksek tansiyon için ilaç kullanıyorsanız önemlidir. Bazı ilaçlarla nar suyu almak kan basıncının çok düşmesine neden olabilir. Nar suyu, kan sulandırıcılar ve yüksek kolesterol ve yüksek tansiyonu tedavi eden ilaçlar dahil olmak üzere bazı ilaçlarla da olumsuz etkileşime girebilir. Kan Basıncını Çok Fazla Düşürebilir Araştırmalar, narın tansiyonu düşürdüğünü gösteriyor. Bu çoğu insan için iyi bir haber. Ancak tansiyonu düşük olan veya tansiyon seviyelerinde kontrolsüz dalgalanmalar olan bireyler nardan uzak durmalıdır. Narın ameliyat sırasında sorunlara neden olmasının bir nedeni budur. Bu nedenle, planlanmış bir ameliyattan en az iki hafta önce nar alımını durdurun. Bu konuda araştırma sınırlı olduğundan, doktorunuzla konuşmanız önemlidir. Gebelikte Fetal Büyüme Kısıtlamasına FGR Neden Olabilir Gebelikte meyve suyu içmek güvenli olsa da, diğer nar türlerinin nar özü gibi güvenliği konusunda yeterli araştırma araştırmalar nar suyu takviyesinin fetal karın ve baş çevresini azalttığını göstermiştir Günde Ne Kadar Nar Yenilebilir? Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı, bir kişinin günde 2 bardak nar meyvesi yemesini önermektedir .

nar ağacına aşı yapılır mı