Fast Money. Aba Abla, ana. Abaç Annesine benzeyen, annesinin yapısında olan. Abadan şen, bayındır, mamur. Abak Eski Türklerde ölmüş ataların tapınılan heykelleri. Abakay Eski Türklerin büyük kadınlara verdiği ünvan. Abasıyanık Gönlünü kaptırmış, vurulmuş, kendinden geçmiş, aşık olmuş. Abay Ay’ın suya akseden yansıması. Abaza 1. Kuzeybatı Kafkasya’da yaşayan bir halk. 2. Bu halka mensup olan kims Abbase Ahmed b. Hanbel’in hanımının ismi. Hz. Abbas’a mensup olan. Abdar 1. Sulu, taze. 2. Parlak. 3. Sağlam vücutlu. 4. Nükteli. 5. Zarif, güzel, hoş. 6. Su veren hizmetçi. Abendam Güzel vücutlu, güzellik. Abgül Su gibi berrak ve duru olan gül. Abıru Yüz suyu, namus. Abşar Şelale Abucan Çok güzel dost. Acar 1. Becerikli. 2. Atılgan, ele avuca sığmaz. 3. Halk. 4. Yeni, taze Acarbegüm Güzel yüzlü, sevimli. Acarbike Güzel ve alımlı kadın Acarhatun Sevimli, güzel yüzlü kadın Acem 1. Açık ve doğru Arapça konuşamayan kimse 2. İran haklarından birine mensup. Acer Hz. İsmail annesi Acunbüke Çok güzel ve cana yakın Acungüneş Dünyayı aydınlatan güneş Acunışık Dünyayı aydınlatan ışık. Aça Ana, analık Açalya Açelya Açanay Ay gibi ışık saçan Açangül Açılan gül çiçeği Açe Sumatra adasının en kuzey kısmı. Önceleri burada Açe İslam devleti h Açelya Kokusuz çiçekler açan bitki. Açıl Büyü, serpil, geliş” anlamında bir söz. Açılmak eyleminden emir; Açılay Ayın şekilleri, yansıması Açılel Cömert, paylaşmasını bilen Açkıngül Açılmış gül gibi güzel olan. Ada Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire Adacan Sevimli, cana yakın Adagül Adada yetişen gül Adalet Hak ve hukuku uygunluk, hakkı gözetmek Adanır Adı ünlenen kimse Adani Doğurgan, üretken. Adel soyluluk, asillik, aristokrasi; soylular, asilzadeler. Aden Cennet Bahçesi Adeviye 1. İyilik, yardımseverlik. 2. Ünlü hanım Adıcan Adı ile sevilen, adı sevgili, dost olan. Adıgül Adını gülden alan Adıgüzel Adı beğenilen, hayranlık uyandıran, sevilen. Adın ad sözcüğünün tekil ikinci kişi iyelik eki almış hali Adınur Adını ışıktan alan, adı ışık saçan. Adışah Adını şahtan alan. Adışık Adı güzel olan, adı ışık saçan. Adile Adaletli, hukuklu kişi Adin Cennet. Adniye Cennetlik. Adviye İyilik yapmak, yardımseverlik. Afafet 1. Afiflik, temizlik, temiz olan. 2. Fenalıktan, günah işlemekten kaçınma. 3. Namuslu olmak. Afat Afet, tufan. 2. Çok güzel kadın. Afet Çok güzel kadın manasındadır. Afif 1. İffetli, namuslu, ırz ve namus sahibi kadın. 2. Doğru, haramdan sakınan, yolsuzluğa sapmaz kişi. Afife Temiz, namuslu, iffetli. Afitab l. Güneş, gün ışığı. 2. Çok güzel, dilber, parlak yüz. Afitap Güneş / Çok güzel manalarını taşır. Afiye Sağlık, sağlamlık. Afra Ayın 13. gecesi, beyaz toprak. Afret Kadın. hanım, bayan. Afşar Atak, uyumlu Afşin Silah, zırh. Aftabe 1. Su kabı. 2. Güneş biçiminde yapılan mücevher Aguş Kucak. Ağaça Melike. 2. Kadın hükümdar. Ağahanım Zengin hanım, malı mülkü bol olan hanım. Ağahatun Zengin, hatun, varlıklı kadın. Ağan Akanyıldız, ağma Ağanbegüm Göğe doğru yükselen kadın. Ağbet Akça yüzlü. Ağca Beyaz tenli kadın. Ağça Temiz, saf. Ağgelin Akça, pakça gelin. Ağgül Beyaz gül. 2. Gül gibi saflık taşıyan güzel. Ağgün Aydınlık gün. Ağgünlü günü aydınlık olan, ak günlü Ağış Göğe doğru yükselme, yükseliş. Ağıt Ölen bir kimsenin ardından okunan ezgi, söylenen söz Ahenk Uyumlu, uyum içinde olan Ahfa Kalb, ruh, sır, hafi, ahfa şeklinde sıralanan “letafeti hamse” sonuncusuna verilen ad. Ahla Çok tatı. Pek şirin. Ahmer Kırmızı, kızıl. Ahra Daha layık, münasip, uygun. Ahsa Arabistan’ın KuveytKatar kısmına verilen isim Erkek ve kadın adı olarak kullanılır Ahsen En güzel, en iyi Ahter Yıldız. Ahu Güzel kadın Ahucan Çok güzel dost Ahueda Nazlı güzel Ahuela Çok güzel gözlü Ahufer Göz kamaştıran güzellik. Ahugöz Gözleriyle güzelliğini bütünleştiren. Ahugül Çok güzel Ahugüzar Becerikli güzel Ahunaz Nazlı güzel, nazenin Ahunigar Resim gibi güzel. Ahunisa Çok güzel kadın Ahunur Göz kamaştıran güzelliğe sahip olan Ahuse Coşkulu güzellik Ahusel Çoşkulu güzellik Ahuser Güzelliği gözler önünde olan, göz kamaştıran güzellik. Ahuses Güzel sesli Ahusoy Çok güzel bir soydan gelen. Ahusu Su kadar temiz ve güzel olan. Ahusun Güzelliği gözler önünde olan. Ahuşan Güzelliğiyle şan şöhret sahibi olmuş. Ahuşen Güzel ve neşeli. Ahutan Tan vaktinin güzelliğine sahip olan. Ahuten Çok güzel bir tene sahip olan. Ahuyar Güzel sevgili, yar. Aişe Zenginlik ve bolluk gören. Ajda Çentik, çentikli, filiz. Ajik Badem, küçük dal, sürgün, filiz. Ajlan Hızlı, çabuk, telaşlı Akaltan Hem ak hemde al olan tan Akaltın Ak renkte altın, beyaz altın Akaltun Ak renkte altın, beyaz altın Akanay Yıldız kümesi. Akanean Sevgiliye akıp giden can. Akangün Hızlıca giden gün. Akant Iyi dilekli ant, ak ant, ak yemin Akanyıldız geceleri gökte görülen, hızla akıp giden ışıklı gökcismi Akarsu Belirli bir yatak üzerinde, yer üstünde ve yeraltında akan su. 2. Tek sıra inciden veya elmastan gerdanlık. Akartuna Akıp gitmekte olan Tuna, akar durumdaki Türk; akıncı Türk Akartürk su gibi akıp gider durumdaki Türk akıncı Türk Akasiye Akasya ağacı ve çiçeği. Akasma Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren yabani, tırmanıcı bir bitki. Akasya Güzel kokulu çiçekleri olan bir ağaç Akay Ayın en parlak hali Akbacı Temiz, dürüst, içten. Akbahar Baharın güzelliğini temizliğiyle birleştiren. Akbaşak ak renkli başak Akbilge Alim, bilgili, dürüst kimse. Akcan Temiz ve dürüst kişi, candan insan Akça Temiz, saf, iyi niyetli kişi. 2. Beyaza yakın renkte olan. Akçagül Beyazımsı gül gibi olan kadın. Akçakiraz Bir kiraz çeşidi. Akçan Temiz, dürüst kimse Akçasu Berrak su gibi olan. Akçay Berrak, temiz, duru akan çay Akçıl Beyazımsı, solgun. Akçiçek Ak renkli çiçek, beyaz renkli çiçek. Akda Himaye altında olan cariye, kadın, köle. Akdes Kutsallığa yakın olan Akdil Saf dilli. Akdolun Temizliği ve saflığı her zaman için kendinde bulunduran. Akeda Nazlı temiz güzel. Akel Eli uğurlu anlamında Akela Temizliği ve gözlerinin güzelliğiyle herkesi büyüleyen. Akfer Beyaz ışık saçan. Akgül Beyaz gül Akgülen Temizliğiyle, saflığıyla tebessümü yüzünden hiç eksik etmeyen. Akgün Işıklı gün Akgüneş ak aydınlık Güneş; akça pakça ve güneş gibi aydınlatıcı Akgüngör aydınlık, gönençli, dirlik düzenlik içinde bir göresin anlamına bir dilek Akhanım Temiz, dürüst, saygıdeğer. Akışık Beyaz, parlak ışık. Akibe Son bitim. Akide Bir şeye inanarak bağlanış. 2. İnanç, din inancı. Akife Bir şey üzerinde azimle duran, sabırlı Akik Yüzük taşı. 2. Çok değerli olan. Akile Akıllı, akıl sahibi, kavrayışlı. Akipek İpek gibi yumuşak insan. Akis 1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünm Akkadın Temiz, dürüst ve saygıdeğer kadın. Akkız Beyaz kadın. Akkor Beyazlaşmış ateş Akkutlu Dürüstlüğüyle kutsanmış olan. Akmar Aylar, yıldızlar. Akmer Ay gibi beyaz yüz Akmeriç ak, aydınlık meriç Akmut ak dilek, ak göneniş Akmutlu bütün istek ve özlemleri yerine gelmiş olan; ak gönençli Aknaz Nazlı kız. Aknigar Beyaz resim. Aknur Beyaz, temiz ışık. Akol Dürüstlüğünle tanın. Akören ak, aydınlık kent kalıntısı Akpak Tertemiz, çok dürüst. Akpınar Berrak ve temiz su. Akra En güzel, en uygun olan Aksel Beyaz renkte taşkın su. Aksen Sen aksın, kirlenmemişsin, temizsin. Akses Sesi aydınlık saçan. Aksev Aydınlığı sev, ışık saç Akseven Ak rengi seven kimse. Aksevil Ak tenli ol ve sevil; akça pakça sevilen kimse. Aksın Temiz, doğru, dürüstsün., Akip Gitmek Aksu Temiz su gibi. Aksuna Güzelliğiyle ilgi çeken Aksülün Beyaz tenli. Akşan Temizliğiyle bilinen. Akşen şen şakrak, Akşın Beyaz tenli kadın Akşin Beyaz tenli kadın. Aktaç Dürüstlüğü ve temizliği nedeniyle şereflendirilmesi gereken. 2. Gelin tacı. Aktan Aydınlık, mehtaplı gece. Akten Beyaz tenli olan. Aktolun Beyaz dolunay. 2. Beyaz ay. Akülke Aydınlık ülke, mutlu ülke. Aküs Nazik, zarif, çekicilik, cazibe. Akyar Beyaz tenli sevgili Akyıl Temiz, güzel sene. Akyıldız Çoban yıldızı, uğurlu, kutlu yıldız. Ala Çok renkli, rengârenk Âlâ Nur Yüce yüksek ışık Aladal Çok renkli genç. Alafer Karışık renkli ışık. Alagöz Açık kestane renginde gözü olan. Alagun Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava. Alagül Çok renkli gül Alagülen Her şeye gülen. Alagün Yazın, güneş bulut arkasında kaldığında oluşan gölgeli durum. Alagüz Sonbaharın rengini taşıyan. Alakuş Karışık renkleri olan kuş Alamet 1. İşaret, iz, nişan. 2. Remiz, sembol. 3. Belirti, emare. 4. Çok iri, şaşılacak büyüklüktemeç.. Alanay Ayın ışık saçtığı zaman. Alanaz Her şeyde nazlanan. Alangoya Altın geyik. Ünlü Moğol destanının kutsal sayılan kadın kahraman Alangu Altın geyik. Ünlü Moğol destanının kutsal sayılan kadın kahraman Alanur Yarı ışıklı Alapınar Alaca pınar, ala pınar. Alara Mitolojide bir yer adı. Prenses manasındadır. Alarcın Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan Alases Çok renkli bir sese sahip olan. Alasoy Çok renkli bir soydan gelen. Alasu İyi ve temiz su. Alaşan İyi, kaliteli isim. Alaşen Keyfi yerinde olan. Alaten Teni karışık renkli olan. Alayar Renkli sevgili. Alaz Alev Albeni Çekicilik, güzellik. Alcan Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli. Alcık Yanaklarının pembeliğiyle sevimli olan. Alçiçek Kırmızı çiçek Alçin Bir küçük kuş. Aldaş Her iki yanağıda kırmızı olan. Aldeniz Kızıl renkli deniz. Aleda Nazlı, kaprisli Alela Yanakları kırmızı, gözleri ela olan. Alev Ateşin çıkardığı yalım Aleyna Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan. Algım Sevdalı vurgun. Algın Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun Algun 1. Aklı alınmış. 2. Al renginde, koyu ve parlak pembe. 3. Tümsek, te Algune 1. Serap. 2. Allık. Algül Kırmızı gül. Algün Kırmızı gün Algüzar becerikli, allı kadın. Alım Cazibe, gözü, gönlü çeken güzellik. 2. Kurum, çalım, gurur. Alime Çok okumuş, bilgin, aydın kadın. Alin Yükselen ışık, ışığın kaynağıdır. Alipek Al renkli ipek. Alisa Asil soydan olan Aliya Kızların güzeli, sultani, güçlüsü. Aliye Yüce olan Alize Tropik bölgelerde esen rüzgâr Alkım Gökkuşağı Alkış Birini Övme Alkız Kırmızı yanaklı, sağlıklı kız Alköz Kırmızı ateş. Allı Al renkli, al renge boyanmış. Allıbahar Al rengine bürünmüş bahar çiçekleri. Allıcan Al renkli yürekten dost Allıçiçek Al renkli çiçek. Allıgül Al renkli gül. 2. Kırmızı gül. Allıgülen Gülüşünde sıcaklık hissedilen Allıgün Al rengine bürünmüş gün. Allıgüz Al rengine bürünmüş sonbahar. Allıı Al renkli, al renge boyanmış. Allıkız Sağlıklı, al yanaklı kız. Allınaz Kırmızılara bürünmüş nazlı güzel. Allınur Al renkli ışık saçan. Allısu Al rengine bürünmüş su. Allışan Kırmızılara bürünmesiyle tanınan. Allışen Sıcak kanlı. Allıtan şafak vaktinin kızıllığı gibi güzel olan. Allıten Al renkli bir tene sahip olan. Almabanu Hanımefendi, prenses. Almagül Gül gibi güzel. Almıla Almak. Almila Al elma. Almina Al elma. Almira Ay tutulması esnasında ayın çevresinde görünen kızıllık. Alpike Kahraman kraliçe Alpnur Yiğit, cesur, yürekli, güzel kadın. Alsan Ün al, adın duyulsun. Alseven Mutluluk duyan. Alsevin Mutluluk duy. Alsu Al renkli su. Alsuda Suya yansıyan ay ışığı. Alsun Güzelliğini sunan. Alşan şanlı şöhretli, namlı. Altaç Al renkli taç. Alten Al renkli tene sahip olan. Altın Parlak, işlenebilen, değerli bir maden Altın Altun Değerli bir metal Paslanmayan, en iyi iletken Altınay Üstün nitelikli, değerli kimse. Altınbaşak Değerli kişi. Altınbike Altın gibi değerli kadın. Altınçiçek Üstün nitelikli, değerli kadın. Altındal Gelecek vaat eden genç Altıngül Üstün nitelikli, değerli kadın. Altınhanım Üstün nitelikli, değerli kadın. Altınışık Işığın en güçlü anı. Altınışın Işığın en güçlü anı. Altınız Işığın en güçlü anı. Altıniz Değerli yol. Altınsaç Sarı saçlı kadın. Altıntaç Altından taç. Altun/ Altın Değerli bir metal Paslanmayan, en iyi iletken Altuna Kırmızı akan Tuna Irmağı. Aluçe Alıç, yeşil erik. Alun En yüksek melekler topluluğunun adıdır. Alüze Gamlı, kederli. Alya Yüksek yer, yükseklik, gök Amade Hazır, hazır olmak Amber 1. Güzel koku. 2. Güzellerin saçı. Amelya Çalışkan, gayretli. Amile Bir işi yapmakla yükümlü olan. Amine Gönlü emin, kalbinde korku olmayan. Amira Emir veren prenses, yönetici kadın Amiran miran Amire Buyuran, emreden. 2. Bir işte emir verme yetkisinde olan. Amre Yaşam süren, yaşayan. Anabacı Anne ve kız kardeş. Anabörü Dişi kurt. Anahanım Anne olmuş kadın. Anakadın Anne olmuş kadın. Anakız Anne ve kız. Anar Anımsar, hatırlar. Anargül Anımsayan, hatırlayan güzel kadın. Anber Güzel kokulu, kül rengi madde. Andaç Anılar, hatıralar Andelip Bülbül. Anı Yaşanmış olaylardan belleğin sakladığı. Anıl 1. Anılmak eylemi. 2. Meşhur, ünlü. 3. Hatırlanan. Anife 1. Sert, şiddetli. 2. Haşin. 3. Geçmişte, pek yakında, burnun ucu denecek kadar yakından gecen. 4. Biraz önce, belirtilen, bahsedilen. Anisa Cana yakın. Anka Kaf Dağı'nda bulunduğu söylenen masal kuşu Apak Bembeyaz, çok ak, çok temiz. Aral Birbirine yakın adalar topluluğu. Aram Sakin, huzurlu. Aramcan 1. Gönül rahatı. 2. Sevgili, sevilen güzel. Arasti Süslü, hazırlanmış Arca Temiz, namuslu. Arcan Candan, namuslu dost. Ardal Çevresine saygılı olan. Ardıç Güzel kokusu ile bilinen bir ağaç türü. Arefe Herhangi bir zamandan, bir önceki zaman, önceki gün. Aren 1. Çölde bulunan en parlak ve gösterişli kum. 2. Çöl kumu. 3. Parlak kum tanesi. Argana Akıllı, bilgili. Argül Gençliğini ve güzelliğini koruyan. Argüzar Becerikli ve güzel kadın Arıçel Barış elçisi. Arıel Temiz, dürüst çalışan, hilesiz. Arın Katışıksız, temiz, kirden uzak Arife Bilgi sahibi zarif kadın Arjin Yaşam ateşi. Arkay 1. Çeşitli yönlere doğru çıkık bir durumda olan. Armağan Hediye, ödül Arman 1. Özlem, hasret. 2. Pişmanlık, teessüf. Armanç İdeal, ülkü. Armina Cesur, yürekli. Armine Emine. 2. Korkusuz, yürekli. Armoni Ses uyumu. Arnisa Namuslu kadın Arrafe 1 Falcı, kahin. Müneccim. 2. Hekim. 3. Göçebe Arap aşiretlerinin örfe vakıf umumi bilgileri. Arsal Namusuyla övünen. Arsay Çok saygın kadın. Arsel Çok coşkulu kadın. Arsen Kurtuluş, özgürlük Arser Gözler önünde olan. Arsima Yüzü ay gibi parlak, nurlu, uğurlu olan. Arsoy Çok namuslu bir soydan gelen. Arsu Su kadar berrak Arsun Yüreğindeki temizliği yansıtan. Artaç Arkadaş, meslektaş, dost. Artanç İnce ruhlu, duyarlı, sanatkar. Artemis Eski Yunan Tanrıçalarından biri, bereketin, ormanların ve dağların tanrıçası. Artukmaç Güzide, benzersiz. Arukız Sevimli kız, güzel kız. Arüsek 1. Gelin, küçük gelin. 2. Bebek gibi güzel kız. 3. İşlemecilikte kullanılan yeşil parlak sedef. 4. Ateş böceği. 5. Küçük bir mancınık çeşidi. Arva En güzel kadın Arven Akşam yıldızı, güzellik, tazelik. Arya Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı Arziye Toprakla ilgili, topraktan yetişen. Arzu İstek Arzucan Candan isteyen Arzucuk Candan sevilen. Arzuela Güzel gözlü kız. Arzufer Çevresine ışık saçan. Arzugül İstenilen, beğenilen gül. Arzugülen Sürekli tebessüm etmesi temenni edilen. Arzugüzar Yetenekleriyle her işin üstesinden gelmeye çabalayan. . Arzuhan İsteklerin efendisi. Arzula İste, heves et. Arzum İsteğim dileğim, hevesim. Arzuman 1. İstek, bahşiş. 2. Emel, heves, meyi. 3. Özlemek, müştak olmak. “Arzum” olarak da kullanılır. Meşhur halk hikayelerinde Kamber’in sevgilisi. Arzunaz Naz yapan, nazenin. Arzunur Yüreğindeki güzelliği dışarı saçan. Arzusal Kendini kanıtlamaya çabalayan, uğraşan. Arzusel Coşkulu istek. Arzusoy Meraklı bir soydan gelen. Arzusu Özünü içtenlikle dışarı vuran. Arzuyar İstekli sevgili. Asalbegüm Gerçek hanımefendi. Asalbike Gerçek hanım, gerçek güzel. Asalet Soyluluk. 2. Bir görevi yüklenmiş olan, o görevin sahibi olan kimse. Asel Cennetteki 4 ırmaktan biri, bal ırmağı. Asena Dişi kurt, güzel kız Asfer Yüzü soluk olan. Asgar En küçük, daha küçük. Asıfe Şiddetle esen rüzgar. Kur’an’da Yunus 22, İbrahim 18 ve En’am suresi 81. ayetlerde geçer. Asılsay Çok saygın bir aileden gelen. Asılsu Geçmişi su gibi berrak ve temiz olan. Asılsun Geçmişini gözler önüne seren. Asılşah Kudreti geçmişinden gelen. Asılşen Durmaksızın tebessüm eden. Asıltan Tan vakti kadar etkileyici ve romantik olan. Asılyar Gerçek sevgili. Asılyel Gönül dostu. Asıma Temiz, namuslu, sağlam karakterli Asi Başkaldırıcı, dikbaşlı. Asilay Ay gibi asil olan. Asile asi le Asime İffetli, günahtan, haramdan çekinen. Asime/Asıma 1. Günahtan, haramdan çekinen. 2. Namuslu, iffetli. Asimegül Günah ve haramdan sakınan gül yüzlü. Asiye İsyankâr, üzüntülü Aslı Esası, özü olan Aslıcan Aslı ve can isimlerinin birleşimi ile oluşur. Esas can manasındadır. Aslıcık Kendine benzeyen, sevimli Aslıdaş Birbirine benzeyen. Aslıgül Kökü gül çiçeğinden gelen, özünde gül olan. Aslıgülen Çok neşeli olan. Aslıgüz Sonbaharın hüznünü yaşayan. Aslıgüzar Yeteneği doğuştan olan. Aslıhan Kökeni soylu han soyundan Aslıkan Geçmişini kendi iradesinde barındıran. Aslım Soyum sopum, kökenim; benim olan Aslı anlamlarını taşır. Aslınaz Nazlı olması geçmişinden gelen Aslınur Esası ışık olan. Aslısel İçi içene sığmayan, coşkulu Aslısın Geçmişi gözler önüne seren Aslısoy Çok büyük bir geçmişi olan. Aslısu Geçmişi su kadar temiz olan Aslışan şanı şöhreti geçmişinden gelen. Aslıtan Tan vakti kadar etkileyici ve romantic olan Aslıten Ağır başlı olan Aslıyar Gerçek sevgili Aslıyel Gönüldostu Aslin Eski ermenilerdeki bir kraliçenin adı Asliye Asılla, temelle ilgili olan. Asma Dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad 2. Belirli bir tür üzüm veren bitki. Asmin Yüksek dağlarda yetişen nadir bir çiçek adıdır. Asrin Bu çağa ayak uyduran, çağdaş bir insan. Asu Asi, isyankar Asucan Yerinde duramayan, hınzır çocuk Asudal Genç, afacan Asudaş Aynı düşüncede olan. Asude Sessiz, sakin dinlendirici Asuela Ela gözlü, yaramaz Asufer Işık saçan afacan. Asugül Hırçın gül. Asugün Hırçın çocuk. Asugüz Sert geçen sonbahar. Asugüzar Karakteri hırçın olan. Asuhan Gücünü hırçınlığıyla gösteren. Asuman Gökyüzü. Asunaz Nazlı yaramaz. Asunur Hırçınlığını dışarı vuran. Asusoy Hırçınlığı soyundan gelen. Asutan şafak vaktinin romantik hırçınlığı. Asuten Kızgınlığını belli eden. Asuyar Hırçın sevgili. Asuyel Sert rüzgar. Asya Yeryüzünün anakaralarından kıta birinin adı Aşına Bildik, tanıdık. Aşikane Belli etmeye çabalayan. Aşikar Meydanda olan apaçık. Aşikare Açıkça, belli ederek saklamadan. Aşina Bildik, tanıdık. Aşk Sevgi ve tutkuyla bağlılık Aşkım Sevdiğim, sevgilim Aşkın Aşmış, ileri, üstün Aşkınay Dolunay. Atagül Ataların anısı olan gül gibi güzel. Atasagun Eski Türklerde hekimlere verilen isim. Atıfa İlişkili bulma. Atıfe iyimserlik. 2. Sevgi, acıma. Atıfet iyimserlik. 2. Sevgi, acıma, içtenlik. Atican Taçlar. Atike Güzel kız. Atiye Armağan, hediye. Atiyye Bahşiş, hediye. Atlas 1. Üstü ipekten, altı pamuktan kumaş. 2. Büyük harita. 3. Köse, tüysüz. Atsan Susuz, susamış, teşne. Attab Yumuşak huylu. Sertlik yanlısı olmayan. Uyumlu. Attab b. Esid. Sahabeden. Mekke valiliği yapmıştır. Rasulullah tarafından atanmıştır. Atufet Şefkat, merhamet. Atüfet şefkat, merhamet, lutuf. Atyeb Çok güzel, pek güzel. Aura Canlı varlıkların enerji bedenine verilen isimdir. Ruhsal olan gözle görülemeyen nurdur. Aurora Kutup ışıması. Güneşten gelen yüklü parçacıkların dünyanın manyetik kutuplarında oluşturduğu ışımaya verilen isimdir. Avgan Mavi, gök mavisi, deniz mavisi. Avi Su rengi, sulak, suya ait. Aviye Temiz, pak. Avniye Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. Yardım etmiş. Yardımla ilgili anlamlarını taşır. Avsır şelale. Avsün Efsun, kutsama. Avşar 1. Oğuz Türklerinin boylarından biri. Avunç Teselli bulma, avunma. Avüba İklim, mevsim. Avzer Yaldız, parlak, süs, Awaz Beste, bestekar, ses, nida. Ayaça Sevgili hanım, sevgili kibar hanım. Ayal .Eş, hanım, zevce. Ayaltın Altın gibi parlak ay. Ayan Sözü dinlenen saygın, otoriter kadın. Ayande Çağdaş, 2. şimdiki, güncel. Ayanfer Bir yerin çok gözde olan kişileri, ileri gelenleri. Ayas 1. Dolunay. 2. Mehtap. Ayasun Ay kadar güzel. Ayaz 1. Duru ve sakin havada çıkan kuru soğuk. 2. Açık, bulutsuz hava. 3. Aydınlık, ışık. 4. Mehtap. Aybahar Ay kadar güzel, bahar kadar romantik. Aybanu Ay gibi güzel ve parlak hanımefendi. Aybek Put, sanem. İsim olarak kullanılmaz. Ayben Ben Ay gibi güzelim anlamında Aybeniz Ay gibi parlak tenli, ay benizli Ayber Ay meyvası. Aybige Büyük ay, dolunay. Aybike Ay gibi güzel ve el değmemiş kadın. Aybiken Eski Türk hükümdarlarından birinin hanımının ismi. Aybirgen Ay veren, ay sunan. Aybüke Ay gibi güzel kız. Ayca Ayın ilk dördünde aldığı yay biçimi, hilal. Aycadır Ay gibidir. Aycagül Ay gibi parlak olan güzel. Aycahan Ay gibi parlak olan güzel. Aycan İçi aydınlık Aycennet Ey cennet!” anlamında kullanılan bir ad. Ayceren Ay gibi güzel ve parlak ceylan. Aycihan Cihanı aydınlatan ışık. Ayça Aya benzeyen, ayın hilal hali. Ayçağ Ay gibi parlak çağ. Ayçan Ay gibi aydınlık kişi. Ayçıl 1. Ay gibi sürekli ışık ve parıltı yayan. Ayçiçek iri ve sarı renkli çiçekleri olan tohumlarından yağ çıkartılan bitki. 2. Ay gibi saf ve çiçek gibi masum. Ayçil “Ayçıl” isminin bir başka söyleniş biçimi. Ayçin Ayçın, ay gibi, aya benzer Ayda Bir bitki adı Aydacan Candan, sevecen güzel. Aydafer Ay ışığını yansıtan. Aydagül Ayda, her ay gül anlamına bir dilek. Aydagün Geceyle gündüzü birleştiren. Aydagür Coşkulu kişi. Aydan Ay kadar güzel. Aydanay Ay’dan daha beyaz, daha parlak, daha ışıldayan. Aydanaz Nazlı güzel, nazenin. Aydanur Ay ışığı gibi. Aydasoy Ay kadar güzel bir soydan gelen. Aydasu Güzelliği ve saflığı yüreğinde taşıyan. Aydasun Güzelliğin ve saflığın örneği olan. Aydaşan Güzelliğiyle ünlenmiş olan. Aydaşen Güzel ve de şen şakrak olan. Aydeniz Hem ay hem de deniz Aydenk Ay kadar güzel. Aydın 1. Aylı gece, mukmin. 2. Aydınlık, ışıklı, parlak, ruşen, ziyadar, münevv3. Açık, belli, ortada, vazıh, aşikar, bahir. 4. Kutlu, uğurlu, mübarek, mesut. 5. Okumuş, kültürlü ileri fikirli, münevvKılıçarslanın hanımının ismidir. Erkek ve kadı Aydınay 1. Aylı gece, mukmin. 2. Aydınlık, ışıklı, parlak, ruşen, ziyadar, münevv3. Açık, belli, ortada, vazıh, aşikar, bahir. 4. Kutlu, uğurlu, mübarek, mesut. 5. Okumuş, kültürlü ileri fikirli, münevvKılıçarslanın hanımının ismidir. Erkek ve kadı Aydil Ay gibi açık sözlü. Aydilek Parlak, aydınlık dilek, iyi dilek güzel dilek. Aydinç Ay gibi dinç olan. Aydoğdu Doğmakta olan ay. Ay doğdu Bey. Ertuğrul Gazi’nin oğlu veya torunu 1302. Ayduru Ay gibi duru, parlak ve lekesiz olan. Ayeda Nazlı güzel. Ayela Güzelliği gözlerinde yansıyan. Ayevi Ay çevresinde oluşan ışık çemberi Ayfer Ay gibi ışık saçan. Aygen Gönül arkadaşı Aygönül Güzel gönüllü Aygücan Güzel ve yürekten kişi. Aygül Ay gibi güzel ve parlak renkli. Aygülen Tebessümünü yüzünden hiç eksik etmeyen. Aygüler Tebessümünü yüzünden hiç eksik etmeyen. Aygün Hem ay, hem gün Aygünaz Nazlı güzel. Aygüner Ay gibi güzel ve korkusuz olan. Aygünur Işık saçan güzel. Aygüsoy Yürekli insanların soyundan gelen. Aygüsu Güzelliği ve saflığı karakterinde olan. Aygüzar Güzelliğini ve yeteneğini birleştirmiş olan. Aygüzel Ay kadar güzel olan. Ayhanım Ay kadar güzel ve saygıdeğer olan. Ayhatun Ay kadar güzel ve saygıdeğer olan. Ayışığı Ay ışığı. Ayilkin İlk çocuklara takılan isim. Aykal Ay gibi parlak ve ışıklı kal Aykaş Kaşları ay gibi hilal olan. Ayke Sık koruluk. Aykız Ay gibi güzel yüzlü kız Aykut Kut getiren Ay, uğur getiren Ay, kutlu Ay. Ayla Ayın çevresindeki hare. Aylan Ay gibi güzel değerlere sahip olan Aylin Ayın çevresinde görülen ışıklı daire. Aylis Cennette bir bahçe, ay parçası. Ayliz Ay parıltısı. Aymina Cennette ki en güzel hurinin adı. Aymira Ay tutulması sırasında ayın etrafında görülen kızıl renk. Aynamelek Melek gibi, melek görünüşlü kadın. Aynaz Nazlı güzel. Ayndilge Pınar, su, kaynak. Antakya Halep arasında, Suriye sınırına çok yakın bir yerde bulunan kaynak su. Tarihte bu kaynak dolayısıyla önemli yerleşim bölgesi olmuştur. Aynıfer Gözün ışığı. Aynıhayat Hayatın gözü, hayat pınarı. Aynigar Resmedilecek kadar güzel olan. Aynisa Çok güzel kadın. Ayniye 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili. Ayniyet Aslının aynısı olma, özdeşlik. Aynşems 1. Güneş kaynağı. 2. Mısır’da bir kasaba. 3. Bir cins değerli taş. Aynur Ay gibi ışıklı. Aypare Ay parçası Ayper Ay parçası, Tek ay Ayperi Peri kızı gibi. Aypınar Hem ay, hem pınar. Ayral Benzerlerinden farklı olan, kendine özgü, değişik Ayris Ay ışığının kumsaldaki parıltısı. Aysal Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan. Aysan Ay gibi, ay yüzlü Aysar Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse Ayse Rahat yaşam süren, yaşayan. Aysel Ay kadar parlak. Aysema Ay gibi parıldayan yüz Aysen Ay gibi güzel. Ayser Ay ışığı, Parlaklık, aydınlık. Ayseren Güzelliğini gözler önüne seren Aysev Çok seven. Ayseven Ay gibi güzel ve sevgi dolu Aysever Ay gibi güzel ve aydınlık sever. Aysevil Ay gibi güzel ve sevilen. Aysevim Ay gibi güzel ve sevimli. Aysıl Aya benzeyen. Aysın Sen aysın, ay kadar güzelsin Aysima Yüzü ay gibi parlak, nurlu, ışıklı Aysoy Çok güzel bir soydan gelen. Aysu Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak Aysuda Güzelliği suya yansımış olan. Aysun Ay gibi güzel ve parlaksın. Aysuna Su gibi berrak ay. Aysunar Güzellik timsali. Aysunay Ay gibi ışık saçar, Ayşan Güzelliğiyle ünlenmiş olan. Ayşe Rahat ve huzur içinde yaşayan Ayşecan Neşe ile yaşayan. Ayşegül Güler yüzlü, rahat ve huzurlu. Ayşehan Egemen olarak yaşayan. Ayşem Ay ışığı – Benim Ayşem Ayşen Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık. Ayşenur Işıklı hayat Ayşıl Ayın ışıltısı gibi ışıl ışıl. Ayşil “Ayşıl” isminin bir başka söyleniş biçimi. Ayşim “Ayşin” isminin bir başka söyleniş biçimi. Ayşin Ay gibi, aya benzeyen. Ayşirin Güzelliği ve sevimliliği benliğinde olan. Ayşule 1. Ay kıvılcımı. 2. Ay ışığı. Aytan Ayın battığı, günün açtığı an. Ayten Parlak tenli. Aytu Ay’a benzeyen tuğlu. Aytuna 1. Çok bol. 2. Yavru. 3. Görkemli, gösterişli. 4. Karaor-manlardan doğan, Karadeniz’e dökülen, Avrupa’nın Volga’dan sonra en uzun ırmağı. Aytunca Balkan Yanmadası’nda Meriç ırmağının kolu. Aytül Narin güzel. Ayyüksel Yükselen ay. Ayza Ay gibi güzel yüzlü kız. Ayzer 1. Altın renginde ay. 2. Ay’ın altın rengini aldığı an. Azade Başı boş, serbest, özgür Azahi Özgürlük, hürriyet Azel Hür, Serbest Azime Kesin kararlılık, sebat. Azimet 1. Kuvveüi bir iradeye dayanan karar, yemin anlamına gelmektedir. 2. Herhangi bir kolaylığa başvurmaksızın bütün güçlüklerin irade gücüyle yenilerek yapılması gerekli olan dini vecibeler. Azize Onur sahibi yüce, ermiş. Azmidil Gönül yüceliği. Azmiye Niyetli, kararlı Azra Üstünde yürünmemiş kum. Azref 1. Çok zarif, en zarif. 2. Çok zeki. Azze 1. Dişi ceylan yavrusu 2. Ceylan kadar zarif. 3. Yüce, onurlu.
Üyelik Tarihi 25 Ağu 2020 Mesajlar 1,572 Aldığı Beğeniler 3,449 Konum İstanbul Takım Galatasaray 1 Başlık sözlük konusuna açtığım için böyle başlığın sözlük anlamına gelelim... Üyeleri uyaramayan nazik adminlerin konu açarak üyelere spoiler vermesi.. Kategorinin amacının hem ciddi hemde canı sıkılanın sağlam başlık atması şartı ile konuyu kaynatması Kendi şivenizi konu içinde anlamlandırarak işlemeniz ve diğer arkadaşlarca işlenmesini sağlamak gibi gibi anlamlara gelen bu başlık bir çok mesaj verdiği gibi' dikkat çekme konusu olarakta nitelendirile bilir..
Yeniden doğuş reenkarnasyon - Bedenlenmek Enkarnasyon - Ruh Göçü ve Tenasüh metempsychosis hakkında biraz daha bilgi vermek istiyorum. Bu iki terim, karma yasasına bağlı olarak oluşan çeşitli formlardaki dönüşümlerdir. Bu felsefi görüşü savunan fikirler, varlığın tekâmülünün gerçekleşmesi, yani tanrısal yetkin olgunlaşması için aşamalardan geçilmesinin gerçekliği ve gerekliliğine işaret ederler. Enkarne olmak, Fransızca enkarnasyondan incarnation gelir ki, fizik bedene bürünmek, bedenlenmek anlamındadır. Reenkarnasyon ise Fransızca bir sözcük olup, yeni bir beden ile yeniden dünyaya gelmek, yeniden bedenlenmek olarak tarif edilir. Bu bağlamda her ikisi de temelde birbirini tamamlayan tekâmül döngüsünü açıklar. Yeniden doğuş için yeni bir bedene ihtiyaç vardır. İlk enkarne olmanın ondan sonraki tekrar bedenlenerek gelişlerine reenkarne olmak, diğer adıyla reenkarnasyon terimiyle işaret edilir. Bektaşi Erenlerinden Taptuk Emre baba’dan irşad olan Bektaşi Dervişi Yunus Emre bu tekâmül döngüsüne ruhsal yeteneğiyle Batı dünyasından asırlar önce; “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm” diyerek her iki terimi bir arada zikrederek işaret etmiştir. Yeniden doğuş veya bedenlenme Bektaşi öğretisinde deve girmek, devir, devriye deyimleriyle ifade edilir. Devriye, devir öğretisini konu alan, insanın ruhunun sonsuz gerçeklikten gelip, çeşitli aşamalardan geçip yine oraya varacağını anlatan şiir türüdür. Sünni gelenekte yeniden doğuş, yeniden bedenlenmek veya tekrar geliş inancı olmadığı için bu deyimler bulunmaz, kullanılmaz. Dikkat edilecek olursa burada Kuran değil, gelenek dedim. Çünkü Sünni gelenek Hz. Muhammed’in Hakk’a yürümesinden sonra günümüze kadar olan süreçte Kuran metinlerinin özünden uzaklaşmış, verilen mesajın sadece dışyüzüne, o da başkalarının ağzından duyduğuna itibar etmiş, içyüz anlamına kendi akıl ve düşüncesiyle evrensel boyutlarda çağdaş bilgiyle hiç eğilmemiştir. Batıni geleneğe göre, istisnasız tüm içyüz öğretileri insanlık âlemine verilen bütün ilahi mesajların içyüzünde simgesel olarak bu gerçeğin, yani yeniden doğuşun anlatıldığını kabul ederler. Bu yüzden yeniden doğuş yasası tüm dinlerin içyüzündeki hakikate işaret etmektedir. Ancak biz bu gerçeği tüm kutsal kitaplar arasında yorulmadan, kavram zorluğu çekmeden, açık ve detaylı olarak sadece Kuran’da görmekteyiz. Şimdi, bu tariflere göre dünyaya yeniden gelişte fizik kimlik faktörünü de bilmek zorundayız. Bunu Türkçe olarak yeni bir fizik kimlikle yeniden doğmak şeklinde özetlemek gerekir. Bu gerçeğe Kuran’da çok açık olarak şöyle işaret edilir; “Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.” Ayette geçen kılık, eşkal, görünüm, görünüş, dış yüz, biçim, form, kalıp, suret ve şekil anlamlarına gelir. Bu anlamların tümü de insanın dış yüzdeki fizik plan kimliğini tarif eder, bilinmeyen ve görünmeyen içyüzünü değil. Bu sebeple fizik insanın kılığı aynı zamanda kimliği de olmaktadır. Bu ayeti de kimliğinizi değiştiririz şeklinde kavramamız gerekecektir. Her yeniden doğuşta, asıl kimliğimiz olan şeffaf kimlikle şeffaf beden değişmeden kalır, fizik bedenle birlikte sadece fizik kimlik değişir. Yaptığımız olumlu veya olumsuz tüm eylemlerimizle bugünkü kendimizi yarınki kendimize dönüştürerek taşıyoruz! Her gelişimizde fizik kimliklerimiz değişecek, ancak hepsinin içindeki biz, şeffaf kimlik, yani bilinç kimliği olarak aynı kalacağız. Burada bilincin tekâmülüne değil, kişinin iç, yani tanrı katındaki kimliğine işaret edilir. Tanrısal kısas, karma ve yeniden doğuş yasasına bağlı olarak işlev görmektedir. Bunu kavrayan her insanın evrensel ve çağdaş bilgi, hak, hukuk ve adalete bakış açısı daha üst düzeyde olgunlaşarak tanrısal erdemi tüm insanlara yansıtacak düzeye gelir. Madde planının fizik yasalarına göre bir fiziksel bedenlenme olmadan dünyaya gelmek, hava şeffaf olarak sokakta dolaşmaya benzer. Kişi ancak bir fizik bedene sahipse bu madde planında iş görebilir. Burada en önemli nokta kimliktir. Bedenin ırkı ve ölçüleri değişebilir ancak içte saklı olan bilincimiz, yani ruhsal kimliğimiz değişmez. Çünkü kimlik sadece isimden ibaret değildir. O, içerisinde bulunan bilincimizle değer kazanır. İşte bu, insanın önceki hayatlarından kazandığı titreşimleri yansıtan aynasıdır. Yeryüzünde doğan tek bir insan yoktur ki doğarken kendi ismini kendi koymuş olsun! Bu gerçek de ölüm yasası gibi istisnasız olarak herkese işleyen bir karma kanunudur. Bu yasanın işlerliği bile en başta bize yeniden doğuş yasasının varlığını kanıtlar. Kazanılan değere göre takdir edilmek insanın kendi elinde değil, yasa koyucu ve işleticinin elindedir. Tanrı her şeyi bilen olarak insanı insandan daha iyi bilmekte ve kazandığı değere göre hak ettiğine sevk etmektedir. Kuran bu karmik gerçeğe “Herkes kazancına bağlı bir rehindir” der. Ancak şunu da belirtmem gerekir, birçok kutsal isim taşıyan insan sokaklarda dolaşmaktadır, onların aralarında doğarken aldığı isminin içini gerçekten ona yakışan tanrısal değerle, yani yüksek titreşimlerle hangisi doldurmuştur? İbrahim, Musa, Fatma, Meryem, Abraham, Joseph, David, Elisabeth, Mary vs. isminde milyonlarca insan varken içlerinden hangisi isminin müsemmasını yani aslını ruhen yansıtmaktadır? Apaçık ayetlere göre tekrar bedenlenmenin yanında tenasüh metempsychosis adı altında toplanan Nash, Mash, Rash ve Fash’da vardır. Nash insana, mash hayvana, rash bitkilere ve fash da madenlere düşüşe işaret eder. Bunların hepsinin işlevleri farklıdır ve genel işleyişine tenasüh altında işaret edilir. Tenasüh veya tenassuh sözcüğü nesh’ten gelmektedir. Arapça olan nesh kelimesi; fesih, lağvetme, kaldırma ve hükümsüz bırakma anlamına gelir. Bundan hareketle de nesh kökünden gelen tenasüh, ruh göçü, ruh sıçraması, ruhun bir cisimden ötekine, bazen de insandan hayvana ve hayvandan insana geçmesi inancıdır. Tenasüh deyimi genelde tekrar bedenlenme kavramına paralel ruh göçü olarak kullanılır. Ruhun bir varlıktan başka bir varlığa geçişini ifade eder. Yeniden doğuş felsefesine göre fizik varlık ölümlü, onun ruhu ölümsüzdür. Yeniden doğuş kavramında ruh, insandan insana geçmez, yani başka bir insan varlığına girmez. Kişisel ruh can aynı şeffaf yapı veya kimliğe sahip olarak yeni bir fizik bedenin içine yeni bir fizik kimlikle girer. Tenasüh’ün Nash tanımı dışında üç alt tanımı kişisel ruhun; hayvan, bitki ve madenlere de geçtiğini varsayar. İlk kavramın dışında kalanlar Hint dinleri kaynaklı görüşler olarak genelde kabul görmezler. İnsan ruhu, ceza için de olsa tekâmül etmiş olduğu için alt varlık formalarına düşemez şeklindeki görüş Bâtıni geleneklerde de ağır basmaktadır. Ruh göçü kavramının Batı küresinde bilindiği kadarıyla ilk defa Pitagoras ve ondan sonra da Platon tarafından işlendiği kabul edilir. Onlardan önce olan Orfik öğretide de bu kavram vardı ve Pitagoras bu kavramla ilk defa Delfi mabedinde inisiye olduğunda tanışmıştı. Bu kavram Orfe’den de binlerce yıl önce eski uygarlıkların inisiyelerince de kabul görür ve öğretilerinde aktarılırdı. Bu gerçeğe Kuran’da “Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım” ayetiyle işaret edilir. Niçin bu şekilde yorumladığımızı yine İsra suresindeki şu ayetle açıklıyoruz “Bir de onlar dediler ki Biz bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla dirilteceğiz?’ De ki İster taş olun, ister demir…’” Yüce Tanrı yapmayacağının ötesinde olan yapmadığı, yapmayacağı hiçbir şeyi söylemez. Yapacağını söylemesi, O’nun yaptığının delili olmaktadır. Tenasüh terimi, Tanrısal Ruh, Kişisel Bilinç ve Hayvansal Tutkular farkını bilmeyenler tarafından bu şekilde yanlış olarak sadece Ruh adı altında genellenmiştir. Tek ve her yerde olan, her yeri kaplamış tanrısal ruh nereye göçebilir? Tanrısal ahlakla yapılması önerilen eylemlerin hayvansal tutkulara uyularak yapılması, ahlakın terk edilmesiyle insanın yaptığı eylemlere göre oluşan düşük ahlak neticesinde alt varlık formlarına göçen, kişisel bilinç ve tutkulardır. “Ruh” genellemesi, Hint öğretisinden yanlış anlaşılıp aktarıldığı için bugüne kadar bu yanlışlık devam ederek gelmiştir. İnsan formlarının alt formları olan hayvan, bitki ve madenlerde tekâmül eden bilinç; yaşam ruh denilen ve tanrısal ruh olmayan yaşam enerjisidir. Bu yaşam ruhu veya enerjisi de bitkisel ruh, hayvansal ruh ve madensel ruh olarak ifade edilir. Buralarda anılan ruh kavramının tanrısal ruh ile hiçbir ilgisi yoktur. Mevlana; “madenler alemi bitkilere, bitkiler alemi hayvanlar alemine, hayvanlar alemi insanlık alemine şahlanıyor, insan olarak gelmişim ölmekten niçin korkayım” diyerek bu gerçeklere işaret etmiştir. Tabii ki Mevlana kendi konumundan bunu söylüyor; yani bu, içyüzünde insan kalarak ölebilmeyi başaranlar için geçerlidir. Yoksa içyüzünde tutkularından dolayı hayvansal sıfatları kazanmış biri için olmasa gerek. Bu tespitler üzerinde düşünülmesi gereken çok önemli evrensel gerçeklerdir. Fatiha suresinin son iki ayeti buna “gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil” diyerek işaret eder. İnsan bilinç olarak Tanrı katına yükselebildiği gibi, en alt kata da yani aşağıların aşağısına da düşebilir. Bu dünya, Kuran’da Biz diye konuşan Hakerenler’e göre aşağısıdır. Bu titreşim, frekans, yoğunluk veya form olarak aşağısı anlamına gelir. İnsana göre de aşağısı, sırasıyla hayvan, bitki ve madendir. Teozof Madam Blavatsky bu konuya daha değişik bir yorum sunmaktadır. Ona göre yeniden doğuş ve karma olduğu halde, hayvan, bitki ve maden gibi alt formlara düşüş yoktur. Bu görüş Hıristiyan Teozof Max Heindel için de geçerlidir. Max Heindel Tevrat’ta bu konuda bir metne veya imaya rastlamadığını söyleyerek yeniden doğuş ve karma döngüsü üzerine odaklanır. Yeniden bedenlenme konusunda Kuran’daki en büyük delil şu ayettir; “Ey Muhammed! De ki Rabbim! Beni gireceğim yere doğrulukla sok, çıkacağım yerden de doğrulukla çıkar. Katından bana yardımcı bir sultan ver!” Burada zikredilen giriş ve çıkışın ilgisi ve işareti tamamen bedenle yani bir bedene girme ve o bedeni terk etmekle ilgilidir. Hz. Muhammed’in yardımcı olarak istediği sultan kimdir acaba? Buradaki sultan kelimesini güç olarak çeviriyorlar. Sultan Tanrı katından, yani Rabb titreşiminden bir kimliğe işaret ederken güç, kuvvet anlamında, kimliksiz, otomatik ve pozitif bir enerjidir. Sultan, kişinin Rabb titreşiminde olan özünün yedinci ve en yüksek perdesidir. Yani Hz. Muhammed’in burada Rabb katında olan tanrısal Adem, insan-ı kamil olan asıl Muhmmed’den yardım istemesine işaret ediliyor. O, onun orijinal sureti ve ayan-ı sabitedeki asla bozulmayan ezeli ve ebedi temelli kimlik olan özüdür. Bu sebeple her insan Rabb katındaki asıl kendi olan özünden yardım istemelidir. O yardım da, havadan hibe olarak değil, O’nun kalpten gelen sesini devamlı dinlemekle, dediklerini yapmakla gerçekleşir. Tekrar bedenlenme konusunda İncil’de “Öğrencileri O’na şunu sordular; Peki, din bilginleri neden önce İlyas’ın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?’ İsa, İlyas gerçekten gelecek ve her şeyi yeniden düzene koyacak’ diye cevap verdi. Size şunu söyleyeyim, İlyas zaten gelmiştir, ama onu tanımadılar, ona yapmadıklarını bırakmadılar. Aynı şekilde insanoğlu da onların elinden acı çekecektir.’ O zaman öğrenciler İsa’nın kendilerine Vaftizci Yahya’dan söz ettiğini anladılar.” Bu evrensel ve tanrısal gerçeklere göre Pitagoras’ın öğrencilerine tüm varlıkların Tanrı tarafından türlerine göre mühürlendiğini öğrettiği aktarılır. Onun kuşaklar boyu aktarılan öğretisine göre her varlığın hem fizik, hem de astral mührü vardır. Bu formlar tanrısal mühürleriyle uyum içinde çalışırlar. İşte bu titreşim ve çekim yasasıdır. Evrensel boyutlardaki tanrısal mühür titreşimlerdir. Her varlığın formu, farklı titreşimden meydana getirildiği için tanrısal yasayla mühürlenmiş kabul edilir. Kimi insanlar birbirini çekemez, kıskanır, birbirlerinden hiç hazzetmez. Bu durum gerçekte onların titreşim uyumsuzluğuna işaret eder. İnsan dikkat ederse karşısına gelen insanla titreşimlerinin uyuşmadığını sezgileriyle de hissedebilir. Kişi böyle bir durumu sezdiğinde çatışma olmaması için nefsinden kaynaklanan tutkularını değil, kalbini dinleyerek o ortamdan bir yolunu bulup ayrılmalıdır. Batıni sufiler buna sabır ve sükut ile işaret etmişlerdir. Her insan bir sonraki yaşamına kazandığı titreşimlerle kaldığı yerden tekrar tekâmül yoluna devam eder. Hermetik Bilge Pitagoras Tanrıbilim ve Yeniden Doğuş Felsefesi Malik İlyas Tanrıbağı
Anastasia İsminin Analizi Cinsiyet KIZAnastasios ve Anastasya isimlerinin yazım versiyonlarından biridir. Köken olarak Yunanca olmasına rağmen Rusça'daki söylem şekli Anastasia'dır. Yeniden doğuş, diriliş anlamına gelir. Anastasia İsminin Oylaması İsme sizde oy veriniz ! Anastasia İsmi Kur'an'da Geçiyor mu? Hayır Anastasia İsminin Kökeni Rusça Türkiye'de Anastasia İsmi Kaç Kişide Var? 114 kişi Anastasia ismini kullanmaktadır. Anastasia Harf Analizi A Algılama gücünü ve mantık yürütebilme kabiliyetini ,öncü, lider, mantıklı ve yüksek kişiliği temsil Sağduyulu empatisi yüksek kişiliği ifade Algılama gücünü ve mantık yürütebilme kabiliyetini ,öncü, lider, mantıklı ve yüksek kişiliği temsil Hayalperest ve üretken kişiliği ifade Hayalperest, tembel kişiliği ifade Algılama gücünü ve mantık yürütebilme kabiliyetini ,öncü, lider, mantıklı ve yüksek kişiliği temsil Hayalperest ve üretken kişiliği ifade Hassas, duygusal sezgisel ve sanatçı bir kişiliği ifade Algılama gücünü ve mantık yürütebilme kabiliyetini ,öncü, lider, mantıklı ve yüksek kişiliği temsil eder. İsmin Değerlendirme Sonuçları Klasik İsim 3 oy Popüler İsim 3 oy Modern İsim 4 oy Değişik İsim 4 oy Keşfedilmemiş İsim 4 oy Kulağa Hoş Gelen İsim 35 oy Anastasia Nasıl Tanımlarsınız? Klasik İsim Popüler İsim Modern İsim Değişik İsim Keşfedilmemiş İsim Kulağa Hoş Gelen Anastasia ile İlgili Yorumlar Aliye Gelinimin ismi ve cok guzel. Sizde İsim İçin Yorum Yapınız 1. İsmin anlamı en güncel ve kapsamlı şekilde sizlere doğru olarak sunulmaya çalışılmıştır. 2. Ayrıca isim için oylama sistemi eklenmiştir. Bir kez yapabileceğiniz oylama sistemiyle en çok beğenilen erkek isimleri listesi belirlenmektedir. 3. İncelediğiniz erkek isiminin kökeni ve ismin kuranda geçip geçmediği bilgisi verilmiştir. 4. İsmin harf analizide sitemizde ayrıntılı şekilde paylaşılmıştır.
Peygamber efendimizin mübarek isimlerinden birini de koymak çok iyi olur. [Bu isimler, Peygamber Efendimiz maddesinde var.] Eshab-ı kiramın isimleri de çok kıymetlidir. Ecdadımızın koyduğu isimler de önemlidir. Hazret-i Talha, on çocuğunun her birine bir peygamber ismi koymuştu. Hazret-i Zübeyr’in de on çocuğu vardı. O da hepsine şehid ismi vermişti. Hazret-i Talha, Hazret-i Zübeyr’e, “Neden çocuklarına peygamber ismi değil de, şehid ismi verdin?” dedi. O da, “Çocuklarım peygamber olamayacağına göre, şehit olmalarını arzu ettiğim için” dedi. İsmi kötü olan değiştirmelidir! Hadis-i şerifte, Kötü ismi olan bunu güzel isme çevirsin buyuruldu. Berika Kötü isimler Memiş, Senem, Sanem, Efrayim, Ökkeş isimleri caiz değildir. Ahmede hamo, Mehmede memo demek caiz olmadığına göre, Abdullah Öcalana Apo, İbrahim Tatlısese İbo demek caiz mi diye düşünülebilir. Caizdir; çünkü meşhur ismi söylemek adını değiştirmek olmaz. Kezban, Farisi Kedbanudan gelmiştir. Ev kadını veya vekilharç kadın demektir. Vekilharç ise, bir sarayın, alış veriş işlerini yapan kimse demektir. Her ne kadar Arabide yalancı manasına gelirse de, Farsçadan geldiği için değiştirilmesi gerekmez. Kâfir ismi koymaktan da kaçınmalıdır! İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki Bir müslümanın, bir kâfir ismini almaktan, korkunç aslanlardan kaçmaktan daha çok kaçması gerekir. Bu isimler ve onların sahipleri, Allahü teâlânın düşmanlarıdır. Hadis-i şerifte, Kötü zan altında kalınacak yerlerden kaçınız buyuruldu. Dinsizlik alameti olan ve bu zannı uyandıran isimleri koymaktan kaçınmak gerekir. [Mektubat Tercemesi] Övücü isimler koymak İbni Âbidin hazretleri buyurdu ki Çocuğa Ali, Aziz gibi isimleri koymak caiz ise de, bu isimleri söylerken hürmet etmek gerekir. [Redd-ül Muhtar] Reşid, Emin gibi övücü isimler koymak caiz ise de koymamak iyi olur. Çünkü böyle isimleri söyleyerek, sahibine hakaret etmek, isme de hakaret olur. Şir’a Kıyamette günahları, sevaplarından daha çok olan bir kimse, Cehenneme götürülürken, Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselama buyurur ki - Ya Cebrail, buna sor, hayatında hiçbir âlimin sohbetinde bulundu mu? Hazret-i Cebrail, o kimseye sorar. O da, Ne yazık ki, hiçbir âlimle bir arada bulunmadım der. Allahü teâlâ tekrar buyurur - Ya Cebrail, buna sor ki, hiçbir âlimi ilminden dolayı sevdi mi? Cebrail aleyhisselam, ona sorar. O da, Hayır, sevdiğim bir âlim yoktu der. Hak teâlâ buyurur - Ya Cebrail, tesadüfen de olsa, bu bir âlimle yemek yemiş mi? Cebrail aleyhisselam sorar. O da, Hayır hiçbir âlimle bir sofrada bulunmadım der. Hak teâlâ buyurur ki - Ya Cebrail, bu kulun ismi, bir âlimin ismine benziyor mu, bunu da sor! Cebrail aleyhisselam sorar. O da, İsmim hiçbir âlimin ismine benzemez der. Hak teâlâ buyurur ki - Bunu Cennete götürün. O, âlimi seven birini severdi. [El-Envâr] Görüldüğü gibi, ismi bir âlimin ismine benzemek, hatta âlimi seveni sevmek bile insanın kurtuluşuna sebep olmaktadır. Elbette her şeyden önce mümin olmak şartı vardır. Mümin olmadıktan sonra, güzel ismin ve ibadetin kıymeti olmaz. Çocuğa, doğunca veya doğumu müteakip yedinci günü adı konur. Doğduktan sonra hemen ölen çocuğa da ad konur. Yıkanır, cenaze namazı kılınır. Ölü doğan çocuklara isim vermek gerekmez. Fakat isim vererek defnetmek iyi olur. İsmi koyacak kimse Çocuğun ismini ilim ehli, salih bir zata koydurmalıdır! Eshab-ı kiram, çocuklarına isimlerini Peygamber efendimize verdirmeyi tercih etmişlerdir. Çocuğa ad koyarken, çocuğun babası, dedesi veya en yaşlı, ilmi en çok olan, çocuğu kucağına alır, abdestli olarak kıbleye döner ve ayakta sağ kulağına ezan, sol kulağına ikamet okur. İsmi üç kere tekrar etmek iyi olur. Bu arada çocuğun ağzına bir tatlı sürmek iyi olur. Peygamber efendimiz, Hazret-i Hasan doğunca, kulağına ezan okumuştur. Ezan okuyacak kimse, çocuğu yastık gibi yumuşak bir şey üstüne koyarak kucağına alır. Çocuğu birisi kucağına alıp, ezanı bir başkası da okuyabilir. Bir hadis-i şerifte de buyuruldu ki Yeni doğan çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına da ikamet okunursa, “Ümmü sıbyan” hastalığından korunmuş olur. [Beyheki] Çocuğa isim koyduktan sonra, hayır duada bulunmalıdır! Peygamber efendimiz, Ya Rabbi, bu çocuğu hayırlı ve salihlerden eyle ve onu güzel bir şekilde yetişmesini sağla diye dua etmiştir. Ebu Musel Eşari hazretleri, Çocuğumu doğduğu gün Resulullaha götürdüm, adını İbrahim verdi dedi. Amr bin Şuayb’ın dedesi ise, Resulullah, yeni doğan çocuğa yedinci günü isim verilmesini ve akika kesilmesini emretti dedi. [Tirmizi] Buhari’de “Eğer akika kesilmeyecekse, çocuk doğduğu vakit isim konur ve ağzına tatlı bulaştırılır” deniyor. İsimlerle ilgili soru ve cevaplar Sual Almanya’daki bazı gençler, Alman veya başka gayrı müslimlerin isimlerini kullanıyorlar. Mesela ismi “Hasan” olan bir arkadaş, gayrı müslimler “Adın ne” diye sorunca “Adım Hans” diyor. “Hans” olarak çağırılmasını istiyor. Bir müslümanın kâfir ismi ile çağırılmasını istemesi caiz midir? CEVAP Caiz olmadığını İslam âlimleri bildirmektedir. Ehl-i sünnet âlimlerinin en büyüklerinden olan İmam-ı Rabbani hazretleri, Hân-ı Hânân’a yazdığı mektupta buyurdu ki Ne kadar şaşılacak şeydir ki, kıymetli teveccühünüze kavuşmakla şereflenen şairlerden birinin, bir kâfir ismini soyadı olarak aldığını işittim. Bu alçak ismi acaba niçin aldı? Böyle isimleri almaktan, korkunç aslanlardan kaçmaktan, daha çok kaçmak lazımdır. Çünkü, bu isimler ve onların sahipleri, Allahü teâlânın düşmanlarıdır. Onun Peygamberinin düşmanlarıdır. Müslümanların, [ister Hıristiyan olsun, iste Yahudi olsun, isterse kitabsız olsun bütün] kâfirleri düşman bilmesi emr olunmuştur. Bu gibi pis isimleri, evladına koymamaları, her müslümana vaciptir. Ona söyleyiniz! Bu ismi değiştirsin! Onun yerine, müslümana yakışan bir isim koysun. Müslüman olana, müslüman ismini koyması yakışır. Allahü teâlânın sevdiği ve Onun Peygamberinin beğendiği, İslam dininde bulunmakla şereflenmiş bir kimsenin haline uygun da, ancak budur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki Kıyamette isimlerinizle ve babalarınızın isimleri ile çağırılacaksınız. Onun için güzel isimler alınız! [Ebu Davud] Dinsizlik alameti olan isimleri koymaktan kaçınmak her müslümanın vazifesidir. [1/23] Sual Ece ve Ökkeş ismi uygun mu? CEVAP Müslümana yakışan isim koymalı. Sual Melis ismi Kur’an da geçiyor mu? Çocuğuma bu ismi vermemde bir sakınca var mıdır? CEVAP Melis kelimesi Kur’anda geçmez. Peygamber efendimizin yüz binden fazla arkadaşı vardı, bir tanesi hariç hiçbirinin ismi Kur’anda geçmez. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, hiçbiri Kur’anda yoktur. Bir ismin Kur’anda geçmesi gerekmez. Büyük zatların ismini koymak, Peygamberlerin ismini koymak iyi olur. Çünkü her Peygamber her âlim, kendi isminde olan insana şefaat edecektir. Onun için ot ismi taş ismi koymamalı. Evliyanın, büyüklerin ismi konmalı. Melis ismi koymakta mahzur yoktur. _________________ ALLAHIM RIZANA UYGUN YAŞAMAYI NASİP ET.
yeniden doğuş anlamına gelen isimler