Allahın isimleri ve anlamları nelerdir? Allah'ın 99 ismi ve kısaca anlamı aşağıdaki gibidir: Allah, Rahman (esirgeyen), Rahim (bağışlayan), Melik (buyrukları tutulan), Kuddus (noksanlıklardan arınmış), Selam (yarattıklarını selamette kılan), Mü'min (inananları güvenlikte kılan), Müheymin (hükmü altına alan), ElLatîf: " Bütün incelikleri bilen." El-Habîr: "Her şeyden haberdar." El-Halîm: "Cezada, acele etmeyen."28-Dec-2021 Allah'ın en büyük ismi nedir? Buna göre rivayetlerde yer alan a'zam kelimesi "büyük, yüce" anlamındaki azîm yerine Bazıhavâs âlimleriyle tasavvuf erbâbı, Allah Teala’nın 1.001 ism-i şerifinin bulunduğunu Bunların 300’ünün Tevrat'ta, 300’ünün İncil'de, 300’ünün diğer ilahi kitaplarda ve 100’ünün de Kuran-ı Kerim’de mevcut olduklarını ifade etmişler “Allah” ism-i celâlini ise bundan hariç tutmuşlar Allahc.c. 99 İsminin Anlamları ve Faziletleri Nelerdir? Hangi Sıfat Hangi Soruna Çözüm Olmaktadır? 1 – ALLÂH : Tüm isim ve sıfatlan kendinde toplayan yüce Allah’ın zatının, başka hiçbir varlığa verilemeyen ismidir. 1 Müezzin, namazın farzından sonra “Selam Duası” Okur. Türkçe okunuşu: "Allâhumme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ zelcelâli ve’l-ikrâm." Anlamı: “Allahım selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey azamet ve kerem sahibi Allahım, sen hayır ve bereketi çok olansın.”. Fast Money. Hicri Yılbaşı olarak kabul edilen Muharrem ayında yapılacak ibadetler merak ediliyor. Mübarek gün ve gecelerde Kur’an okumak ve anlamak, kaza namazları olanların öncelikle kaza namazları kılmak, zikir ve salavatla meşgul olmak unutulmamalıdır. Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam’ın "Allah’ın ayı" olarak nitelendirdiği muharrem ayı içerisinde çekilecek tesbihler, kılınacak namazlar, yapılacak ibadetler müminlerin en çok sorguladığı konuların başında yer alıyor. Peki Muharrem ayı ibadetleri nelerdir? Muharrem ayında çekilecek tesbihler, kılınacak namazlar, yapılacak ibadetler nelerdir? İslam aleminin büyük önem verdiği Muharrem ayı ibadetleri, çekilecek tesbihleri, kılınacak namazları araştırılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2022 dini günler takvimine göre Muharrem ayı bir süre daha sürecek. Mübarek aylarda ibadetlerini gerçekleştirmek isteyen müminler bu tarihlerde bol bol dua eder ve tesbih çeker. Peki Muharrem ayında çekilecek tesbihler, kılınacak namazlar, yapılacak ibadetler nelerdir? İşte Mübarek Muharrem ayı ibadetleri MUHARREM AYINDA OKUNACAK DUALAR Namazdan sonra 11 defa La ilahe illallahü vahdehu la şerikeleh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yumit. Ve hüve hayyün la yemutü biyedihil hayr. Ve hüve ala külli şey'in kadir. 11 İstiğfarı şerif, 11 Salavatı şerife okunup dua yapılır. Duada, geçmiş senenin günahlarının affı ve yeni seneye günahsız girmek için iltica edilir. MUHARREM'İN 1. VE 10. GÜNLERİNDE OKUNACAK DU Muharrem ayının ilk günü aşağıdaki duayı üç sefer okuyanın, gelecek Muharrem ayına kadar tüm belalardan emin olacağı, Aşure Günü "Muharremin 10. Günü" üç sefer okuyanınsa, ölümden de emin olacağı; şundan dolayı o sene öleceği takdir edilmiş olana, bu duayı okumak kısmet olmayacağı bildirilmiştir. "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Allah Efendimiz Muhammed'e âline ve ashâbına salât u selâm eylesin! Allah'ım! Sen ebedîsin, Kadîm'sin, Evvel'sin. Fazl u ihsânın çok yücedir. Her şeyi kaplayan ve her şeyin sığınağı olan cömertliğin çok yücedir. Yeni yıl gelmiş bulunuyor. Bu sene içinde bizi şeytandan, onun dostlarından ve ordularından korumanı istiyoruz. Şu dâimâ kötülüğü emreden nefse karşı yardımını istiyoruz. Sana yaklaştıracak şeylerle meşgul olabilmem için yardımını istiyorum, ey Celâl ve İkrâm Sâhibi olan Allah'ım! Allah, ümmî nebî Efendimiz Muhammed'e, âline, mübarek ve temiz ashâbına salât eylesin! Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." MUHARREM AYI İBADETLERİ Bu mübarek günlerde namaz kılmak oldukça önemlidir. Kur'an okuyup Kur'an'ı anlamak, zikir ve salavat getirmek önemlidir. Bu ayın başında, sonunda ve ortasında yani 13, 14, 15. günlerinde ya da 9, 10 veya 10, 11. günlerinde oruç tutulabilir. Ramazan ayı sonrası en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur. MUHARREM AYI NE ZAMAN BİTİYOR? Bu yıl Ağustos ayına denk gelen Hicri ay Muharrem, haram aylar arasında yer alıyor. 4 haram ayın ilki olan Muharrem ayı 2022 yılında 30 Temmuz 2022 Cumartesi günü başlayacak. Hicri yılbaşı olarak sayılan Muharrem ayı başlangıcı Müslümanlar için de başlangıç olacak. 30 Temmuz günü başlayan ay 27 Ağustos 2022 Cumartesi günü sona erecek. MUHARREM AYINA ÖZGÜ NAMAZ VAR MI? Mübarek gün ve gecelerde farz, vacip hükmünde bağlayıcı özel bir ibadet şekli yoktur. Sahih kaynaklarda Muharrem ayına özel bir nafile namazın olduğuna dair herhangi bir rivayet mevcut değildir. Mübarek gün ve gecelerde kaza namazları olanların öncelikle kaza namazlarını kılmaları uygun olur. Ayrıca Kur'an okumak ve anlamak, dinî eserlerden istifade etmek, zikir ve salavatla meşgul olmak da unutulmamalıdır. Muharrem ayı içerisinde oruç tutmak ise, müstehabtır. Bu ayın başında, sonunda veya ortasında yani 13, 14, 15'inci günlerinde ya da 9, 10 veya 10 ve 11'inci günlerinde oruç tutulabilir. Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuşlardır "Ramazan orucu dışında en faziletli oruç, Allah'ın ayı Muharremde tutulan oruçtur. Farzlar dışında en faziletli namaz da gece namazıdır." Müslim, Sıyâm, 202-203; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Salât, 212; Nesâî, Kıyâmü'l-leyl, 6 Muharrem ayının onuncu gününe de, âşûrâ günü denmektedir. Resûlullah "Âşûrâ günü orucunun önceki yılın küçük günahlarına keffâret olacağını umarım." Tirmizî, Savm, 48 buyurarak, ümmetine bu günde oruç tutmayı tavsiye etmişlerdir. Âşûrâ günü oruç tutmakla ilgili olarak İbn Abbâs şöyle anlatıyor "Resûlullah Medine'ye gelince, Yahûdilerin âşûre günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara, 'Bu da ne niçin oruç tutuyorsunuz?' diye sordu. 'Bu, salih hayırlı bir gündür. Allah, o günde İsrâiloğullarını düşmanlarından kurtardı. Şükür olarak Mûsâ o gün oruç tuttu.' dediler. Resûlullah da, 'Ben Mûsâ'ya sizden daha yakınım' buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti." Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm 127; Ebû Dâvûd, Savm, 65 Hz. Peygamber döneminde Yahûdiler sadece Muharrem ayının 10. âşûrâ gününde oruç tuttuklarından, onlarınkine benzememesi için öncesine veya sonuna bir gün ilave edilerek oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Bazı rivayetlerde ise bir öncesine ve bir sonrasına ilave ederek üç gün oruç tutulmasını tavsiye etmiştir Müttekî, Kenzü'l-ummâl, VIII, 570. Bu nedenle âşûrâ günü oruç tutulurken önemli olan âşûrâ gününü yalnız tutmamaktır. Bir önceki veya sonraki günü ilaveyle iki gün oruç tutulabileceği gibi her ikisini de ilave ederek üç gün de tutulabilir. Muhyiddin Arabi İnsan; Allah'ın bütün sıfat ve yetkinliklerini yansıtan ayna hatta Allah'ın kendisi denmeye layıktır. *Büyük İnsan el insan-el kebir; İnsanda Allah tezahür etmiştir. Melekler ise bu "suret"in yani büyük insanın yani alemin "güç"lerinden bazılarıdır. *Yetkin insanın kalbi; külli kelamın hakikatlerin hakikati tezahür yeridir. Yetkin insan hakikatle doğrudan doğruya irtibat halindedir ve onunla külli ve cüzinin asli birliği gerçekleşir. *İnsan; Allah ile kendi birliğini idrak etmedikçe yetkin değildir. Herkes bu anlamda sadece "kuvve" halinde bir küçük alemdir. Yetkin insan ise fiil halinde bir küçük alemdir, çünkü Allah'ın bütün sıfatlarını fiili ortaya koyar. [FONT=Tahoma,Verdana,Arial,Helvetica]Küçük alem olarak Yetkin İnsan Yetkin insan; Hakikatin iç ve dış yönleridir. Yetkin insan; Hakikatin yani Allah ile alemin küçültülmüş bir suretidir. Yetkin insanın zat'ı, ilahi zat'ın bir halidir. Onun cismi külli cismin el-arş bir halidir. Onun bilgisi, ilahi bilginin bir yansımasıdır. Yetkin insanın kalbi, Kabe'nin gökteki örneğine tekabül eder el-Beyt el-ma'mur. Onun ruhi melekeleri meleklere tekabül eder[/FONT] [FONT=Tahoma,Verdana,Arial,Helvetica]Alemin sebebi olarak Yetkin İnsan *Kendisinde ve kendisiyle kendisine bilinmek üzere suretlerde ve her şeyin üstünde şeylerde tezahür eden "Bir"in, bu ezeli kendi güzellik ve yetkinliklerini seyretme aşkı, en tam tahakkukunu onun tek bilicisi olan ve sıfatlarını mükemmel olarak ortaya koyan yetkin insanda bulmuştur. [/FONT] [FONT=Tahoma,Verdana,Arial,Helvetica]Yetkin insan, onu bütün şüphelerin ötesinde bilir. Onun Allah'a nispeti oranı ne ise, gözbebeğinin bedeni göze nispeti de odur ve onunla Allah yarattıklarını seyreder ve onlara rahmet gönderir yani onları yaratır. Çünkü yaratışın hedefi yalnız yetkin insanda gerçekleşir. İnsan yetkin insan olmasaydı yaratış amaçsız olacaktı. Çünkü Allah bilinmemiş olacaktı[/FONT] [FONT=Tahoma,Verdana,Arial,Helvetica]*İnsana ihtimam özen gösteren kimse, Allah'a ihtimam göstermiş olur. *İnsan türünün korunmasının dini bağlılıktan çok daha fazla gözetilmeye hakkı vardır.[/FONT] [FONT=Tahoma,Verdana,Arial,Helvetica]Yetkin insan; Alemin yaradılış nedeni olduğu gibi, alemin koruyucusudur da. " Yetkin insan oldukça, alem durumunu sürdürür. " Yetkin insan artık bir insan ya da bir suret değil, külli ilke, Allah'ın kendisidir.[/FONT] [FONT=Tahoma,Verdana,Arial,Helvetica]*Her şey bir kelimetullah olduğu için her şey gücünü ve bilgisini kelamdan alan bir "kelam"dır. Çünkü bütün eşya hem "zihin"de hem de kelamın "zat"ında bulunmaktadır.[/FONT] Error 522 Ray ID 7383e6d7be069001 • 2022-08-09 222455 UTC FrankfurtCloudflare Working Error What happened? The initial connection between Cloudflare's network and the origin web server timed out. As a result, the web page can not be displayed. What can I do? If you're a visitor of this website Please try again in a few minutes. If you're the owner of this website Contact your hosting provider letting them know your web server is not completing requests. An Error 522 means that the request was able to connect to your web server, but that the request didn't finish. The most likely cause is that something on your server is hogging resources. Additional troubleshooting information here. Cloudflare Ray ID 7383e6d7be069001 • Your IP • Performance & security by Cloudflare KÜNYE HAKKIMIZDA HARİTA YASAL ARA İLETİŞİM ANASAYFA İSLAM Allah’ın İsim ve Sıfatları Kısaca Allah’ın isim ve sıfatları nelerdir? Allah’a atfedilen İsmi Azam nedir? Esma-i Hüsna ne demektir? Allah’ın isimleri ve anlamları...Müminin Allah'ı tanıması amacıyla ilâhî zâtı nitelendiren kavramlara isim veya sıfat denilir. Hay diri, alîm bilen, hâlik yaratan gibi dil açısından sıfat kalıbında olan kelimeler isim kabul edilirken, bunların masdarlarını oluşturan ve Allah'ın zâtına nisbet edilen kavramlar sıfat olarak değerlendirilir. Yüce Allah’a atfedilen isimler... 1. “ALLAH” ÖZEL İSMİ Kendisine ibadet edilen yüce varlığın özel ismidir. Özel isimler diğer dillere tercüme edilemezler. Hatta Arapça olan bir başka kelimenin onun yerini tutması da mümkün değildir. Bu sebeple bilginler ister Arapça olsun, ister diğer herhangi bir dilden olsun, başka bir kelimenin “Allah” isminin yerini tutamayacağı konusunda fikir birliği içindedirler. Ancak Kur’an’da, Allah kelimesinin işaret ettiği zât için ilâh, mevlâ, rab gibi isimler de kullanılmıştır. Bu sebeple Farsça’daki Hüda ve Yezdân, Türkçe'deki Tanrı ve Çalab... gibi isimler her ne kadar Allah özel isminin yerine geçmezse de ilâh, mevlâ, rab gibi âyet ve hadislerde geçen Allah'ın diğer isimlerinin yerine kullanılabilir. 2. İSM-İ A’ZAM Bu tamlama, sözlükte “en büyük isim” anlamına gelmektedir. Terim olarak Allah’ın en güzel isimleri içerisinde yer alan bazı isimleri için kullanılmıştır. Bir grup İslâm âlimi, Allah’ın isimlerinin hepsinin eşit derecede büyük ve üstün olduğunu söylemiş, birini diğerlerinden ayırmamışlardır. Bir grup ise hadisleri göz önünde bulundurarak, bazı isimlerin diğerlerinden daha büyük ve faziletli olduğu görüşünü benimsemişlerdir. Hz. Peygamber’in bazı hadislerinde İsm-i A’zam’dan bahsedilmekte, bu isimle dua edildiği zaman, duanın mutlaka kabul edileceği bildirilmektedir. bk. Ebû Dâvûd, “Vitr”, 23; Tirmizî, “Daavât”, 64, 65, 100; Nesâî, “Sehv”, 58; İbn Mâce, “Duâ”, 9, 10 Fakat Allah’ın en büyük isminin hangisi olduğunu kesin olarak belirlemek mümkün değildir. Çünkü bu hadislerin bir kısmında Allah ismi, bir kısmında ise rahmân, rahîm esirgeyen, bağışlayan, el-hayyü'l-kayyûm diri ve her şeyi ayakta tutan, zü’l-celâli ve’l-ikrâm ululuk ve ikram sahibi isimleri Allah’ın en büyük ismi olarak belirtilmektedir. 3. ESMÂ-İ HÜSN İsmin çoğulu olan esmâ kelimesi ile, “en güzel” anlamındaki hüsnâ kelimesinin oluşturduğu bir sıfat tamlaması olan Esmâ-i Hüsnâ el-Esmâü'l- Hüsnâ, yüce Allah'ın bütün isimleri için kullanılan bir terimdir. “Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur" Tâhâ 20/8, “...En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şanını yüceltmektedirler. O galiptir, hikmet sahibidir.” el-Haşr 52/24 meâlindeki âyetlerde de ifade edildiği gibi en güzel isimler Allah’a mahsustur. Çünkü bütün kemal ve yetkinliklerin sahibi O'dur. O’nun isimleri en yüce ve mutlak üstünlük ifade eden kutsal kavramlardır. Allah’ın isimlerine Esmâ-i İlâhiyye de denilir. Allah Teâlâ'nın Kur'an'da ve sahih hadislerde geçen pek çok ismi vardır. Kul bu isimleri öğrenerek Allah'ı tanır, O'nu sever ve gerçek kul olur. Kur’an’da “En güzel isimler Allah’ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin..." el-Arâf 7/180 buyurularak, Esmâ-i Hüsnâ ile dua ve niyazda bulunulması emredilmiştir. Esmâ-i Hüsnâ’nın birden fazla olması, işaret ettiği zâtın birden çok olmasını gerektirmez, bütün isimler o tek zâta delâlet ederler “De ki İster Allah deyin, ister rahmân deyin, hangisini deseniz olur..." el-İsrâ 17/110 Allah’ın 99 İsmi Hz. Peygamber bir hadislerinde, yüce Allah’ın 99 isminin bulunduğunu, bu isimleri sayan ve ezberleyen kimselerin cennete gireceğini haber vermiştir. Buhârî, “Daavât”, 68; “Tevhîd”, 12; Müslim, “Zikr”, 2; Tirmizî, “Daavât”, 82 Hadislerde geçen “saymak” ihsâ ve “ezberlemek” hıfz ile maksat Allah’ı güzel isimleriyle tanımak ve O’na iman, ibadet ve itat etmektir. Allah’ın isim ve sıfatları 99 isimden ibaret değildir. Allah’ın âyet ve hadislerde geçen başka isimleri de vardır. Hadiste 99 sayısının zikredilmesi, sınırlama anlamına değil, bu isimlerin Allah'ın en meşhur isimleri olması sebebiyledir. Allah’ın İsimleri ve Anlamları Tirmizî ve İbn Mâce'nin rivayet ettikleri bir hadiste bu doksan dokuz isim tek tek sayılmıştır. Tirmizî, “Daavât”, 82; İbn Mâce, “Duâ”, 10 Bu isimler şunlardır Allah, Rahmân esirgeyen, Rahîm bağışlayan, Melik buyrukları tutulan, Kuddûs noksanlıklardan arınmış, Selâm yaratıklarını selâmette kılan, Mü'min inananları güvenlikte kılan, Müheymin hükmü altına alan, Azîz ulu, galip, Cebbâr dilediğini zorla yaptırma gücüne sahip olan, Mütekebbir yegâne büyük, Hâlik yaratıcı, Bârî eksiksiz yaratan, Musavvir her şeye şekil veren, Gaffâr günahları örtücü, mağfireti bol, Kahhâr isyankârları kahreden, Vehhâb karşılıksız veren, Rezzâk rızıklandıran, Fettâh hayır kapılarını açan, Alîm her şeyi bilen, Kabız ruhları kabzeden, can alan, Bâsıt rızkı genişleten, ömürleri uzatan, Hâfıd kâfirleri alçaltan, Râfi müminleri yükselten, Muiz yücelten, aziz kılan, Müzil değersiz kılan, Semî işiten, Basîr gören, Hakem hükmedici, iyiyi kötüden ayırt edici, Adl adaletli, Latîf kullarına lutfeden, Habîr her şeyden haberdar, Halîm yumuşaklık sahibi, Azîm azametli olan, Gafûr çok affedici, Şekûr az amele bile çok sevap veren, Alî yüce, yüceltici, Kebîr büyük, Hafîz koruyucu, Muhît kuşatan, Rezzâk rızıklarını yaratıcı, Hasîb hesaba çeken, Celîl yücelik sıfatları bulunan, Kerîm çok cömert, Rakýb gözeten, Mücîb duaları kabul eden, Vâsi ilmi ve rahmeti geniş, Hakîm hikmet sahibi, Vedûd müminleri seven, Mecîd şerefi yüksek, Bâis öldükten sonra dirilten ve peygamber gönderen, Şehîd her şeye şahit olan, Hak hakkın kendisi, Vekîl kulların işlerini yerine getiren, Kavî güçlü, kuvvetli, Metîn güçlü, kudretli, Velî müminlere dost ve yardımcı, Hamîd övgüye lâyık, Muhsî her şeyi sayan, bilen, Mübdî her şeyi yokluktan çıkaran, Muîd öldürüp yeniden dirilten, Muhyî hayat veren, dirilten, Mümît öldüren, Hay diri, Kayyûm her şeyi ayakta tutan, Vâcid istediğini istediği anda bulan, Mâcid şanı yüce ve keremi çok, Vâhid bir, Samed muhtaç olmayan, Kadir kudret sahibi, Muktedir her şeye gücü yeten, Mukaddim istediğini öne alan, Muahhir geri bırakan, Evvel başlangıcı olmayan, Âhir sonu olmayan, Zâhir varlığı açık olan, Bâtın zât ve mahiyeti gizli olan, Vâlî sahip, Müteâlî noksanlıklardan yüce, Ber iyiliği çok, Tevvâb tövbeleri kabul edici, Müntakim âsilerden intikam alan, Afüv affedici, Raûf şefkati çok, Mâlikü'l-mülk mülkün gerçek sahibi, Zü'l-celâli ve'l-ikrâm ululuk ve ikram sahibi, Muksit adaletli, Câmi birbirine zıt şeyleri bir araya getirebilen, Ganî zengin, kimseye muhtaç olmayan, Muğnî dilediğini muhtaç olmaktan kurtaran, Mâni istediği şeylere engel olan, Zâr dilediğini zarara sokan, Nâfi dilediğine fayda veren, Nûr aydınlatan, Hâdî hidayete erdiren, Bedî çok güzel yaratan, Bâki varlığı sürekli olan, Vâris mülkün gerçek sahibi, Reşîd yol gösterici, Sabûr çok sabırlı. Allah’ın isimleri konusundaki temel dayanak vahiy olduğu için, bu isimler insanlar tarafından değiştirilemez. Âyet ve hadisler Allah’ı nasıl isimlendirmiş ise öyle isimlendirmek gerekir. 4. ALLAH’IN SIFATLARI Allah Teâlâ’ya iman etmek demek, O'nun yüce varlığı hakkında vâcip ve zorunlu olan kemal ve yetkinlik sıfatlarıyla, câiz sıfatları bilip, öylece inanmak, zâtını noksan sıfatlardan yüce ve uzak tutmaktır. Allah, şanına lâyık olan bütün kemal sıfatlarıyla nitelenmiş ve noksan sıfatlardan münezzehtir. Allah Teâlâ’nın sıfatlarının hepsi ezelî ve ebedî sıfatlardır. O'nun sıfatlarının başlangıcı ve sonu yoktur. Allah’ın sıfatları, yaratıkların sıfatlarına benzemez. Her ne kadar isimlendirmede bir benzerlik varsa da Allah'ın ilmi, iradesi, hayatı, kelâmı; bizim, ilim, irade, hayat ve kelâmımıza benzemez. Biz, Allah’ın zâtını ve mahiyetini bilemediğimiz ve kavrayamadığımız için O’nu isim ve sıfatlarıyla tanırız. Kur'ân-ı Kerîm “Onu gözler idrak edemez. Fakat O, gözleri idrak eder. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” el-Enâm 6/103 buyurarak, Allah'ın zâtını idrak etmenin, mahiyetini bilmenin imkânsız olduğunu açıklamıştır. Hz. Peygamber de bu konuda şöyle buyurmuştur “Allah’ın yaratıkları hakkında düşününüz. Fakat Allah’ın zâtı hakkında düşünmeyiniz. Gerçekten siz buna hiç güç yetiremezsiniz.” Süyûtî, el-Câmiu's-sag¢r, I, 132; Aclûnî, Keşfü'l-hafâ, I, 311 Yüce Allah’ın varlığı zorunlu ve vâcip olan sıfatları iki gruba ayrılır Zâtî sıfatlar, sübûtî sıfatlar. ALLAH’IN ZÂTÎ SIFATLARI ALLAH’IN SÜBÛTÎ SIFATLARI Kaynak İslam İlmihali 1, TDV Yayınları İslam ve İhsan PAYLAŞ İslam ve İhsan İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de “Allâh katında dîn İslâm’dır …” Âl-i İmrân, 19 buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan böyle bir dîn aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” Âl-i İmrân, 85 ... Peygamber Efendimiz Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret hac etmendir” buyurdular. “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular. İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16 Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” Muvatta’, Kader, 3. Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir. Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307 Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” er-Rad, 28 Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir. İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal ilm-i hâl sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır. İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz. Erkam Medya © islam&ihsan 2013 - 2022 altında yayınlanan yazıların tüm hakları mahfuzdur. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi yazıların tamamı izinsiz kullanılamaz. Allah'ın İsimleri Sayısı Allah’ın üç bin veya yedi bin ismi olduğu söyleniyor. 99 isminden ayrı olarak “Hannân, Mennân” gibi 99 olmayan ve bilinen isimler nelerdir ve faziletleri nelerdir? Değerli kardeşim, Allah’ın isimleri bildiğiniz gibi Allah dendiği zaman aklımıza üç veya dört mesele gelir 1- Allah’ın Zatı, 2-Allah’ın sıfatları, 3-Allah’ın şe’ni, 4-Allah’ın isimleri. Allah’ın isimleri de kendi içinde a Allah ism-i hassı, yani ism-i zatı, b İsm-i A’zamlar, c Esma-ül Hüsna’ki Kur’an’da geçen isimleridir, d Esma-i ilâhiye’dir ki Kur’an’da geçmeyen, sair semavî kitap ve suhuflarda geçen isimlerdir, e Cenab-ı Hakkın hiçbir Peygambere bildirmediği, hatta Efendimiz Hz. Muhammed’de sas bildirmediği, kendi zatında kenz olarak sakladığı, tecelliyâtını veya temessülâtını! ancak Cennette görebileceğimiz Allah isimleri vardır. Allah’ı şöyle tarif etmişlerdir “Allah esmasıyla malum, sıfatlarıyla muhat, zatı ile mevcud-u meçhul olan bir zat-ı Ecell-i A’lâ’dır.“ Demek ki Allah’ın Zatı var. Sıfatları var. İsimleri vardır. Ve lillâhi meselü’l A’lâ; Benim zatım var, Zatıma bağlı kabiliyetlerim var, Kabiliyetimden fiilerim, fiilerimden de bir kısım san’atlar meydana geliyor. San’atların çeşitlerine göre bana bazı isimler veriliyor. İyi yazı yazınca Kâtip veya Hattat, iyi bir heykel yapınca Heykeltıraş vs. gibi… İşte bunun gibi misaller Allah içindir. Allah’ın zatı var, mevcud-u meçhuldür. Bizdeki kabiliyetler mesabesin de sıfatları var. O bizler için hayret ve şaşkınlık makamıdır. Biz, bizdeki kabiliyetleri kullandığımız zaman bazı fiillerimiz meydana geldiği gibi Allah’ın sıfatlarından da şe’n-ilâhî veya Şuunât-ı İlâhiye meydana gelir. Fiillerimizin sonunda meydana gelen san’atlar ve o san’atlara göre isimler meydana geldiği gibi, Şuunât-ı İlahiyenin tecellisinden de âlemde san’atlı varlıklar meydana gelir. O sanatlara göre de Allah’a isimler verilir. Bizden bir farkı var ki, Allah kendi isimlerini kendisine kendi verir. Allah Kur’anın da isimleriyle kendisini bize tanıtır. Zatı bizler için mevcud-u meçhuldür. Kur’an-ı Kerim’de geçen Allah’ın isimleri Allah’ın Efendimize bildirdiği isimleri içindeki güzel isimleridir. A’raf, 180, İsra, 110, Taha, 8, Haşr, 24 ayetlerinde El Esma-ül Hüsna ifadeleri vardır. En güzel isimler manasındaki “Esma-ül Hüsna” fadesi, dini literatürde bilhassa Allah’ü Teâlânın isimleri için kullanılır. Bu isimlerin bazıları, zat bazıları da sıfat ismidir. Allah ismi bunların hepsini toplayan zat ismi, diğerleri sıfat ismidir. Rahman, sıfat ismi olmakla beraber, Allah’tan başkasına verilmeyen hususî bir isimdir. Sıfatlar; zatiye, fiiliyye ve maneviye olmak üzere üç kısma ayrılır. Zati sıfatlar, Allah’ın zatından ayrılmayan sıfatlardır ve iki kısma ayrılır 1-Sıfat-ı Selbiyye, 2-Sıfat-ı Sûbutiyye’dir. Netice itibariyle Allah’ın zatı bir, esma-ül hüsnâsı çoktur. İbn-ü Kesir tefsirinde demiştir ki “Esma-ül hüsnâ”nın doksan dokuzla sınırlı olmadığına Ahmed b. Hanbel’in “Müsned”inde senediyle Abdullah b. Mesud’dan rivayet ettiği hadiste delâlet etmektedir. Abdullah b. Mes’ud dedi ki; “Resûlullah buyurdu ki; “Herhangi bir Müslüman bir merak veya üzüntüye düşer de“ Allah’ım ben senin kulunum, kulunun ve cariyenin oğluyum. Perçemim senin elinde kudretinde hükmün geçerlidir, hakkımdaki kaza’n adalettir. Senin kendine isim verdiğin veya kitabında indirdiğin yahut yarattıklarından birine bildirdiğin veya katında gayb ilminde kendine tahsis ettiğin bir isimle senden dilerim ki Kur’an’ı kalbimin baharı, üzüntümün cilâsı, keder ve tasamın giderilmesi için vesile kılasın derse, herhalde Allah teâlâ onun merakını giderir, üzüntüsünün yerine ferahlık verir. Bunun üzerine orda bulunanlar dediler ki; “Yâ Resûlullah! Bu kelimeleri ögrenelim mi? Resûlullah da, “Evet bunları işiten her kimsenin öğrenmesi gerekir.” Yine İmam-ı Beyhâki muttasıl bir senedle Hz. Aişe ra den şöyle bir rivayet nakletmiştir Hz. Aişe Peygamber’e sas “Yâ Resûlullah! Allah-ü Teâlâ’nın kendisine dua edildiği zaman kabul buyurduğu ismini bana öğret” demişti. Resûlullah da, ona, “Kalk abdest al, mescide gir, iki rekât namaz kıl, sonrada dua et ben dinleyim.“ buyurdu. O da öyle yaptı, sonra dua için oturduğunda, Hz. Peygamber sas, “Allah’ım onu muvaffak kıl, “ dedi. Hz. Aişe de şöyle dua etti “Ey Allah’ım bildiğimiz ve bilmediğimiz güzel isimlerin hepsiyle ve bir kimsenin kendisiyle sana dua ettiği zaman hoşlandığın ve yine kendisiyle istediği vakit verdiğin en yüce isimle Sen’den istiyorum.” Bu hadislerdeki dualardan anlaşılıyor ki, Allah-ü Teâlânın kitabında zikretmediği ve hiçbir kimseye hatta Efendimiz’e sas de bildirmediği, gayb ilminde yalnız kendisinin bildiği isimleri vardır. Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın güzel isimleriyle alakalı “En güzel isimler Allah'ındır. Allah'a bu isimlerle dua ediniz.” buyurulur. Bu âyet, Cenab-ı Hakk'ın birçok isimlerinin bulunduğuna işaret etmektedir. Her birisi güzel ve ulvî mânâlar ihtiva eden bu yüce isimlere "güzel isimler" mânâsında "Esmâ-i Hüsnâ" denilmektedir. Cenab-ı Hakk'ın isimlerinin tamamı kesin olarak bilinmemektedir. Bazı âlimler Esmâ-i Hüsnânın bin kadar olduğunu beyan Nitekim, Peygamberimiz Cevşenü'l Kebîr isimli hususî duasında Rabbine bin bir isim ve sıfatla niyaz etmektedir. Allah’ın dört bin isminin olduğunu söyleyen alimler olduğu gibi2 Allah’ın beş bin kadar isminin olduğunu söyleyenler de Anlaşılıyor ki Allah’ın isimleri, Akif’in ifadesiyle de nâmütenahidir; “Halıkın nâmütenahi adı var, en başı Hakk, Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak Hani, Ashab-ı Kiram, ayrılalım, derlerken Mutlaka "sure-i Vel-Asrı" okurmuş bu neden?” Kur’ân-ı Kerîm’de geçen 99 esma-ü Hüsna şunlardır; “Allah, Rahman, Rahim, El-Meliku'l-Kuddûsu, es-Selâmu, el-Mü'minu, el-Müheyminu, el-Azîzu, el-Cebbâru, el-Mütekebbiru, el-Hâliku, el-Bâriu, el-Musavviru, el-Gaffâru, el-Kahhâru, el-Vehhâbu, er-Rezzâku, el-Fettâhu, el-Alîmu, el-Kâbizu, el-Bâsitu, el-Hâfidu, er-Râfiu, el-Muizzu, el-Müzillu, es-Semîu, el-Basîru, el-Hakemu, el-Adlu, el-Latîfu, el-Habîru, el-Halîmu, el-Azîmu, el-Gafûru, eş-Şekûru, el-Aliyyu, eI-Kebîru, el-Hafîzu, el-Mukîtu, el-Hasîbu, el-Celîlu, el-Kerîmu, er-Rakîbu, el-Mucîbu, el-Vâsiu, el-Hakîmu, el-Vedûdu, el-Mecîdu, el-Bâisu, eş-Şehîdu, el-Hakku, el-Vekîlu, el-Kaviyyu, el-Metînu, el-Veliyyu, el-Hamîdu, el-Muhsî, el-Mubdiu, el-Muîdu, el-Muhyi, el-Mümîtu, el-Hayyu, el-Kayyûmu, el-Vâcidu, el-Mâcidu, el-Vâhidu, el-Ahadu, es-Samedu, el-Kâdiru, el-Muktediru, el-Muahhiru, el-Evvelu, el-Âhiru, ez-Zâhiru, el-Bâtinu, el-Vâli, el-Müte'âli, el-Berru, et-Tevvâbu, el-Müntekimu, el-Afuvvu, er-Raûfu, Mâliku'l-Mülki, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksitu, el-Câmiu, el-Ganiyyu, el-Muğnî, el-Mâni', ed-Dârru, en-Nâfiu, en-Nûru, el-Hâdî, el-Bedîu, el-Bâki, el-Vârisu, er-Reşîdu es-Sâbüru.”4 Bizlerin esma-ü hüsna’dan diyerek söylediğimiz “el-Hannân, el-Mennân, eş-Şafi, el-Kâfi, Sadıka’l Vaad” gibi 23 kadar isim, Allah’ın isimlerinden olduğu halde, hadis-i şerifte geçen 99 isim içerisinde bulunmamaktadır. Bunların 99 isim içerisinde bulunmamaları, onların esma-ü hüsna içinde olmadığı anlamına gelmez. Yukarıda aktardığımız, İbn-i Kesir kaynaklı ifadeden de Allah’ın isimleri 99 tane değil, çok daha fazladır. Eski hocalarımız “Tevrat’ta 300, Zebur’da 300, İncil’de 300, Kur’ân’da 99 esmâ ile müsemme ey Allah’ım…” diyerek dua ederlerdi. Bir de Allah ism-i camisini eklersek bin tane yapar. Zaten cevşenül kebir’de de bin isimden söz edilmektedir. Ayet-i kerimelerde geçmediği halde Şâfi gibi, Hannân, Mennân vb. isimler Efendimiz’in sav dualarında ve nidalarında vardır. Bunlar ümmete mal olmuş, ümmet tarafından da asırlardan beri zikredile gelmiştir. El-Hannân; “Çok ağlamak, inlemek, özlemek, merhamet etmek, şefkatli olmak anlamındaki "h-n-n" kökünden türeyen hannân çok merhametli, kendisinden yüz çevirene yönelip iltifat eden, açık yol ve özleyen demektir.” El-Mennân; "Birine nimet vermek, iyilik yapmak ve yaptığı iyiliği başa kakmak" anlamındaki "m-n-n" kökünden türeyen mennân; Allah'ın güzel isimlerinden biri olup, İbn Mâce'nin rivâyet ettiği bir hadiste geçmiştir. Mennân, Allah'ın kullarına olan ihsanının çokluğunu ve sayısız nimetler verdiğini ifade eder. Allah'ın bu vasfı Kur'ân'da "menne - yemünnü" fiiliyle ifade edilmiştir "...Allah, kullarından dilediğine nimetini lütfeder yemünnü..."5 "Allah, mü'minlere büyük lütufta bulundu. Zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara kendi içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, kendilerini temizleyen ve kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi."6 Ayetlerden de anlaşılacağı üzere Allah'ın mennân vasfı, kullarına maddî ve manevî nimetleri veren anlamını ifade etmektedir. Bu soru cevap sütununda esma-ü hüsnanın ve diğer sünnetten gelen Allah’ın isimlerinin manalarını genişçe anlatabilmem mümkün değildir. Bu hususta esma-ü hüsna ile alakalı yazılmış pek çok kitap vardır. Onları okumanızı tavsiye ederim. Sorduğunuz için teşekkür eder, esmasıyla malum, sıfatlarıyla muhat, zatıyla mevcud-u meçhul olan Hz. Allah’a emanet ederim. Necdet İçel 1. İbn Kesir, Alusî, Araf suresi, 180. ayetin tefsiri 2. Alusî, Araf suresi, 180. ayetin tefsiri 3. İbn Kesir, Fatiha suresinin tefsiri 4. Tirmizî, Daavât 87, 3502. 5. İbrâhim; 11 6. Âl-i İmrân; 164 Hıfzı lisan, Selametül insan..

allah ın 1001 ismi nelerdir