BöbrekKanseri Ameliyatı. You are here: Böbrek kanserinde temelde iki tip ameliyat söz konusudur. 1. ”Radikal” olarak, bütün böbreğin çevresinde onu saran yağ dokusu ve zarlarla birlikte çıkartılması, yani radikal nefrektomi. 2. Kısmi olarak sadece tümör kısmının çıkartılarak sağlam böbrek kısmının korunduğu
Böbreküstü bezi kanseri Bordo gelinlik Bordo gelinlikSearch for 5 katlı bina kaç metredir with Ecosia and the ad revenue from your searches helps us green the desert . Ecosia is the search engine that plants trees.
Fast Money. Yazar Ömer Demir • Ürolog • 3 Ekim 2020 • Yorumlar Böbreküstü bezleri, böbreklerin üzerinde bulunan iki küçük organdır. Böbreküstü bezleri hormon ürettikleri için endokrin bezler olarak bilinir. Bu hormonlar kan basıncının, kandaki kimyasal seviyelerin, vücutta su kullanımının, glikoz kullanımının ve stres zamanlarında stresle başa çıkma reaksiyonunun kontrolünde rol oynar. Bu adrenal hormonlar arasında kortizol, aldosteron, adrenalin hormonları - epinefrin ve norepinefrin - ve vücudun seks hormonlarının östrojen ve androjenler küçük bir kısmı bulunur. Böbreküstü bezi hastalıkları nispeten nadirdir. Böbreküstü bezi problemi olan hastalar, bezin anormal aşırı hormon üretimiyle ilgili çeşitli semptomlara sahip olabilir. Fazla hormon üretimiyle ilişkili adrenal tümörler arasında feokromositomalar, aldosteron üreten tümörler ve kortizol üreten tümörler bulunur. Böbreküstü bezi tümörlerinin cerrahi olarak çıkarılması yalnızca şu durumlarda gereklidir Tümörün aşırı hormon ürettiği tespit edildiyse Boyut olarak büyükse çapı 5 santimetreden fazla Tümörün kötü huylu olabileceğine dair bir şüphe varsa. Böbreküstü bezi kanserleri adrenal kortikal kanser, genellikle tanı anında çok büyük olan nadir tümörlerdir. Böbreküstü Bezi Tümörlerinde Tedavi Önde gelen uluslararası tıp derneklerince kanser özelliği gösteren veya aşırı hormon salgılayan böbreküstü bezi kitleleri ve böbrek üstü bezine başka kanserlerden yayılım metastaz olduğunda önerilen tedavisi ameliyatla kitlenin alınmasıdır. Ameliyat tekniği kitlenin büyüklüğü ve hasta özelliklerine göre belirlenmekle birlikte açık veya laparoskopik yöntemle yapılabilmektedir. Amerika Gastroenteroloji ve Endokrin Cerrahlar Derneği SAGES bazı özel durumlar dışında böbreküstü bezinin minimal invaziv yöntemlerle yapılmasını önermektedir. Gerek laparoskopik gerek açık ameliyat sonrası böbreküstü bezi hastalığının tedavisi konusunda başarı oranları oldukça yüksektir. Ameliyat sonrası iyileşme ve hastaların yaşayacağı olası sorunlar ameliyat tekniğine, hasta özelliklerine ve böbreküstü bezinin primer hastalığına göre değişmektedir. Hastanın takibi ameliyatla alınan böbreküstü bezinin patolojik değerlendirmesinin sonucuna göre doktoru tarafından belirlenir. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
[Toplam 15 Ortalama üstü bezi, böbreklerin üstünde yer alır ve üçgen biçimini andıran bir salgı bezidir. Kanseri riskli ve [gizle]1 Sürrenal tümörü nedir? Tipleri nelerdir?2 Adrenal tümörlerin çeşitleri nelerdir? 3 Böbreküstü bezi tümörlerinin belirtileri nelerdir? 4 Böbreküstü bezi tümörleri nasıl teşhis edilir?5 Adrenal Tümörlerinde Tedavi Nasıldır? Böbrek Üstü Bezi Kanseri ile tanışmadan önce böbrek üstü bezini tanıyalımBöbrek üstü bezi adrenal bez, sürrenal bez diye de adlandırılır. Her iki böbreğin üst kısmında bulunan vücudumuzun idamesi için çok önemli hormonlar salgılayan korteks ve medulla olarak iki bölümden oluşan üçgen şeklinde sarı renkli korteks dış kısmını oluştururu ve buradan kortizol aldosteron ve dehidroepiandrosteron hormonları salgılanır. Bu hormonlar metabolizmayı düzenler, vücut şekli saç büyümesi gibi vücut şekillerini kontrol eder. Adrenal medulla ise iç kısmını oluşturur ve dopamin, adrenalin ve noradrenalin gibi vücudun strese bağlı tepkilerini kontrol tümörü nedir? Tipleri nelerdir?Böbrek üstü bezinde atipik kontrolsüz çoğalan hücrelerin kitle oluşturması neticesi oluşan durumdur. İyi huylu selim, erkek, benin ya da kötü huylu kötü, dişi, habis, malin olabilir. Sürrenal tümörleri ayrıca dışarıdan yani akciğer böbrek gibi başka organların metastazı yayılması sonucu da tümörlerin çeşitleri nelerdir?Adenom dediğimiz en sık görülen tümörü iyi huyludur ve metastaz yapmaz. Korteksten kaynaklanan bu tümörler çok büyümediği sürece belirtilere neden olmaz. Genellikle başka bir nedenle çekilen ultrason ya da BT de ortaya çıkar. Bu tümörler 4 cm i geçmediği sürece tedaviye ihtiyaç duymazlar. Adrenokortikal karsinom ise korteksten kaynaklanan kötü huylu kanserlerdir Bu kanserler bazen işlevsel olur ve hormonların aşırı salınımına bağlı ciddi belirtiler adlı tümör ise adrenal medulladan kaynaklanır ve genellikle çocukluk çağı habis tümörlerindendir. Ayrıca feokromasitoma ise işlevsel sürrenal medulla tümörüdür ve habis hipertansiyon dediğimiz durumlara neden bezi tümörlerinin belirtileri nelerdir?Böbrek üstü işlevinin tümöre nedeniyle aşırı artışına bağlı olarak yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı, sinirlilik, korku, baş ağrısı, yüzde kızarıklık, aydede yüz, kilo alımı, aşırı terleme, krın çatlakları, bazen aşırı zayıflık, yüzde sivilce artışı, cinsel istek bozuklukları, sodyum potasyum değişiklikleri gibi ciddi sonuçlar bezi tümörleri nasıl teşhis edilir?İşlevsel olmayan böbrek üstü bezi tümörleri genellikle başka bir nedenle araştırma yapılırken ultrasonografi, MRI ya da BT de büyümüş kitlenin görülmesiyle ortaya çıkar. Sonra tümörün işlevsel olup olmadığına tümörlerde ise hasta hormonların fazla salınımına bağlı şikayet ve belirtilerle gelir. Hastadan iyi bir tıbbi geçmiş alınır ve ayrıntılı bir fizik muayene yapılır. Sonra sürrenale yönelik ilaçlı üst karın MRI ya da BT yapılır. İlave olarak kan hormon düzeyleri, idrar analizi yapılmalıdır. İşlevsel tümörlerde mutlaka endokrinoloji uzmanından yardım alınmalıdırAdrenal Tümörlerinde Tedavi Nasıldır?Tümör çapı 4 cm nin üzerinde ise cerrahi olarak adrenal bez ve tümörün çıkarılması gerekir. Tümör işlevsel ise öncelikle endokrioloji uzmanı ile koordineli olarak ilaç tedavisi verilmeli ve herşey kontrol edildikten sonra cerrahi tedavi laparoskopik/robotik ya da açık yapılabilir. Laparoskopi/robot ameliyatı sürrenal tümörlerinde deneyimli ellerde altın standarttır ve çok başarılıdır. Çok büyük tümörlerde ya da daha önce cerrahi geçirmiş olanlarda elbetteki açık cerrahi de uygulanabilir. İşlevsel tümörler çok yakından takip edilmelidir.
Buse ÖZEL / bozel / DHAOluşturulma Tarihi Aralık 06, 2011 1445Antalya’daki özel bir hastanede görevli Dr. Birol Say, yüksek tansiyon şikayeti olan 66 yaşındaki Durna Şahin’in böbreklerindeki, adrenalin salımı yapan kılcal damarları özel bir yöntemle yaktı. Operasyonun ardından hastanın tansiyonunu 24 saatte 22/24’den ilaçsız olarak 12/8’e yüksek tansiyon şikayeti ile hastaneye başvuran ve günde 7 tansiyon hapı kullanan Durna Şahin’i muayene eden Uzman Dr. Birol Say, hastaya 'Renal Denervasyon' tedavisi uyguladı. Dünyada 2 yıldır uygulanan yöntemle, Şahin’in böbreklerindeki adrenalin salımı yapan kılcal damarlar, özel bir cihazla yakıldı. Hastanın tansiyonu son 24 saat içerisinde 22/24’lerden 12/8’e geriledi. Operasyon sayesinde hastanın artık günde 7 yerine 1 ilaç kullanacağını belirten Dr. Say, bu yöntemin nedeni belirlenemeyen yüksek tansiyon vakalarında uygulandığını söyledi. Dr. Birol Say, şunları kaydetti"Yüksek tansiyon hastaları, duruma göre günde 3- 4 veya bu vakada olduğu gibi 7 tansiyon ilacı kullanmak durumunda. Ancak bu tedavi sayesinde ilaç kullanımı ya tamamen bitecek ya da günde 1’e inecek. Bir firmanın geliştirdiği cihaz ile hastanın böbreklerinden aşırı miktarda adrenalin salgılayan kılcal damarlar yakılarak salınım belirli bir düzeye çekiliyor. Bu sayede hastanın tansiyonu stabil seviyelere iniyor."TÜRKİYE’DE 23 MİLYON HASTADr. Birol Say, tedavinin Türkiye’de çok yeni olduğunu ’Renal Denevrasyon’ uygulanan 5’inci hastanın Durna Şahin olduğunu belirterek, "Şu an uygulama ortalama 15 bin liraya mal oluyor. Ancak cihaz geliştirildikçe ve yaygınlaştıkça daha da ucuzlayacağını düşünüyorum. Türkiye’de şu an 23 milyon ilaç kullanması gereken tansiyon hastası olduğunu biliyoruz. Bu uygulamanın yapılacağı 5 milyon hasta olduğunu düşünüyorum" diye ardından bugün taburcu olmayı bekleyen Durna Şahin ise kendini iyi hissettiğini ifade ederek, "Tansiyon ilaçlarımı dünden beri kullanmıyorum. Ama bundan sonra ne olacağını da bilmiyorum. Umarım bu tedavi beni sağlığıma kavuşturmuştur" dedi."EN İYİ TEDAVİ SOFRADAN TUZLUĞU KALDIRMAK"Türk Hipertansiyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk de bu yöntemin etkisi olabileceğini ancak büyük tansiyonu 3, küçük tansiyonu ortalama 1,5 birim düşürdüğünü ve bunun 24'lerden 12'lere düşürmesi gibi büyük bir etkisi olmayacağını belirtti. Hipertansiyonun çok farklı sebeplere dayalı olduğunu ve dolayısıyla bunun yüzde 1'den bile daha az oranda bir hasta payına uygulanabilecek tedavi yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Ertürk bu tedaviye gelene kadar nedenlerinin çok iyi araştırılması gerektiğini vurguladı. Hipertansiyon hastasının, tansiyonunun sebebibin hormonal, kullanılan bazı ilaçlar ya da böbrek hastalığı sebebiyle de olabileceğini açıklayan Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk hipertansiyon hastalarının klasik tedavi yöntemiyle yüzde 100'e yakın tedavi edilebileceğini belirtti ve "Hipertansiyon hastaları sofralarına tuzluk koymazlarsa tedaviyi büyük ölçüde kendileri yaparlar, aynı zamanda doktora gidip düzenli kontrollerini olurlarsa, beslenmelerine ve egzersizlerine dikkat ederlerse alternatif yöntemlere gerek kalmadan büyük ihtimalle tansiyonlarını düzenleyebilirler." dedi."AMELİYATLA TEDAVİ HASTALARIN YÜZDE 1'DEN BİLE AZI İÇİN GEÇERLİDİR"Yöntem ile ilgili görüşünü sorduğumu Kartal Koşuyolu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefi Dr. Mehmet Balkanay hipertansiyonu ameliyatla tedavisinin çok az sayıda hastada mümkün olacağı konusunda uyardı. Her türlü hipertansiyon hastasında bu yönteme başvurmaya kalkışmanın son derece yanlış olduğunun altını çizen Dr. Mehmet Balkanay "hipertansiyon hastalarının yüzde 90'ınının hipertansiyonunun sebebi belli değildir. Sadece yüzde 5-10 civarında bir hasta grubunda hipertansiyon ameliyatla tedavi edilebilir. Mesela bazılarında böbrek hastalığı vardır ve bunlarda ameliyatla tedavi mümkündür. Böbrek üstü bezi darlıkları nedeniyle hipertansiyonu olan hastalar genelde hipertansiyonlu olan hastaların yüzde 1'i bile değildir. Dolayısıyla bu yöntemi genellemek çok yanlıştır." dedi.
Adrenal Tümörlerde Laparoskopik Adrenalektomi Laparoskopik Adrenalektomi Böbreküstü bezinin alınması nedir? Cerrahi tedavi öncesinde böbrek üstü bezinin hastalıklarının teşhisi ve bu bozukluklara planlanan yaklaşımlar oldukça dikkatli yapılması gereken hususlardır. Adrenalektomi böbreksütü bezinin cerrahi olarak çıkartılması normalden fazla hormon salgısı yapan adrenal tümörler ve tüm şüpheli adrenal malign tümörler için uygulanır. Adrenal hastalıkların teşhisinde radyolojik olarak organın görüntülenmesindeki tekniklerde, ameliyat öncesi tedavi önlemleri ve teknolojik gelişmeler ile adrenal bezin laparoskopik olarak cerrahi tedavisi başarı ile uygulanmaktadır. Günümüzde laparoskopik cerrahi teknik adrenal bezlerin cerrahi tedavisinde artık standart” olarak kabul edilmektedir. Zira bu denli zengin ve hayati öneme sahip hormonları salgılayan önemli salgı bezleri sağ ve solda olmak üzere iki taraflı olarak vücudumuzun en derin ve korunaklı yerinde bulunmaktadır. Sağda karaciğerin altında ve sağ böbreğin üzerinde ve ana toplardamarın hemen sağ yanında yer alır. Solda ise dalağın altında sol böbreğin üzerinde ve ana atardamarın hemen solundadır. Adenom boyutu da düşünülecek olursa bu denli ufak bir oluşumun cerrahi olarak çıkartılması için açık teknikte oldukça büyük bir cerrahi kesi gerekmektedir. Ayrıca bu kesi de bile derindeki bu bezi net görmek oldukça zordur. Halbuki laparoskopik teknik ile kesi olmaksızın adrenal bez ve beraberinde adenom kitlesi delikten rahatlıkla çıkartılabilir. Ayrıca laparoskopik tekniğin sağladığı derinde yerleşmiş bir organın hem net hem de 10-20 kat büyütmeli yüksek çözünürlüklü görüntü altında cerrahisi gerçekleştirilmiş olur. Laparoskopik adrenalektominin avantajları nelerdir? Büyük bir ameliyat kesisi yerine üç ya da dört adet ufak cerrahi kesi izi Açık cerrahideki gibi cerrahi kesi yerinden fıtıklaşma riski yok Cerrahi kesi sırasında kas tabakaları ve sinirlerin kesilmesine bağlı uzun süreli kronik ağrı gelişim riski çok düşük Ameliyat sonrası dönemde daha az ağrı Kısa süreli hastanede kalma –genellikle ameliyattan sonraki 1 ya da 2. gün hastaneden çıkılmaktadır- Hızlı iyileşme ve kısa sürede günlük aktivitelere dönme Laparoskopik cerrahi adrenal hastalıkların cerrahi tedavisinde minimal cerrahi hasar ve ameliyat sonrası düşük ağrı, hızlı iyileşme sağlayıcı etkisiyle az önce de belirtildiği gizi tüm dünyada ilk adımda uygulanan standart cerrahi yaklaşım halini almıştır. Açık cerrahi özellikle 6 cm’den büyük adrenal tümörlerin cerrahi tedavisinde tercih edilebilecek iken, 10 cm’e kadar olan adrenal tümörlerde de laparoskopik cerrahi tecrübeli ellerde başarılı şekilde uygulanabilmektedir. 6 cm.’den ufak, aktif ya da inaktif adrenal tümörlerde laparoskopik adrenal cerrahisi en iyi cerrahi tedavi olarak kabul edilmektedir. Sol adrenal bezde dev kitlenin laparoskopik cerrahi ile çıkartıldığı video görüntüsü için TIKLAYIN Kısmi olarak adenomun laparoskopik yöntemle çıkartılması nedir? Bu yaklaşımda amaç iyi huylu adenom tümörü olan böbreküstü bezinin tümüyle değil, sadece adenomun böbreküstü bezinden ayrılarak çıkartılması ve sağlam böbrek üstü bezinin hastada bırakılmasıdır. Bu tekniğe “Laparoskopik Parsiyel Adrenalektomi” denilmektedir. Burada amaç oldukça zengin hormon üretimine sahip ve kişi için değerli olan adrenal bezin olabildiğince korunmasıdır. Adrenal bezden kısmi olarak adenomun laparoskopik tekinik ile çıkartılması oldukça üst düzeyde laparoskopik cerrahi tecrübe gerektirmektedir ve çok dikkatli şekilde yapılması gereklidir. Zira adrenal çok kanlanan ve ana damarlara çok yakın yerleşimli bir salgı bezidir. “Laparoskopik Parsiyel Adrenalektomi” için mutlaka bilgisayarlı tomografide detaylı cerrahi planın önceden tarafımca yapılması ve hasta ile detaylı şekilde teknik hakkında görüşülmesi gereklidir. Sol adrenal bezde kısmi olarak adenomun laparoskopik çıkartıldığı video görüntüsü için TIKLAYIN Laparoskopik teknik Transperitoneal mi ? Retroperitoneal mi? Periton, karın içindeki mide, barsaklar, karaciğer dalak gibi organları içinde bulunduran ve bu organları saran, koruyan önemli zar yapısında iki katmandan oluşmuş bir yapıdır. Böbrekler ve böbreküstü bezleri diğer ürolojik organlar gibi bu periton zarının dışında yerleşimlidir. Ancak laparoskopik teknikte böbrek ve böbreküstü bezine ulaşmak için periton zarını da delerek ameliyat edilecek yapılara ulaşamaya transperitoneal teknik periton zarını transit geçerek gerçekleştirilen demektir denilmektedir. Periton zarına dokunmaksızın ve delmeksizin ve dolayısıyla barsak ve diğer organlara direkt temas etmeden gerçekleştirilen tekniğe ise retroperitoneal teknik periton zarının dışından ve arkasından gerçekleştirilen demektir denilmektedir. Laparoskopik teknik periton zarı içinden transperitoneal gerçekleştirilecek ise hasta 45°-60° yan pozisyonda yatırılır. Laparoskopik teknik periton zarı dışından barsaklara temas etmeden retroperitoneal gerçekleştirilecek ise hasta 80°-90° yan pozisyonda yatırılır Böbreküstü bezi tümörlerinde uygulanan açık cerrahi de genelde uygulanan ameliyat kesisi insizyon Şekil-1’de görüldüğü gibi iken, transperitoneal laparoskopik cerrahi de uygulanan ameliyat kesilerinden birisi cm olup, diğer 2 ya da 3 adet adet ½ ve 1 ufak insizyonlardır Şekil-2. Retroperitoneal laparoskopik teknikte ise delikler belin arka kısmındadır, ön karın duvarında delik izi görülmez. Prof. Dr. Tibet Erdoğru tarafından hem transperitoneal hem de retroperitoneal teknik başarılı şekilde gerçekleştirilmektedir. Tekniğin transperitoneal mi, retroperitoneal mi uygulanacağına Prof. Dr. Tibet Erdoğru tarafından hastanın kilosu ve vücut yapısı, geçirmiş olduğu önceki ameliyatların varlığı, kitlenin büyüklüğü ve bezdeki lokasyonuna göre karar verilmektedir. Sadece bir tekniğe bağlı kalarak zorunlulukla sadece bir teknik yaklaşımın uygulanmaması hem büyük hem de kısmi çıkartılacak adrenal adenomlarda büyük bir avantaj sağlamaktadır. Örneğin büyük dev kitlenin tedavi edildiği videoda teknik transperitoneal yaklaşımla uygulanmışken, parsiyel yani kısmi şekilde sadece adenomun çıkartıldığı ve geriye kalan sağlam adrenal bezin korunduğu videoda teknik retroperitoneal olarak uygulanmıştır. Tablo-1 Adrenalektomi böbreksütü bezinin cerrahi olarak çıkartılması endikasyonları Tek taraflı adrenalektomi İki taraflı adrenalektomi Aşırı fonksiyone tümörler Aldosteronoma Kortizol-üreten adenom Virilizan tümörler Feokromasitoma Nonfonksiyone kortikal adenoma Malign tümörler Adrenokortikal tümörler Malign feokromasitoma Adrenal metastazlar soliter metastazlar Adrenal sarkomlar Diğer lezyonlar semptomatik ya da büyük adrenal myelolipoma, ganglionöroma Tedaviye yanıtsız ACTH bağımlı Cushing sendromu Primer adrenal hiperplaziye bağlı Cushing sendromu Bilateral feokromasitoma Görüntüleme yöntemlerinde benign karakterli olup, 4-5 cm çapından büyük tümörler ya da takiplerde büyüyen tümörler
- 1104 Son Güncelleme - 1121 Abone ol Genç avukatın böbrek üstü bezinde 13 santim kitle çıktı İZMİR, DHA- UŞAK’ta yaşayan kadın avukat 24, uzun süredir devam eden bel ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede böbrek üstü bezinde 13 santimlik tümör olduğunu öğrendi. Genç avukat, İzmir'de yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. Avukat bel ağrısından dolayı gittiği Uşak'taki devlet hastanesinde çektirdiği MR sonucunda, böbrek üstü bezinde 13 santimlik kitle olduğunu öğrendi. Doktorlar üroloji bölümüne yönlendirdi. Kitleden kurtulmak için uzman bir ürolog arayışına giren İzmir'deki özel bir hastanede görev yapan Doç. Dr. Murat Arslan ile temasa geçti. yapılan tetkiklerin ardından Doç. Dr. Arslan yönetiminde 2 saatlik süren laparoskopik kapalı ameliyat ile kitleden tamamen kurtuldu. Ameliyat sonrası konuşan avukat "Operasyonu açık olarak yapılacağını söyleyen doktorlar olmuştu. Murat hocamız kapalı yapacağı için ona geldim. Şu an ağrılarım çok az seviyede" dedi. 'TÜMÖR ÇOK TEHLİKELİ YERDEYDİ' Sağlığına tekrar kavuşan durumuyla ilgili bilgi veren Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Arslan, "Bu hastadan çıkan kitle 13 santim. Tümör karaciğerin altında ve böbreğin hemen üstünde yapışık, ana toplardamarın üzerinde. Çok tehlikeli ve gömülü bir yerdeydi. Çok büyük bir kitle ve yapısı kanser olma ihtimali barındırıyor. Ayrıca hormon aktif bir tümör. Yani kortizon seviyelerini yükselten 'cushing sendromu' dediğimiz bir rahatsızlık yaratmış durumda. Bu hastalarda en çok yapılan şey kitlenin 8-10 santimin üzerinde olması nedeniyle açık ameliyat önerilmesi. Bunun da nedeni kitlenin çok hassas bir yerde olması ve tümöre ulaşmak için büyük kesiklerle organların arasından çıkartılması gerekmesi. Ancak açık yöntem ile yapıldığı zaman kitleyi ellediğimiz ve çekiştirdiğimiz için kitlenin yırtılıp vücuda yayılma ihtimalini de arttırıyoruz. Laparoskopik yöntemle yaptığımız zaman kitleyi çok iyi bir şekilde gördüğümüz için özel yastıkçıklar kullanarak kitleyi delmeden, çevredeki dokulardan ayırıyoruz ve çok küçük kesiklerden onu çıkartıyoruz" dedi. Hastanın böbrek üstünde yer alan kitlesini yayılmadan onkolojik kurallara uygun bir şekilde çıkarttıklarını belirten Arslan, "Ameliyat sonrası hastamızı ikinci gün sağlıklı bir şekilde taburcu ettik. Çıkarttığımız kitle, hastanın hormonlarını bozduğu için endokrinoloji ve metabolizma bölümünde tedavisine devam edecek. Böyle vakalarda radyoloji ve iyi bir endokrinoloji ekibi ile multidisipliner bir tedavi oluşturmak gerekiyor. Hastamızda cushing sendromu oluşturan bir tümör olduğundan kortizon seviyeleri çok yükselmişti ve ameliyattan sonra yetmezlik gelişmemesi için tedavisi bu bölümde devam ediyor" diye konuştu. "Yerel Haberler" kategorisi altındaki içerikler, sistem tarafından ajanslardan otomatik olarak çekilip yayına verilmektedir. Bu içerikler üzerinde editörlerinin herhangi bir tasarrufu yoktur, sorumluluk ilgili ajanslardadır.
böbrek üstü bezi ameliyatı olanların yorumları