Birazbuzdolabının kapağını açıyorsun, biraz aynanın önünde suratını şekilden şekile sokup kendini izliyorsun. Dışarı çıkacaksın ama yani enerji var ile yok arası. Salondaki sandalyelerin etrafında çocukken yaptığın gibi dairesel bir patika çiziyorsun. Çekmeceleri açıp kapatıyorsun. Belli birşeyler arıyorsun.
Elektronikmüzik trendi yükseldikçe, Türkiye’de DJ’lerin önemi daha çok artıyor. Bpm algılama algoritması sayesinde çalan iki şarkı arasında otomatik “bpm matching” yapılabiliyor. Arayüzü kolay olan bu yazılımda, loop moduna ani ve kesintisiz geçmek çok rahat! Traktor’un Kontrol S4 yazılımı da bulunuyor
Ardındançok agresif olan Watching me Fall geliyor. Favorilerim arasında There Is No If ve Maybe Someday ayrıca albümün havasını tam aktaran Last Day Of Summer parçası başı çekiyor. Bunun yanında ismiyle zıt düşen The Loudest Sound ise gerçekten arabada suskun suskun ilerleyen iki sevgiliyi hatırlatıyor bana.
Müzikleride çok başarılıydı dizinin, 4 sezon boyunca çok fazla bir ekleme yapmadılar müziklere, genellikle aynı müzikler kullanıldı, bir iki yeni melodi eklendi ama temel aksiyon müziği zaten hepsine bedeldi.
Varmısın Yok musun 3. sırada yer aldı, 6.40 reyting ve 18.81 share alarak. Es-Es 4. sırayı aldı, 5.41 reyting ve 16.81 share alarak. Star'ın Aile Reisi 13. sırada kendine yer buldu, 3.24 reyting ve 9.97 share alarak, Atv'nin Aile Saadeti ise tam anlamıyla çöküş yaşadı, 2.73 reyting ve 8.75 share alarak 21. sırada yer aldı.
Fast Money. kafadan hayaller kuracağınızın hayallerinizi de yönlendirir. yavaş bir parça ise* hayalinizde alıp başınızı giden yalnız kovboy olursunuz. hızlı ise partide gibi hissedersiniz aile çağırır sizi, yemek hazırdır. her şeyi boşverip yemeğe gidersiniz. çalışmak için başka bir şehre gidiliyordur. ilk defadır veya aile ziyaret edilmiş, hoş vakit geçirilmiş tekrar 'o uzaklara' dönülüyordur. arabaya binilir, radyo açılır, ve sanki sözleşmiş gibi bir bir ayrılık şarkıları çalan kanallar arasında geçiş yapılır. birinde karar kılınıp, şarkılara gözyaşlarıyla eşlik edilir. küçükken yapılan eylem. evin önünde babanın park edilmiş arabasından bagajdan bir şey almak için* ailenin küçük çocuğu bakkala göndermeler yetmezmiş gibi gene kurban olarak seçilir. bagajdan karpuz alındıktan sonra etrafa şöyle bir artistik bakış atılırak ön koltuğun kapısı açılır* ve o kutsal an gelmiştir. itinayla torpido gözü açılır muazzez ersoylar, ebru gündeşler geçilerek karma kaset bulunur. kasetçalara taktığın anda bir elinde karpuz kulağında müzik oturursun valla. arabanın da kapısı açık bırakılır ki 'ben müzik dinliyorum, evet arabada kasetler var' imajı verilsin. fakat bütün bu saçma ve güzel eylem babanın balkondan 'karpuzu getir ve eve gel artık' diye bağırmasıyla son bulur. şu hayatta unutulamayanlardandır. ne zaman varoş bir mahallede arabada yalnız oturan bir çocuk yahut ilk gençlik döneminde birini görsem hatıralar zihnime hücum eder. babanın arabasında yalnız oturmak en az babanın telefonunu alıp böyle takmak kadar zevkli ve havalı. bunu ilkokuldayken yaptım çok saçma. hayır bununla neyin havasını yaptıysam zamanında. bu hatıralarda dikkat çeken bazı noktalar vardır tabitabi öncelikle bir kartal, yahut bir ford taunus benzeri bi araba hayal ediniz- gıcırdayarak açılan torpido gözü. o torpido hep gıcırdar ve çıkardığı sesler hiç unutulmaz kapıyı açarken tutamağının çıkardığı çıkırt sesi ve anahtarı çevirmenin verdiği kapıyı içerideyken defalarca tarif edemeyeceğim bir araba kokusu. araba kokusu diyorum bilenler bilir. özellikle "kartal" minvalinde bir araba kokusu. ne zaman bir kartal görsem koklarım. evet, saçma diyebilirsiniz ama ne yapiyim.- bazen kapıyı yarı açık bırakarak bir ayak dışarıda oturmak. bazen de o güneşin altında sıcaktan uykunun gelmesinden adeta zevk alarak o direksiyon koltuğunda havale geçirene kadar oturmak. - direksiyonu sağa sola kontağı defalarca açıp kapamak. - hakan peker, tarık gibi dönemin meşhur şarkıcılarının kasetlerinden başa sarıp sarıp kornaya hiç sıkılmadan anlamsızca basmak. - sıkıldıktan sonra arka koltuğa geçip anlamsız bir havaya girip yoldan gelip geçenlere "arabaya yeni biniyormuş" gibi yaparak her an arabayı çalıştıracakmış gibi ya da arabadan inerken sanki işten yeni gelen baba edasıyla arabayı park etmişsin de son kontrolleri yapıyormuş görüntüsü vermek. hatta göstermelik olarak bir iki tekere ayak ucuyla bile ne zaman arabanın içinde yalnız bir çocuk görsem bunlar gelir aklıma. hey gidi çocukluk. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Wolfgang Amadeus Mozart müzikle ilk olarak 3 yaşındayken, müzisyen olan babası 7 yaşındaki ablasını müzik çalıştırırken tanıştı. Oğlunun müziğe ilgisini gören baba, 4 yaşındayken ona kısa parçalar gösterdi. Mozart bunları hatasız olarak tekrar edebildi. 5 yaşındayken ilk bestesini yaptı. Yazmayı henüz bilmediği için notaları onun yerine babası not etti. 6 yaşında ilk halka açık konserini verdi. Yaşamı boyunca 600'e yakın eser besteleyerek klasik müziğin en etkili isimlerinden biri oldu. Ölümünden yaklaşık 200 sene sonra bile Mozart’ın müziğinin etkisi araştırmalara konu oldu. 1993 senesinde yapılan bir araştırmada1, bir zeka testindeki soruları çözecek olan denekler üç değişik türde hazırlığa tabi tutuldu. Deneklerin bir kısmı soruları çözmeden önce 10 dakika sessiz bir ortamda bekledi. Bir kısmı 10 dakika boyunca sözel rahatlama yönergeleri dinledi. Geri kalan kısmı da 10 dakika boyunca Mozart’ın bir sonatını dinledi. Sonunda Mozart’ın sonatını dinleyen denekler zeka testinin ilk 15 dakikası boyunca daha yüksek performans gösterdiler. Literatüre Mozart Efekti olarak geçen bu araştırma, “anne karnındaki bebeklere Mozart dinleterek zekalarını artırma” gibi yorumlara kadar uzadı. Her ne kadar daha sonra Mozart’ın müziğinin kalıcı bir zeka artışına yol açmadığı ifade edildiyse de, hatta orijinal deney bebekler üzerinde değil daha büyük öğrenciler üzerinde yapılmış olsa da ve sonraki pek çok deneyde diğer müzik türlerinin de en az Mozart kadar etkili olabileceği bulunduysa da bu araştırma şehir efsanesi gibi dalga dalga büyüdü. Bugün bizim jenerasyonumuzdaki pek çok anne, belki bilerek, belki de bilmeyerek hamileliği sırasında karnına kulaklık takarak bebeğine klasik müzik tahmin edebileceğiniz gibi bugünkü konumuz müzik. Blogumun sürekli okurlarından olan ve daha önce pek çok güzel sorusuyla BebekveBen’deki anneler arası tartışma ortamına katkıda bulunmuş Berrak’ın yeni bir sorusu var. Berrak’tan dinliyoruzNe kadar uzun süre oldu değil mi? Kuzularımız büyüdükçe tartışma konuları da değişiyor. Bu dönem için sorum şu Öncelikle itiraf edeyim hiçbir anne ve baba çocuğunu tam olarak nesnel değerlendiremez. En küçük hareketleri bile annenin babanın gözünde muhteşem gibi görünür, farkındayım Şimdi soru tarafına gelelim… Benim kuzunun müziğe aşırı ilgisi var. Daha 20 aylık olmasına rağmen şarkı söylemeler, ritm tutmalar, danslar falan çok eğlenceli…. Peki sence ve diğer takipçilere göre bir çocuk müzik ya da spor eğitimine ne zaman başlamalı?Merhabalar Berrak,Sorunda “Çocuklarda müzik ve spor için eğitime ne zaman başlamalı?” demişsin. Sorduğun soru sanırım çocuğu 2 yaşına yaklaşıp, karakter özellikleri belirmeye başlayan pek çok annenin aklına gelmiştir. Bence spor ve müzik ayrı ayrı tartışılacak konular. Bu nedenle bu yazımda oğlunun ilgilendiği müzik konusu üzerine yoğunlaşmak istiyorum. Spor eğitimini de belki başka bir yazımda ele bildiği gibi müzik günlük hayatımıza renk katan, duygularımızı kamçılayan, stresi azaltan müthiş bir sanat. Müzikten yetişkinler kadar hemen her yaştaki çocuklar ve hatta bebekler bile keyif alabilir. Oğlum Can da müzik dinlemekten çok hoşlanıyor. Ancak ona dinleteceğimiz müzik konusunda seçici olmayı tercih ediyoruz. Can doğduğundan beri sadece yaşına uygun müzik türlerini dinledi. Bu türlerin arasında çocuklar için yapılmış şarkılar, belli klasik müzik eserleri, enstrümantal parçalar ve ninnileri sayabilirim. Evde hoşlandığı bir müziği duyunca “Muusik!” diyerek koltuğun üzerinde hızlı hızlı bir sağa, bir sola koşuyor. “Ne yapıyorsun Can?” diye sorduğumuzda “A’m dansig” I am dancing – Dans ediyorum. müzikli oyuncakları oynamaktan keyif alıyor. En popüler oyuncaklarından biri de küçük bir kedi şeklinde tasarlanmış piyanosu. Piyanosuyla bize ve zavallı komşularımıza resitaller vermeye başında yuvaya başladığından beri çocuk şarkılarını da öğreniyor. Bu aralar döne döne A-B-C-D-E-F-G diye başlayan alfabe şarkısını söylüyoruz. Yalnız şarkının içindeki “L-M-N-O-P” El, Em, En, O, Piii kısmını nedense “A-na-nay-Piii” şeklinde söylemeyi tercih ediyor. “Ananay ne oğlum? O şarkıda ananay diye bir yer yok.” deyince katıla katıla gülüyor. Diğer sevdiği şarkılarsa “Happy Birthday” ve yeni yıl nedeniyle öğretilen “Jingle Bells!” Yakında umarım şarkı repertuvarımız daha da gelişecek…Müziğin dışında bazen çok ilginç seslere kulak kabartıp beni şaşırtıyor. Yağmurun penceredeki tıpırtısı, alt komşumuzda çalışan halı temizleme makinasının çıkardığı ses ya da çaydanlığın adeta bir düdüğü andıran sesi ilgisini çekip bana “Sesss!” diyor. Bazen müziğe özel bir ilgisi olduğunu düşünüyorum. Diğer zamanlarsa ilgisinin onun yaşındaki herhangi bir çocuk kadar olduğunu… Bu konuda kesin bir karara varmadan önce sanırım daha çok gözlemeye ihtiyacım var. Can’ın müzikle ilişkisi şimdilik böyle…Eğer sizin çocuğunuz müzik dinlemeyi sevmenin ötesinde müzik üretmek yönünde davranışlar gösteriyorsa, bu durumda müzik eğitimi konusunu da düşünüyor olabilirsiniz. Çocuğunuzun müziğe eğiliminin sadece bir ilgiden ibaret mi olduğunu, yoksa desteklenmesi gereken ve ileride bir mesleğe dönüşebilecek bir yetenek mi olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. Müzikle ilgilenen her çocuk müzik üretmeyi düşünmeyebilir. Kimisi sadece şarkı söylemekten de keyif alıyor olabilir. Kimisi desteklendiği takdirde başarılı bir müzisyen olabilir. Kimisiyse Mozart gibi doğuştan gelen bir yetenekle müzik üreten bir deha olabilir. Şunu unutmamak gerekir ki, deha oldukça az rastlanan bir yetenek seviyesidir. Ancak müziğe yetenekli ve istekli her çocuk, uygun bir eğitim ve azimli bir çalışma ile başarılı noktalara Müzik Dehası mı?Müzik yeteneğinin genlerden mi ileri geldiği yoksa eğitimle mi oluştuğu yönünde çeşitli araştırmalar var. Örneğin, 2008 senesinde 234 Finlandiya kökenli aile arasında yapılan bir araştırmaya2 göre, müzik yeteneği yaklaşık %50 oranında genlerden ileri geliyor. Bir başka deyişle, müziğe yetenekli çocuklardan yaklaşık %50'sinin ailesinde anne/baba ya da diğer akrabalar da müziğe yetenekli ya da meslek olarak müzisyenliği seçmiş. Elbette tek bir araştırma bu konuda kesin bir kanıya varmak için yeterli olmasa da, en azından bize bir bakış açısı veriyor. Eğer müzik yeteneğinin %50'si genlerden gelirse, geri kalan %50'sinin de eğitim ve çalışma ile ortaya çıktığı ağlar sayesinde hemen her gün 3-4 yaşlarında piyanoyu sular seller gibi çalan ya da yetenek yarışmalarında arya seslendiren minikleri görüyoruz. Pekiyi bizim çocuğumuz gerçekten o kadar yetenekli mi? Müziğe yetenekli olan çocukların gösterdiği bazı davranışlar şöylePerfect mükemmel pitch’e sahip mi? Herhangi bir nota çalındığında, notanın hangi kaynaktan geldiği önemli olmadan bir piyano tuşu da olabilir, araba kornası ya da kapı zili de ve referans örnek bir nota olmadan onun hangi nota olduğunun ismini söyleyebiliyor ya da o notanın aynısını mırıldanabiliyor mu? Örneğin, gerçek bir piyanoda ya da oyuncak bir piyanoda notalar çalındığında o notaları ayırt edebiliyor mu?Güçlü bir ritm duygusu var mı? Fiziksel hareketleri ritmik mi? Örneğin, müzik çaldığında ayakları yada elleriyle tempo tutuyor, müziğe eşlik edecek şekilde sallanıyor, adımlarını müziğe uyduracak şekilde yürüyor mu? O müziğin temposuna uygun olarak oyuncak davula vurabiliyor mu? KidsHealth’e göre 1-3 yaş arasındaki ortalama bir çocuk müzik çaldığında bir yere vurup tempo tutmayı deneyebilir. Ancak 3 yaşına gelmeden uyumlu bir şekilde tempo tutamaz. Ancak müziğe yetenekli olan çocuklar 3 yaşından önce de tempo tutma konusunda daha müzik becerileri geliştirdi mi? Şarkı söylemek, enstrüman çalmak ya da beste yapmak gibi. Örneğin piyanoda kısa bir parça çalındığında onun aynısını çalabiliyor mu?Çevredeki seslere duyarlı mı? Müziğe yetenekli çocuklar diğer çocuklara kıyasla çevrelerindeki seslere daha duyarlıdır. Yüksek sesli arabalar, akan su, komşunun evinden gelen müzik ya da arabada çaldığınız müzik hakkında değişimleri/farklılıkları fark ediyor mu? Örneğin, düzgün olarak akord edilmemiş bir müzikal enstrüman çaldığında bunu anlayabiliyor mu? Onun bildiği ya da bilmediği bir şarkıyı söylerken şarkının bir yerinde melodiyi bilerek hatalı söylerseniz bunu fark ediyor mu?Yukarıdaki soruların hepsine ya da çoğuna evet yanıtını veriyorsanız, çocuğunuzda müzik ilgisi, müzik yeteneği ya da müzik dehası Müzik Eğitimi Faydalı mı?Bir önceki bölümde müziğe yetenekli olan çocuklarda görülen ortak davranışları okudunuz. Çocuğunuz bu özelliklerden bazılarını ya da çoğunu gösteriyorsa müzik eğitimine başlamayı düşünebilirsiniz. Ancak uygun zaman ne zaman?Müzik eğitimine ne zaman başlanması gerektiğine yönelik araştırma yaptığımızda karşımıza çıkan pek çok kaynak var. Kaynaklarda çok değişik yaşlar öneriliyor. Kimi uzman “4 yaşından önce başlamamalı, çünkü 4 yaşından önce çocuklar ciddi bir müzik eğitimine odaklanamaz.” diyor. Kimi uzman “En erken 6 aylıkken bile başlayabilir. Çünkü zeka gelişimine katkısı var.” diyor. Bu konudaki bütün araştırmaları bu yazıya almaya yerimiz yetmez. Ancak bilimsel araştırmalardan ortak olarak gördüğüm çıkarıma göre, erken yaşta müzik eğitimine başlamış olmak çocuk gelişimiyle ilgili çeşitli alanlarda daha olumlu sonuçlar alınmasına yardımcı oluyor. Ayrıca eğitime ne kadar erken başlanırsa, daha geç başlayanlara kıyasla daha uzun seneler eğitim alınacağı için belli yeteneklerin geliştirilmesi daha kolay yaştan öncesi gelişim açısından “duyarlı dönem” olarak tanımlanıyor. Yapılan bir araştırmaya göre 7 yaşından önce piyano ve violin derslerine başlayan çocuklarda, başlamayan çocuklara kıyasla beyninde kalıcı değişiklikler oluşup, bu değişiklikler işitsel ve görsel anlamda daha iyi motor yeteneklerini doğuruyor. 36 aylık bebeklerden başlamak üzere yaşlarına uygun bir şekilde uyarlanmış aktif müzik dersleri verilmesi çocuğun müzik, dil öncesi iletişim ve sosyal gelişme özelliklerini artırıyor. 4Sonuç olarak müziği ileride meslek olarak edinecek kadar sevdiği düşünülen çocuklarda, yaşına uygun olmak kaydıyla eğitim çok ufak yaşlardan başlanabilir. Eğitime en erken ne zaman başlanacağı bence çocuğun yetenek seviyesine, istek seviyesine ve ailenin imkanlarına Eğitiminde İzlenmesi Gereken YolBence burada sorulması gereken kritik soru “Neden çocuğumuzun müzik eğitimine başlaması gerektiğini” düşündüğümüz. Müzik eğitimi de dahil olmak üzere yetenek gerektiren her türlü konuda çocuğun ilgisini hobiden öte profesyonel bir noktaya taşımak konusunda düşünceleriniz varsa, önerim durumu iyi analiz gerçekten yetenekli mi? Berrak’ın da belirttiği ve benim de katıldığım üzere, ebeveynlerin çocukların yetenek seviyeleri konusunda objektif olmaları zordur. Elbette çocuklarıyla en çok vakit geçirenler onlar olduğu için, çocuktaki değişimleri, gelişimleri ve meyilleri herkesten önce görmeleri çok normaldir. Ancak bir yeteneğin seviyesinin ne olduğu, özel eğitimle desteklenecek kadar ileri bir seviyede olup olmadığının değerlendirmesini profesyoneller daha iyi yapacaktır. Bir müzik öğretmeni ya da üniversitelerin müzik bölümündeki profesörler çocuğunuzun müzik kapasitesini değerlendirip, uygun eğitim şeklini, enstrümanları ya da okulu gerçekten istekli mi? Yine kimi ebeveynler kendi çocukluklarında ilgi duydukları konularla ilgili olarak kaçırdıkları eğitim fırsatlarını çocuklarında denemek ya da ileride daha başarılı bir birey olması umuduyla, herhangi bir ilgisi olmayan çocuğu belli bir sanat ya da spor dalına yönlendirmek isteyebilirler. Meslek seçimi mutluluğu doğrudan etkileyen bir seçimdir. Bu nedenle isteği olmayan bir çocuğu yönlendirmek bana göre doğru ki çocuğunuzun müziğe yetenekli olduğunu düşünüyorsunuz. Bir müzik profesyonelinin de aynı yöndeki görüşünü aldınız. Bundan sonraki aşama bence çocuğunuzun yetenek ve istek seviyesini beraberce değerlendirmek ve İstekliyse Eğer küçük çocuğunuz müziğe yatkın, müzik konusunda yetenekli ya da deha seviyesinde başarılıysa bu durumda çocuğun istek seviyesine bakmak gerekir. Eğer müzik konusunda daha çok öğrenmek ve hatta müzik eğitimi almak konusunda belirgin bir isteği varsa bu durumda müzik profesyonellerinden yardım almayı tercih edebilirsiniz. Çocuğunuza yaşına göre özel ders aldırabilir ya da müzik konusunda eğitim veren bir okula Fakat Kararsızsa Eğer küçük çocuğunuz müzik konusunda yetenekliyse ancak eğitim almak konusunda isteğini anlayamıyorsanız, bazen istekli/bazen isteksiz olmak gibi bir kararsızlığı varsa ya da yaşı çok küçükse belki henüz zamanı gelmemiştir. Bu durumda çocuğunuza müzikle ilgili, yaşına uygun oyuncaklar alabilir, evde aktif olarak yaşına uygun kaliteli müzikler dinleyebilir, onunla beraber şarkılar söyleyebilir, ona şarkılar öğretebilir, oyun grubu gibi ortamlarda kendisi gibi müziğe ilgi duyan çocuklarla biraraya getirebilir ve onu yaşına uygun konserlere götürebilirsiniz. Bu şekilde müzik ilgisi gelişebilir ve müzik eğitimi talep etmeye Fakat İsteksizse Eğer küçük çocuğunuz yetenekli ancak eğitim almak konusunda isteksizse bu durumda, bana göre, onu zorlamak doğru değildir. Bu durumda çocuğu kendi haline bırakmak ve yaptığı müzik aktivitesinden dilediği şekilde zevk almasına izin vermek en doğrusudur. Erken çocukluk çağları eğitim açısından mükemmel bir fırsat olmasına rağmen, çocuğun mutlu bir çocukluk yaşaması bence herşeyden önemlidir. Psikolojik açıdan mutlu bir çocukluk yaşamış olan bir birey, ileride kendini ifade edeceği bir alanı mutlaka olarak,Çocuklara müzik eğitimi vermek konusunda kesin bir yaş vermenin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Bu her çocuğun yeteneğine, istek seviyesine ve ailenin imkanlarına göre değişir. Ancak müzik konusunda belirgin bir yeteneği ve isteği olan çocuklarda yaşına uygun müzik eğitimine çok erken yaşlarda başlanabilir. Yetenekli çocuklar için, çocuk gelişimi açısından tüm algıların açık olduğu 7 yaş öncesi bence en uygun dönemdir. Çocuğun yetenek seviyesinin değerlendirmesini mutlaka müzik konusunda profesyonel bir kişi yapmalıdır. Çocuk müzik eğitimine erken başlatılacaksa, mutlaka ufak çocuklarla çalışmak konusunda deneyimli bir eğitmen ile ve yaşına/seviyesine uygun enstrümanlarla/yöntemlerle müzik eğitimi konusunda düşüncelerim böyle. Umarım kendi değerlendirmeni yapmana ışık tutacak bazı fikirler verebilmişimdir. Bu konuda araştırma yapmak Can’da gözlemlediğim bazı müzikal davranışlara da farklı bir gözle bakmama yardımcı oldu. Müzik konusunda araştırmalarıma devam edeceğim. Öğrendiklerimizi ve uyguladıklarımızı karşılıklı olarak paylaşmak dileğiyle;SevgilerTanlaDiğer yazılarım için>> Bebek ve BenTwitter>> Bebek_ve_BenPinterest>> bebekvebenKaynaklar1 Rauscher Shaw Catherine N. Ky 1993 Music and spatial task performance2 Pulli K, Karma K, Norio R, Sistonen P, Göring H 2008 I JärveläGenome-wide linkage scan for loci of musical aptitude in Finnish families evidence for a major locus at 4q223 Steele Bailey Zatorre Penhune 2013 Early Musical Training and White-Matter Plasticity in the Corpus Callosum Evidence for a Sensitive Period4 Gerry D, Unrau A, Trainor LJ. 2012 Active music classes in infancy enhance musical, communicative and social development
Wolfgang Amadeus Mozart müzikle ilk olarak 3 yaşındayken, müzisyen olan babası 7 yaşındaki ablasını müzik çalıştırırken tanıştı. Oğlunun müziğe ilgisini gören baba, 4 yaşındayken ona kısa parçalar gösterdi. Mozart bunları hatasız olarak tekrar edebildi. 5 yaşındayken ilk bestesini yaptı. Yazmayı henüz bilmediği için notaları onun yerine babası not etti. 6 yaşında ilk halka açık konserini verdi. Yaşamı boyunca 600’e yakın eser besteleyerek klasik müziğin en etkili isimlerinden biri oldu. Ölümünden yaklaşık 200 sene sonra bile Mozart’ın müziğinin etkisi araştırmalara konu oldu. 1993 senesinde yapılan bir araştırmada, bir zeka testindeki soruları çözecek olan denekler üç değişik türde hazırlığa tabi tutuldu. Deneklerin bir kısmı soruları çözmeden önce 10 dakika sessiz bir ortamda bekledi. Bir kısmı 10 dakika boyunca sözel rahatlama yönergeleri dinledi. Geri kalan kısmı da 10 dakika boyunca Mozart’ın bir sonatını dinledi. Sonunda Mozart’ın sonatını dinleyen denekler zeka testinin ilk 15 dakikası boyunca daha yüksek performans gösterdiler. Literatüre Mozart Efekti olarak geçen bu araştırma, “anne karnındaki bebeklere Mozart dinleterek zekalarını artırma” gibi yorumlara kadar uzadı. Her ne kadar daha sonra Mozart’ın müziğinin kalıcı bir zeka artışına yol açmadığı ifade edildiyse de, hatta orijinal deney bebekler üzerinde değil daha büyük öğrenciler üzerinde yapılmış olsa da ve sonraki pek çok deneyde diğer müzik türlerinin de en az Mozart kadar etkili olabileceği bulunduysa da bu araştırma şehir efsanesi gibi dalga dalga büyüdü. Bugün bizim jenerasyonumuzdaki pek çok anne, belki bilerek, belki de bilmeyerek hamileliği sırasında karnına kulaklık takarak bebeğine klasik müzik dinletmiştir. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi bugünkü konumuz müzik. Müzik dosyasını açıyorum. Hepimizin bildiği gibi müzik günlük hayatımıza renk katan, duygularımızı kamçılayan, stresi azaltan müthiş bir sanat. Müzikten yetişkinler kadar hemen her yaştaki çocuklar ve hatta bebekler bile keyif alabilir. Eğer sizin çocuğunuz müzik dinlemeyi sevmenin ötesinde müzik üretmek yönünde davranışlar gösteriyorsa, bu durumda müzik eğitimi konusunu da düşünüyor olabilirsiniz. Çocuğunuzun müziğe eğiliminin sadece bir ilgiden ibaret mi olduğunu, yoksa desteklenmesi gereken ve ileride bir mesleğe dönüşebilecek bir yetenek mi olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. Müzikle ilgilenen her çocuk müzik üretmeyi düşünmeyebilir. Kimisi sadece şarkı söylemekten de keyif alıyor olabilir. Kimisi desteklendiği takdirde başarılı bir müzisyen olabilir. Kimisiyse Mozart gibi doğuştan gelen bir yetenekle müzik üreten bir deha olabilir. Şunu unutmamak gerekir ki, deha oldukça az rastlanan bir yetenek seviyesidir. Ancak müziğe yetenekli ve istekli her çocuk, uygun bir eğitim ve azimli bir çalışma ile başarılı noktalara gelebilir. Çocuğum Müzik Dehası mı? Müzik yeteneğinin genlerden mi ileri geldiği yoksa eğitimle mi oluştuğu yönünde çeşitli araştırmalar var. Örneğin, 2008 senesinde 234 Finlandiya kökenli aile arasında yapılan bir araştırmaya göre, müzik yeteneği yaklaşık %50 oranında genlerden ileri geliyor. Bir başka deyişle, müziğe yetenekli çocuklardan yaklaşık %50’sinin ailesinde anne/baba ya da diğer akrabalar da müziğe yetenekli ya da meslek olarak müzisyenliği seçmiş. Elbette tek bir araştırma bu konuda kesin bir kanıya varmak için yeterli olmasa da, en azından bize bir bakış açısı veriyor. Eğer müzik yeteneğinin %50’si genlerden gelirse, geri kalan %50’sinin de eğitim ve çalışma ile ortaya çıktığı söylenebilir. Sosyal ağlar sayesinde hemen her gün 3-4 yaşlarında piyanoyu sular seller gibi çalan ya da yetenek yarışmalarında arya seslendiren minikleri görüyoruz. Pekiyi bizim çocuğumuz gerçekten o kadar yetenekli mi? Müziğe yetenekli olan çocukların gösterdiği bazı davranışlar şöyle Perfect mükemmel pitch’e sahip mi? Herhangi bir nota çalındığında, notanın hangi kaynaktan geldiği önemli olmadan bir piyano tuşu da olabilir, araba kornası ya da kapı zili de ve referans örnek bir nota olmadan onun hangi nota olduğunun ismini söyleyebiliyor ya da o notanın aynısını mırıldanabiliyor mu? Örneğin, gerçek bir piyanoda ya da oyuncak bir piyanoda notalar çalındığında o notaları ayırt edebiliyor mu? Güçlü bir ritm duygusu var mı? Fiziksel hareketleri ritmik mi? Örneğin, müzik çaldığında ayakları yada elleriyle tempo tutuyor, müziğe eşlik edecek şekilde sallanıyor, adımlarını müziğe uyduracak şekilde yürüyor mu? O müziğin temposuna uygun olarak oyuncak davula vurabiliyor mu? KidsHealth’e göre 1-3 yaş arasındaki ortalama bir çocuk müzik çaldığında bir yere vurup tempo tutmayı deneyebilir. Ancak 3 yaşına gelmeden uyumlu bir şekilde tempo tutamaz. Ancak müziğe yetenekli olan çocuklar 3 yaşından önce de tempo tutma konusunda daha başarılıdır. İleri müzik becerileri geliştirdi mi? Şarkı söylemek, enstrüman çalmak ya da beste yapmak gibi. Örneğin piyanoda kısa bir parça çalındığında onun aynısını çalabiliyor mu? Çevredeki seslere duyarlı mı? Müziğe yetenekli çocuklar diğer çocuklara kıyasla çevrelerindeki seslere daha duyarlıdır. Yüksek sesli arabalar, akan su, komşunun evinden gelen müzik ya da arabada çaldığınız müzik hakkında konuşabilirler. Müzikteki değişimleri/farklılıkları fark ediyor mu? Örneğin, düzgün olarak akord edilmemiş bir müzikal enstrüman çaldığında bunu anlayabiliyor mu? Onun bildiği ya da bilmediği bir şarkıyı söylerken şarkının bir yerinde melodiyi bilerek hatalı söylerseniz bunu fark ediyor mu? Yukarıdaki soruların hepsine ya da çoğuna evet yanıtını veriyorsanız, çocuğunuzda müzik ilgisi, müzik yeteneği ya da müzik dehası olabilir. Erken Müzik Eğitimi Faydalı mı? Bir önceki bölümde müziğe yetenekli olan çocuklarda görülen ortak davranışları okudunuz. Çocuğunuz bu özelliklerden bazılarını ya da çoğunu gösteriyorsa müzik eğitimine başlamayı düşünebilirsiniz. Ancak uygun zaman ne zaman? Müzik eğitimine ne zaman başlanması gerektiğine yönelik araştırma yaptığımızda karşımıza çıkan pek çok kaynak var. Kaynaklarda çok değişik yaşlar öneriliyor. Kimi uzman “4 yaşından önce başlamamalı, çünkü 4 yaşından önce çocuklar ciddi bir müzik eğitimine odaklanamaz.” diyor. Kimi uzman “En erken 6 aylıkken bile başlayabilir. Çünkü zeka gelişimine katkısı var.” diyor. Bu konudaki bütün araştırmaları bu yazıya almaya yerimiz yetmez. Ancak bilimsel araştırmalardan ortak olarak gördüğüm çıkarıma göre, erken yaşta müzik eğitimine başlamış olmak çocuk gelişimiyle ilgili çeşitli alanlarda daha olumlu sonuçlar alınmasına yardımcı oluyor. Ayrıca eğitime ne kadar erken başlanırsa, daha geç başlayanlara kıyasla daha uzun seneler eğitim alınacağı için belli yeteneklerin geliştirilmesi daha kolay oluyor. 7 yaştan öncesi gelişim açısından “duyarlı dönem” olarak tanımlanıyor. Yapılan bir araştırmaya göre 7 yaşından önce piyano ve violin derslerine başlayan çocuklarda, başlamayan çocuklara kıyasla beyninde kalıcı değişiklikler oluşup, bu değişiklikler işitsel ve görsel anlamda daha iyi motor yeteneklerini doğuruyor. 6 aylık bebeklerden başlamak üzere yaşlarına uygun bir şekilde uyarlanmış aktif müzik dersleri verilmesi çocuğun müzik, dil öncesi iletişim ve sosyal gelişme özelliklerini artırıyor. Sonuç olarak müziği ileride meslek olarak edinecek kadar sevdiği düşünülen çocuklarda, yaşına uygun olmak kaydıyla eğitim çok ufak yaşlardan başlanabilir. Eğitime en erken ne zaman başlanacağı bence çocuğun yetenek seviyesine, istek seviyesine ve ailenin imkanlarına bağlıdır. Müzik Eğitiminde İzlenmesi Gereken Yol Bence burada sorulması gereken kritik soru “Neden çocuğumuzun müzik eğitimine başlaması gerektiğini” düşündüğümüz. Müzik eğitimi de dahil olmak üzere yetenek gerektiren her türlü konuda çocuğun ilgisini hobiden öte profesyonel bir noktaya taşımak konusunda düşünceleriniz varsa, önerim durumu iyi analiz etmenizdir. Çocuğum gerçekten yetenekli mi? Ebeveynlerin çocukların yetenek seviyeleri konusunda objektif olmaları zordur. Elbette çocuklarıyla en çok vakit geçirenler onlar olduğu için, çocuktaki değişimleri, gelişimleri ve meyilleri herkesten önce görmeleri çok normaldir. Ancak bir yeteneğin seviyesinin ne olduğu, özel eğitimle desteklenecek kadar ileri bir seviyede olup olmadığının değerlendirmesini profesyoneller daha iyi yapacaktır. Bir müzik öğretmeni ya da üniversitelerin müzik bölümündeki profesörler çocuğunuzun müzik kapasitesini değerlendirip, uygun eğitim şeklini, enstrümanları ya da okulu önerebilir. Çocuğum gerçekten istekli mi? Yine kimi ebeveynler kendi çocukluklarında ilgi duydukları konularla ilgili olarak kaçırdıkları eğitim fırsatlarını çocuklarında denemek ya da ileride daha başarılı bir birey olması umuduyla, herhangi bir ilgisi olmayan çocuğu belli bir sanat ya da spor dalına yönlendirmek isteyebilirler. Meslek seçimi mutluluğu doğrudan etkileyen bir seçimdir. Bu nedenle isteği olmayan bir çocuğu yönlendirmek bana göre doğru olmayacaktır. Diyelim ki çocuğunuzun müziğe yetenekli olduğunu düşünüyorsunuz. Bir müzik profesyonelinin de aynı yöndeki görüşünü aldınız. Bundan sonraki aşama bence çocuğunuzun yetenek ve istek seviyesini beraberce değerlendirmek olmalıdır. Yetenekli ve İstekliyse Eğer küçük çocuğunuz müziğe yatkın, müzik konusunda yetenekli ya da deha seviyesinde başarılıysa bu durumda çocuğun istek seviyesine bakmak gerekir. Eğer müzik konusunda daha çok öğrenmek ve hatta müzik eğitimi almak konusunda belirgin bir isteği varsa bu durumda müzik profesyonellerinden yardım almayı tercih edebilirsiniz. Çocuğunuza yaşına göre özel ders aldırabilir ya da müzik konusunda eğitim veren bir okula gönderebilirsiniz. Yetenekli Fakat Kararsızsa Eğer küçük çocuğunuz müzik konusunda yetenekliyse ancak eğitim almak konusunda isteğini anlayamıyorsanız, bazen istekli/bazen isteksiz olmak gibi bir kararsızlığı varsa ya da yaşı çok küçükse belki henüz zamanı gelmemiştir. Bu durumda çocuğunuza müzikle ilgili, yaşına uygun oyuncaklar alabilir, evde aktif olarak yaşına uygun kaliteli müzikler dinleyebilir, onunla beraber şarkılar söyleyebilir, ona şarkılar öğretebilir, oyun grubu gibi ortamlarda kendisi gibi müziğe ilgi duyan çocuklarla biraraya getirebilir ve onu yaşına uygun konserlere götürebilirsiniz. Bu şekilde müzik ilgisi gelişebilir ve müzik eğitimi talep etmeye başlayabilir. Yetenekli Fakat İsteksizse Eğer küçük çocuğunuz yetenekli ancak eğitim almak konusunda isteksizse bu durumda, bana göre, onu zorlamak doğru değildir. Bu durumda çocuğu kendi haline bırakmak ve yaptığı müzik aktivitesinden dilediği şekilde zevk almasına izin vermek en doğrusudur. Erken çocukluk çağları eğitim açısından mükemmel bir fırsat olmasına rağmen, çocuğun mutlu bir çocukluk yaşaması bence herşeyden önemlidir. Psikolojik açıdan mutlu bir çocukluk yaşamış olan bir birey, ileride kendini ifade edeceği bir alanı mutlaka bulacaktır. Sonuç olarak, Çocuklara müzik eğitimi vermek konusunda kesin bir yaş vermenin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Bu her çocuğun yeteneğine, istek seviyesine ve ailenin imkanlarına göre değişir. Ancak müzik konusunda belirgin bir yeteneği ve isteği olan çocuklarda yaşına uygun müzik eğitimine çok erken yaşlarda başlanabilir. Yetenekli çocuklar için, çocuk gelişimi açısından tüm algıların açık olduğu 7 yaş öncesi bence en uygun dönemdir. Çocuğun yetenek seviyesinin değerlendirmesini mutlaka müzik konusunda profesyonel bir kişi yapmalıdır. Çocuk müzik eğitimine erken başlatılacaksa, mutlaka ufak çocuklarla çalışmak konusunda deneyimli bir eğitmen ile ve yaşına/seviyesine uygun enstrümanlarla/yöntemlerle başlamalıdır. Kaynaklar TheBump Bebek ve Ben Kids Health
aile arasında arabada çalan müzik