Düz ve kıvrımsız kalçalarda. Popo şekillendirmede. Çarpık bacak tedavisinde. Eldeki kırışıklıkların giderilmesinde. 3) Dudaklar. Dudaklara yağ enjeksiyonu için özel olarak tasarlanmış çok ince iğne aracılığı ile yapılır. Dudaklara yağ enjekte ederken dikkat edilmesi gereken nokta doğallığının bozulmamasıdır. Telomer hücre çekirdeğinin içindeki kromozom uç kısımlarında bulunan, DNA proteinlerinden oluşan koruyuculardır ve birçok görev üstlenmekte. Telomerler bir bedenin genetik ve hücresel yönden sağlıklı ve genç kalmasında ve dahi yaşamın uzamasında da etkilidir. Kayboldukça kendini yenileyebilme özelliğine sahiptirler. En güzel. Çarşamba, 27 Temmuz 2022 Anasayfa; Impressum&Datenschutz; Ara. METE VE “GÜNEŞTEN IŞIK YONTANLAR” İÇİN[*] Sibel Özbudun Bir e-posta Yani aldığınız kalorileri yakmakta zorlanmaya başlarsınız. – Metabolizmada saptanan yüzde 3 oranındaki yavaşlama, altı ay içinde size bir kilo aldırır. – Tatil günleri bu planı uygulamak için iyi bir zaman sayılmaz. – Kahve, vücuttaki kortizol ve insülin miktarını artırır. Bunlar yaşlanmayı hızlandırır ve Günde2 kapsül kullanmak yeterli olacaktır. PEPTAGE ile bozulmadan elde edilen peptitler sayesinde, kendi dokunuzdaki kollajen üretimi artacaktır, içindeki diğer yardımcı maddeler ile cilt dokusunda eşsiz bir fark olacaktır. Cilde destek ve güzellik için, ameliyat yaralarını iyileşmesini hızlandırmak için, cilde yapılacak Fast Money. 1 - Anti aging’in belki de en temel önerisi spor ve harekettir. İnsan doğası bir koltukta oturup televizyon seyrederek veya bilgisayar başında yaşamını geçirmeye müsait değildir. Hareketsizlik vücudumuzda ve duygularımızda büyük bir çöküşe yol açar. Düzenli spor ve hareket ise tüm yaşamsal sistemlerimizi - Uykumuza değer vermektir. Elden geldiğince aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkarak, vücut saatimizi doğanın saatine ayarlamak ve uyumlu hale - Öğün düzenine dikkat etmek ve doğanın bize bol bol sunduğu sebzeler, meyveler, otlar, tahıllar, yapraklar, yağlar, balıklar, hayvansal proteinlerden akıllıca yararlanmaktır. Doğal yaşamın içinde pastalar, kremalar, soslar, yağlı çerezler, rafine gıdalar yoktur!4 - Stres! Zamanla yarış, hırslar, kişilik ve aile sorunları bizi mahveder. İlk üç önerimi dikkate alırsanız, strese karşı direncinizi - Her yaşta sevmek, sevilmek, dokunmak, cinsel hayatı sürdürmek ve tadını çıkarmak, yaşam pınarları içinde en bereketli olanıdır. Bunları kendinizden - Okuyun, araştırın, öğrenin, sinemaya gidin, gezin, yorulacak kadar çok gezin, yeni yerler görün, eğlenin, dans edin ve her fırsatta oyun oynayın! Bunları yapın ki beyniniz ve ruhunuz daima canlı kalsın. 7 - Gülmek, sevmek, öğrenmek ve hareket etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayın! 8 - Daima bol bol su için. Vücudunuzdaki su oranı ne kadar yüksekse, o kadar genç - Kilo kontrolü bizi sayısız sorundan korur yada kurtarır. Bunun sırrı da dengeli bir ruh durumundan, spora bağlanmaktan ve doğal beslenmekten - Alkol ve sigara sizi tek kelime ile mahveder! Kahvenin fazlası da vücudunuzdaki hormon üretimini bozar. Yukarıdaki önerilerim sizin bağımlılık yaratan bu maddelerden kurtulmanıza yardımcı - Her yıl check-up yaptırın ve ihtiyacınız varsa, hormon tedavilerinden korkmayın. Sayısız ilacın yan etkileriyle uğraşmaktansa, bazen küçük dozlarda bir-iki temel hormon takviyesi tüm sorunlarınızı çözebilir. Milyonlarca doktor, yüzlerce kongre, milyarlarca sayfa yazı, yayın, özetle bunları tavsiye ediyor. Okuması basit ama yapması belki de en zor maddeler! Unutmayın bunları sizin adınıza yapabilecek başka hiç kimse yoktur. Ya hep, ya hiç demeyin, bir yerden başlayın. Siz yaşam kalitenizi geliştirin, biz ihtiyacınız olduğu zamanlarda estetik konularında size yardımcı olmaya hazırız. [fotogaleri=3721,3257,2666] Güzellik kavramı, kişiden kişiye değiştiği gibi ülkeden ülkeye de değişiklik gösteriyor. Bazı kültürlerde büyük göz makbulken bir başka kültürde burun güzelliği ön planda. Ancak yoruma açık olan güzellikte değişmeyen tek bir şey varsa o da genç kalma isteği. Şüphesiz hepimiz genç görünmek istiyoruz. Genç kalabilmek için kremler kullanıyor, bakımlar yaptırıyor, hatta estetik ameliyatlara başvuruyoruz. İyi ve genç görünmek için bu kadar çaba sarf ediyoruz. Peki, içilen sigaranın, kullanılan uygunsuz kozmetik ürünlerin cildimize ne kadar zarar verdiğinin farkında mıyız?KOMŞUNUZUN KREMİNİ KULLANMAYINKozmetik bir ürün kullanacaksanız örneğin nemlendirici, anti-aging, gözaltı ve göz üstü kremleri mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurmanız gerekir. Çünkü kuru cilde sahip bir kişi yağlı ciltler için uygun olan bir ürün alırsa cildi daha da kurur ve daha erken yaşlanır. Tam tersi yağlı cilde sahip biri kuru ciltler için olan bir ürünü aldığında cildi daha da yağlanır. Bu da sivilcelenmeye neden olur. Sonuç olarak kozmetik ürünlerin gücünden faydalanabilmek için mutlaka bir uzmana CİLDİ KIRIŞTIRIRSigaranın cilt düşmanı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü sigara cildin elastikiyet kaybına neden olur. Aynı zamanda cildin kırışmasına ve sarkmasına yol açar. Sigaranın miktarı ise bu anlamda pek de önemli değil. Kişi ne kadar çok sigara içiyorsa o kadar zararlıdır ama gün içerisinde içilen tek bir sigara bile cildi yaşlandırmak için DEYİP GEÇMEYİNDüzenli uyku, sağlıklı bir cilde sahip olmanın olmazsa olmazıdır. Düzenli uyuyan, dinlenmiş kişilerde cilt daha sağlıklı görünür ve yaşlanma daha geç olur. Düzensiz uyku alışkanlığı veya az uyumak da cildi yıpratan önemli faktörlerden bir CİLT BAKIMINDAN UZAK DURUNCilt bakımı ve peelinglerin doktor kontrolü altında yapılması gerekir. Epilasyon için uygunsuz seçilen lazer de ciltte hem lekelenme hem de damarlanma yapar. Bu nedenle her cilt tipi için seçilecek lazer farklı olmalı. Ayrıca lazer de doktorun karar vermesi gereken önemli uygulamalardan bir DİYETLER YAŞLANDIRIYORSağlıklı bir cilt için dengeli beslenmek önemli bir faktördür. Sık yapılan diyetler, cilt, saç ve tırnak sağlığı açısından önemlidir. Çünkü diyet dönemlerinde aşırı zayıflama, yetersiz ve dengesiz beslenme, cildin soluk ve donuk görünmesine yol açabilir, erken yaşlanmaya neden olabilir. Aşırı şekerli ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak gerekir. Çünkü bunlar birtakım hormonal dengeleri bozarak, cildin yaşlanmasını ya da görünümünün kötü olmasına yol GEÇİT VERMEYİN!Stresten mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışın. Çünkü stres kan dolaşımında olduğu gibi deride de birtakım hormonal değişiklikler yapar. Bu da cildin onarım mekanizmalarını bozar ve cildi daha çabuk FAKTÖRLERİ GÖRMEZDEN GELMEYİNToksinler ve hava kirliliği de cilt sağlığımızda önemli rol oynar. Çevreden uzak kalmak çok mümkün değil ancak bu tip ortamlara çok maruz kalıyorsanız, cildinize uygun bakımlar yapmalısınız. Kimyager, inşaat mühendisi, mimar, trafik polisi gibi çevresel faktörlere maruz kalan kişilerin cildi koruyan ürünler kullanması DA GÜNEŞ KORUYUCU KULLANINCildin yaşlanmasına neden olan en büyük dış faktör güneştir ve uzun süreli güneş hasarı cildi en çok yaşlandıran sebep olarak bilinir. Özellikle 25 yaşa kadar alınan yoğun güneş, 40'lı yaşlardan sonra hem kırışıklık hem de lekelenme olarak bize geri döner. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için sadece yazın değil, kışın da güneş koruyucu kremler kullanın. Eynesil Halk Eğitim Merkezi Sigara Güzellik Kadın Güncel Haberler Gençlik ve güzellik denince kadınlar için akan Sular duruyor. Bu uğurda Ameliyat dahil her yöntem deneniyor. Şimdilerde ise kremler, bitkisel çözümler, Plastik cerrahi ve yardımcı yöntemler bir kenara bırakıldı! Gençleşmenin son moda yöntemi yüz yogası oldu. Filipin asıllı Lourdes Julian Doplito Çabuk, verdiği yoga dersleri gençleşmek isteyen kadınlar tarafından keşfedildi. Kadınlara gençlik ve güzellik yogası kursları veren Lourdes Çabuk, dört çocuk ve dört torun sahibi 57 yaşında genç bir kadın! Genç diyorum çünkü; Madam Lourdes kendisinden ders almaya gelen 30 ve 40'lı yaşlardaki öğrencilerinden çok daha duru bir tene, çok daha az kırışığa ve oldukça fit bir vücuda sahip. Amerika'da başladığı güzellik yogası derslerini İstanbul'a taşıyan Filipin asıllı Lourdes Çabuk, annesi ve anneannesinden gözlemlediği güzellik uygulamalarını da deneyimleyerek ilginç teknikler geliştirmiş. Yoga hocası olan eşi Adnan Çabuk'la birlikte açtığı Shiddashram Yoga Merkezi'nde yaklaşık altı yıldır kurslar veren Madam Lourdes'in sırlarını öğrenmek üzere Nişantaşı'ndaki merkezin kapısını çaldık. Dekorasyonun verdiği mistik Hava, müzik ve Bitki çayıyıyla bütünleşince bir huzur ortamında buluyoruz kendimizi. Madam Lourdes, katılımcılara çeşitli sorular soruyor ve kursun gerçekleşmesi beklenen etkisini somut olarak görmek üzere yüzlerinin fotoğrafını çekiyor. Kiminin yanaklarındaki sarkmalar canını sıkıyor, kiminin alnındaki kırışıklıklar, kimininse giderek büyüyen gıdısı. Yaşlanmanın ilk sinyallerini almış ve bunun önlemlerini almak isteyen, özellikle 30-40 yaşlarındaki çalışan kadınların rağbet ettiği kurs, haftada iki Saatlik derslerle 1 Ay sürüyor. Program metabolizmanın yavaşladığı menopoz dönemindeki kadınlar için de etkili bir anti aging çalışması aynı zamanda. Sadece yüz egzersizleriyle sınırlı kalmayan dersler, hem teorik hem pratik yoga çalışmalarıyla beraber ilerliyor. Çabuk'un öğrencileri arasında Defne Samyeli, İpek Tenolcay ve İpek Tuzcuoğlu gibi ünlü isimler de var. Gelelim Madam Lourdes'in cömertce paylaştığı gençlik ve güzellik sırlarına. Şu beş Maddeye dikkat ederseniz; 10 yaş gençleşmeyi sağlama aldınız bilin; "Doğru beslenme, doğru düşünce, doğru rahatlama, doğru nefes ve doğru egzersiz". "Herkesin bir enerji bedeni, yani aurası var. Eğer bu auranın herhangi bir yerinde boşluk oluşursa, o bölgedeki organlar kolay hastalanabilir. Bizim yaptığımız yoga egzersizlerinde önce aurayı temizliyoruz" diyor Madam Lourdes. Katılımcıların beslenme alışkanlıklarını öğreniyor, kimininkini de yüzüne bakarak şıp diye söyleyebiliyor "Çok fazla peynir yiyorsun değil mi?" Peynirin içinde yapışkan bir madde bulunduğunu, bunun da yanaklarda sarkma yaptığını biliyor muydunuz? Biz, her yüze ve her yüz kasına ayrı hareket öneren Lourdes hocayla, beş Altın kuraldan biri olan doğru beslenme üzerine konuştuk. Yaşınızı öğrenen herkes eminim aynı şaşkınlığı yaşıyordur, nasıl bu kadar genç kalabildiniz? Bunda Filipin asıllı olmanızın bir etkisi olabilir mi? Bu soruyla çok karşılaşıyorum. Önce şunu söyleyeyim. Uzakdoğulular neden daha genç görünür ve ciltleri güzel olur? Bu öncelikli olarak beslenmeyle ilgili tabii ki. Biz daha fazla balık, deniz mahsulü yiyoruz ama daha az Ekmek, daha az peynir ve şeker tüketiyoruz. yemekleri fazla pişirmiyoruz. Şeker, kek, pasta sevmiyoruz. Tatlı yerine ekşiyi tercih ediyoruz. Mesela ben greyfurta bayılırım. Üstüne biraz Tuz serper, sirkeye batırıp yerim. Bizim ülkemizde insanların yüzde sekseninin dişleri sağlamdır. Benim babam 90 yaşında ve dişleri tamamen kendisinin. Çünkü tatlıyı sevmiyor. Kanser de biliyorsunuz şekerden besleniyor. Genetik faktörlerin etkisi var mı? Benim için genetik faktör yaşlanma nedenleri arasında en sonda gelir. Örneğin benim kızkardeşim benden dört yaş küçük ama benden yaşlı gösteriyor. Vücudu esnek değil, daha fazla kırışığı var. Daha stresli ve yanlış beslenen insanlar daha çabuk yaşlanır. Vücudun ne tür beslenmeye ihtiyacı olduğunu nasıl bilebiliriz? Herkesin ihtiyacı olan şey farklı. Bir kan tahlili yaptırmak iyi olur. Vücudun neye ihtiyacı olduğunu görebilir ve fazlalıkları atabilirsiniz. Vücutta çok fazla fosfor varsa balık yemek Alerji yapabilir mesela. Potasyumunuz çok ise muz size göre değildir. İnsanlar genellikle içinde her şey olan vitamin tabletleri alıyorlar. Ama bakalım bizim ihtiyacımız var mı hepsine? Vücut fazlalıkları atmak için çok uğraşıyor daha sonra. Böbrekler ve karaciğer yoruluyor. Kadın ve erkeğin ihtiyaçları da değişiyor değil mi? Evet. Kadınlar Hormonlardan dolayı daha fazla sebze tüketmeli. Sebzelerdeki doğal östrojen kadınlara iyi geliyor. Erkekler daha fazla et yemek istiyor, testosteron hormonundan dolayı. Daha çok demire ihtiyaçları var. Biz daha yumuşak bir beslenme tarzı seçmeliyiz. Kadınlar genç kalmak için nelere dikkat etmeliler? En önemli, en güzel antioksidan sudur. Sudaki Oksijen kanı, hücreleri besler. Bol Su içen bazı kadınlara bakın, ciltlerinde yine de kuruluk vardır. TDS denilen, sudaki toplam çözünmüş maddeler, yani Suda olan fazla Mineral, metal, tuz ve kimyasallar nedeniyle içtiğimiz sudaki oksijen bir türlü hücrelere gitmez. Musluk suyunda ölçtük aşağı yukarı 200 madde var. O Suyu içtiğimizde o maddeleri de torba gibi taşıyoruz. O maddelerden dolayı oksijen giremiyor hücrelere. Biz o minarelleri yemekten, sebze-meyveden alıyoruz zaten. Su, Oksijenin vücudumuza taşınması için bir araç. İçtiğimiz su maalesef o kadar çok diğer maddelerle dolu ki ne hücrelerimize oksijen taşıyabiliyor, ne de vücuttaki toksinleri atabiliyor. TDS miktarı 50'den fazla olmamalı. Biz eve filtre takdırdık. Musluktan akan suda şimdi sadece 12 TDS var. Tabii oksijenin diğer kaynağı doğru nefes. Doğru nefesle sadece oksijen almıyoruz aynı zamanda hayattan da daha çok haz alıyoruz. Prana yoksa hayat da yok. Ve tabii ki doğru beslenme. Evet. Doğru beslenme ile ilgili birkaç genel kuralı saymak gerekirse; Protein ve karbonhidratı beraber hiç tüketmemek lazım. Ben derse katılanlara bir çizelge veriyorum, ne ile neyi beraber tüketmemek lazım diye. Bu çok önemli. Böylece Sağlıksız şeyler de yesek zararı azaltabiliriz. Örneğin eti çok seviyorsak sık ve fazla tüketmemek kaydıyla yiyebiliriz ama mutlaka yanında salata yemeliyiz. Bizim yoga merkezinde beslenme ile ilgili fanatik bir yaklaşımımız yok. Uzun zamandır görmediğiniz bir akrabanızı ziyarete gittiniz, size bir sürü yemek yapmış. Ben bunları yiyemem diye onu reddetip kırmak olmaz. Ölçülü ve dengeli olmaya çalışmak en güzeli. Her şeyi yasaklamak olmuyor ve insan doğası buna alışamıyor. Haftanın beş Günü sağlıklı beslenelim, ama strese de girmeyelim. Hafta sonu serbest Gün olsun. Bir de her insan farklı. İyi niyetli olmak lazım ne yersek yiyelim, iyi bir enerjiyle, sevgiyle yiyelim. Süt ürünlerine dikkatli yaklaşmak lazım. Peyniri ve sütü mutlaka azaltmak lazım. İçlerinde yapışkan bir madde var. Araştırma yaparsanız bunu görebilirsiniz. İlla peynir yemek istiyorsak lor peynirini tercih edelim. yoğurt ve ayran sütten çok daha faydalı. Ekmeği azaltalım. İnsan kendi dışkısına bakarak nasıl beslendiğini görebilir. Kabızlık vücudun ne kadar susuz kaldığının, sindirimi zor besinler tükettiğinin bir göstergesidir. Sindirim yolunun tıkanması mutfak lavabosunun tıkanması gibidir. Sağlıklı bir beslenmeden söz edilemez. Peki bu dört hafta sonra kadınlar ne gibi bir değişiklik görecekler kendilerinde? Çok memnun olan öğrencilerim var. Arkadaşları "Estetik mi yaptırdın" diye soruyormuş. Bunu duyunca çok mutlu oluyorum. Ciltleri pırıl pırıl, aydınlık oluyor. Temiz beslendiklerini yüzlerinden anlayabiliyorsunuz. Toksinsiz yiyecekler yediğinizde bütün hücreleriniz iyi beslenir ve mecburen genç kalırsınız. Bize biraz günlük beslenme tüyoları verir misiniz? Sabahları meyve yemek için en ideal zamandır. Karnınız açken vücut meyvedeki bütün besini emer. Hem de Güne taze bir başlangıç yapmış olursunuz. Öğle vakti protein alma vaktidir. Çünkü protein sindirimi zaman alan, ortalama 4 Saat süren bir maddedir Karbonhidrat ise 2 saat. Onun yanında salata ya da sebze olsun ama karbonhidrat yok. Çünkü bütün bu maddeler için midede farklı Enzimler var. Hepsini karıştırırsak midede Asit yapar. Yediğimizin faydasını göremediğimiz gibi, kısa sürede tekrar acıkırız. Hazımsızlık ve rahatsızlık da cabası. Meyveyi akşam yemeğinden sonra yeme alışkanlığını bırakmak gerekir. Hem şekeriniz yükselir hem de hazmı zor olur, mineralleri tam alamazsınız. Bir de aynı Aileden meyveleri beraber tüketin. Mesela elma ile armutu, portakal ve greyfurtu birlikte yiyebilirsiniz. Lourdes Çabuk kimdir? Filipinler'de San Thomas Üniversitesi Tıbbi Teknoloji Bilimi'nde eğitimini tamamlayan Lourdes Julian Doplito Çabuk, çiçekçilik ve moda üzerine çalışırken yoga ile tanışıyor ve kristal taş şifacılığı çalışmalarına katılıyor. Daha sonra Amerika'ya taşınan Çabuk, New York ve Florida'da Hatha Yoga, Kundalini Yoga ve Kriya Yoga eğitimleri alıyor. İlk evliliğinden 4 çocuk ve 4 torun sahibi olan Çabuk, güzellik yogasını ilk kez dördüncü çocuğunu doğurduktan sonra keşfediyor. Doğum sırasında kilo alan Çabuk, hem kilo vermekhem de yüzünü toparlamak amaçlı hareketler yapmaya başlıyor. İkinci evliliğini yoga hocası Adnan Çabuk'la yapan Madam Lourdes, bir ev de İstanbul'da açıyor. Ve Amerika'dan sonra gençlik ve güzellik yogasını Türkiye'de de öğretmeye başlıyor. Neden yüz yogası? Türkiye'deki kadınların ciltleri çok güzel. Burada kadınlar ayrıca daha hassas ve duygusal. Stresten çabuk etkilenme oranları yüksek. sigara, doğru nefes alınmaması, yanlış beslenme ve Negatif düşünce özellikle 30 yaşından sonra kırışıklıkların başlamasına neden oluyor. Yüz bölgesi, vücudun en az çalıştırdığımız bölgesi. Belli bir yaştan sonra adaleler tembelleştiği için sarkmalar başlıyor. Yanlış nefesle yüzdeki hücrelere oksijen gitmiyor. Doğru duruş da çok önemli. Bu nedenle bir bütün içinde çalışma yapmak gerekiyor. Bedene önce düşüncelerle hükmediyorsunuz. Sabah kalkar kalkmaz yapacağınız bedensel hareketlerle, duştan sonra 15 Dakika aynanın karşısında sorunlu bölgeleri hareketlendirmeyle ve beslenmenize dikkat ederek olduğunuzdan 10 yaş bile genç görünebilirsiniz. Gençlik ve güzelliğin 5 Altın prensibi 1- Doğru rahatlama 2- Doğru nefes 3- Doğru beslenme 4- Doğru egzersiz 5- Pozitif düşünce Detoks çayı Lourdes Çabuk'un tavsiye ettiği bu detoks çayını arınma amaçlı olarak Ayda 1 ya da 2 kere içebilirsiniz. 2 bardak suyu kaynatın. Kaynamış Suyun içine bir tutam kiraz sapı, bir tatlı kaşığı Kereviz yaprağı, bir demet taze maydanoz, bir tutam enginar yaprağı ve 4-5 tane avokado yaprağı koyun. Malzemeleri ekledikten sonra en fazla iki dakika daha kaynatın. Ateşten aldıktan sonra demlenmesini bekleyin. Yatmadan önce bir bardak suyu için, ertesi sabah da kalkınca kalan bir bardak suyu için Genç Kalma Tavsiyeleri Uzun ve sağlıklı bir hayat sürmeyi kim istemez ki? Sıhhatli ve inde bir hayat bütün insanların istediği bir nimettir. Ancak herkes bu isteğe nail olamaz çünkü sağlıklı yaşam için dikkat edilmesi gereken birçok ayrıntı vardır. Peki, sağlıklı ve uzun yaşamak için neler yapmanız gerekiyor? İşte; genç, sağlıklı ve uzun yaşamanın sırları yaşlanmayı sırlarını açmak için birkaç tavsiye sunuyor. Uyku ve Yeme Alışkanlıkları Yaşlılıkla savaşmanın en etkili yöntemlerinin başında uyuma ve uyanma saatleri gelmektedir. Uyku düzeniniz kesinlikle ideal seviyelerde olmalıdır. Günde 8 saat dinlenmeye özen gösterin. Ayrıca yemek çok önemlidir. Sofraya oturduğunuzda karnınızı tıka basa doldurmak yerine sık ve az yemeyi kendinize adet edinin. Tuzu çok fazla kullanmamaya gayret gösterin. Uzun ve Sağlıklı Yaşam İçin Tavsiyeler 1. Çay, önemli bir besindir ve vücudunuzu toksinlerden arındırır. Çayı düzenli olarak tüketmeye özen gösterin. 2. Zencefil, enfeksiyonları söker atar ve bedeni zinde tutar. Mide bulantılarını önler. 3. Sarımsak, kolesterole karşı dengeleyici bir görev üstlenir. Üstelik kanı sulandırarak dolaşım sistemine fayda sağlar ve iltihapları söker. 4. Omega 3 zengini besinler Balık, yumurta, brokoli, kuruyemişler vs. kalp ve damar rahatsızlıklarını önler ve bedeni her zaman zinde tutar. 5. Yeşil elma, kan şekerini düzenleyerek kanser riskini en aza indirger. 6. Kahverengi pirinç, kan şekerini dengeleyen besinlerden biridir. 7. Çilek, ahududu, üzüm ve böğürtlen gibi meyveler C ve E vitamini bakımından zengin olduğundan vücudu temizler ve yaşlanma sürecini geciktirir. 8. Gazlı içecekler, kafein, nikotin ve hazır gıdalardan kesinlikle uzak durun. Önerilen İçerik Genç ve Güzel Görünme Tavsiyeleri Son zamanlarda hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyoruz, hayatımıza "yavaş şehir" diye bir kavram girdi. Orijinal ismi ''cittaslow'' olan bu yavaş şehirler, aslında bir belediyeler birliği. Büyük ve kalabalık metropollerin hızlı yaşamlarının aksine, cittaslow sertifikasına sahip bu yavaş şehirlerde, hayat olabildiğince sakin, doğal ve samimiyet içerisinde ilerliyor. Yani neredeyse tüm beyaz yakalıların özlemini duyduğu kavramlar. Büyük gökdelenlerin gölgelediği, trafikte sıkışmış, yapay sebze-meyvelerin sofralarda yer edindiği ve dokunmatik ekranların esir aldığı hayatlardan bahsediyoruz. Yaşam kalitesini arttırmayı hedefleyen bu oluşumda son moda araçların yerine bisikletler tercih ediliyor ve arabalar şehir merkezinden uzak tutuluyor. Yavaş şehirlerde ise sadece sebzenin değil, insanın da en doğalını bulabiliyorsunuz. Büyük marketlerin yerine bakkallar ya da alışveriş merkezlerinin yerine butikler tercih ediliyor. İnsanlar birbirleriyle WhatsApp'tan değil, çat-kapı iletişim şeklini benimsemişler. Ülkemizde de var olan bu yavaş şehirler, özlemini çektiğimiz ütopik bir dünyayla buluşturuyorlar bizleri. Cittaslow Türkiye'de Nasıl ilerliyor, küçük şehirler nasıl ''Cittaslow'' şehirlere dönüşüyor gelin bu yazımızda detaylı olarak ve küreselleşme süreciyle birlikte şehirde yaşam hızlı akmaya başladığı için pek çok şey değişti. Hızlı yaşanılan ve çabuk tüketilen her şey şehir kültüründe de kendini gösteriyor. Hal böyle olunca kentlerde yaşayan halk birbiriyle paylaşmak, sosyalleşmek ya da bir araya gelmek yerine farklı aktivitelere yöneliyor. Hızlı yaşamda yenilen yemekler de aynı hızla tüketiliyor ve bu durum fast food anlayışını, AVM yaşamını, yeşil alanların yok edilip yerine otopark yapımını getiriyor. İşte Cittaslow anlayışı bu hızlı yaşama ve onun olumsuz sonuçlarına karşı duran bir yani sakin şehirlerin en büyük özelliği, tarihi, doğası, kültürü, gelenekleriyle değişen ve gelişen dünya karşısında geleneklerine bağlı olarak yaşamlarını sürdürmeyi başaran şehirler olması. Zamanın yavaş aktığı, acele hiçbir iş olmayan, dokusuyla insanların havasını değiştiren şehirler olmasının yanı sıra, sürdürülebilir turizmi ve doğayı savunan sakin şehir projesi, uluslararası çapta verilen destekler nedeniyle de hızla büyümektedir. Bu felsefe insanların yaşamdan zevk almasını ve yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını içeriyor. Cittaslow hareketi, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ve insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri bir kent anlayışını savunur. Bunları yaparken de yenilenebilir enerji kaynakları kullanmaya teşvik ediyor ve alt yapı sorunlarına çözüm Olmanın Kriterleri Nelerdir?1999 yılında İtalya'da başlayan cittaslow hareketi, nüfusu altında olan kentlerin üye olabileceği uluslararası belediyeler birliği olarak adlandırılıyor. Bu birliğe üye olmak için bazı kriterler mevcut. Bir kentin cittaslow olabilmesi için tarım, turizm, esnaf, yaşam kalitesi, çevre düzenlemesi, altyapı ile ilgili sürdürülebilir politikalara sahip olması gerekiyor. Bu kriterleri yerine getiren kentler cittaslow olmak için başvuru yapıyor ve uygun bulunursa da cittaslow ünvanı alıyor. Cittaslow hareketinin ülkemizde tanınması ise Seferihisar'ın 2009 yılında "Yavaş Şehir" sertifikasını alması ile gerçekleşti. Daha sonrasında bu harekete, 2011 yılında yeni eklenen şehirlerimiz ise Gökçeada, Akyaka, Taraklı ve Yenipazar. Yavaş şehir sertifikasına sahip bu beldelerimizin neden kabul edildiğine bir göz atalım…Sakin şehir olabilmek için projenin belirlediği yedi kriter mevcut. Bunlar aşağıdaki başlıklar çerçevesinde inceleniyorKentsel yaşam Politikası; Örneğin nüfusun az olması,Çevre, doğa, sürdürülebilir yaşama yönelik projeler,Altyapıya yönelik projeler,Esnaf ve zanaatkarlarla ilgili sürdürülebilir bir politika,Kent yönetimi, yapılan projeler, programlarla ilgili sunumlar,Sosyal uyum ve ortak değerlerin belirlenmesi,Misafirperverlik ve farkındalık için eğitim çalışmalarıTürkiye'deki Cittaslow Şehirleri Hangileri?Yavaş yaşam, sürdürülebilir kalkınma, korunan kent ruhu ve iyi, temiz ve adil gıda ile yavaş yemek ilkelerini bir araya getiren ve sakinlerine daha huzurlu bir yaşam sunan cittaslow hareketi tüm Türkiye'de de varlığını gösteriyor. Dünya genelinde oldukça ses getiren bir hareket olarak karşımıza çıkan cittaslow, 31 ülkeden 278 kentin katılımıyla genişlemeye devam eden bir felsefe. Cittaslow ilan edilmiş şehirlerden 21 tanesi Türkiye'den 2022 yılı itibariyle. Her biri birbirinden farklı ve eşsiz güzelliklere sahip olan bu kentler, çevre düzenlemesi, sakin atmosferi ve doğal güzellikleriyle ön plana çıkıyor. Hem bu felsefeyi anlamak hem de şehirlerimizin tarihi ve kültürel dokusuna sahip çıkmak için cittaslow hareketi her anlamda olumlu sonuçlar doğuruyor. İşte Cittaslow Türkiye 2022 ListesiAhlat, BitlisAkyaka, MuğlaArapgir, MalatyaEğirdir, IspartaFoça, İzmirGerze, SinopGökçeada ÇanakkaleGöynük, BoluGüdül, AnkaraHalfeti, Şanlıurfaİznik, BursaKöyceğiz, MuğlaMudurnu, BoluPerşembe, OrduŞavşat, ArtvinSeferihisar, İzmirTaraklı, SakaryaUzundere, ErzurumVize, KırklareliYalvaç, IspartaYenipazar, AydınTürkiye'de daha genç kalmanız için yaşamanız gereken sakin şehirlerden bazılarını bu yazımızda listelemek istedik. Emekli olduğunuzda ya da şehir hayatından uzaklaşmaya karar verdiğinizde bu listemizdeki şehirler gelecek hayalleriniz için umarız yardımcı Seferihisar, İzmirKasım 2009'da yavaş şehir seçilen İzmir'in Seferihisar ilçesi, ülkemizde bu unvana kavuşan ilk yer olma özelliği taşıyor. Bu anlamda Türkiye'nin yavaş şehir başkenti olan Seferihisar, kalabalık şehirlerin keşmekeşinden kendinizi sıyırıp, geri kalan ömrünüzü sürdürebileceğiniz yerlerin başında geliyor. Mesela Seferihisar'da halkın çoğunluğu ulaşım aracı olarak bisiklet kullanıyor. Teknoloji ise insanların hayatlarını kaplamaktan ziyade, kullanım amacını hiçbir şekilde aşmıyor. Kişiye ve çevreye zarar verebilecek şeylerin sayısı yok denecek kadar az. Tüm bu yönleriyle Seferihisar, ömrünüze ömür katacak bir Perşembe, OrduOrdu'nun Perşembe ilçesi de ülkemizde seçilen yavaş şehirlerden biri. Bitki örtüsü açısından oldukça zengin bir bölge olan Perşembe, ılıman iklimiyle kucak açıyor ziyaretçilerine. Ancak siz bu güzel ilçenin ziyaretçisi olmaktan çok, oranın yerlisi olun deriz. Özellikle kendinizi çok yaşlanmış hissediyorsanız, bırakın Karadeniz'in doğası sizi bir güzel kendinize getirsin. Perşembe'nin öyle zengin bir toprağı var ki, çıplak bir yer görmek neredeyse imkansız. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz Perşembe, Karadeniz'in en bakir koy ve plajlarına da ev sahipliği yapıyor aynı olarak menderesleri ile ünlü Perşembe Yaylası'nı mutlaka görmeden Ordu gezinizi Yalvaç, IspartaIsparta'nın sevimli ilçesi Yalvaç da, cittaslow unvanına hak kazanmış bölgelerimizden biri. Ülkemizin en önemli kültür noktalarından biri olan Yalvaç, o kadar çok medeniyete ev sahipliği yapmış ki, bunu 5000 yıllık tarihi süreçte geriye kalan eserlerle görebilmek mümkün. Anadolu'nun kıymetli değerlerini elinde tutan Yalvaç, büyük metropollerde unutulup giden geleneksel yaşama yeniden kavuşabileceğiniz bir yer. Bundan sonraki hayatınızı kültürel olarak daha zengin ve keyifli bir şekilde geçirmek istiyorsanız, Yalvaç sizin için doğru bir seçim Taraklı, SakaryaYavaş şehir ilan edilerek salyangoz amblemi kazanan bir diğer bölgemiz de Taraklı. Hem Sakarya'nın hem de ülkemizin en şirin ilçelerinden biri olan Taraklı'da, henüz keşfedilmemişliğin verdiği bir güzellik hakim. Çekilen bir reklam filmiyle kaderi değişen Taraklı, bu sayede bilinirliğini biraz daha artmış olsa da, hala daha sakin ve huzurlu bir ortamın hakimiyeti sürüyor. Sokaklar ve parklar tertemiz, hava ise rutubetsiz ve temiz… Kısacası kalan hayatınızı Taraklı'nın şirin Anadolu evlerinden birinde geçirmemeniz için hiçbir neden Gökçeada, Çanakkale2011 yılının Haziran ayında cittaslow unvanı alarak, dünyanın ilk ve tek sakin adası olan Gökçeada, nostaljik evleri, doğal yaşamı, organik ürünleri ve spor imkanları ile bu unvanı sonuna kadar hak ediyor. Türkiye'nin en batı noktasında yer alan ve en büyük adası olma özelliği taşıyan Gökçeada, bozulmamış doğası ve tarihi dokusu ile kucak açıyor bizlere. Çeşitli kültürlerin eşsiz bir şekilde harmanlandığı Gökçeada, kalan hayatınızı daha genç hissederek geçirmek için mükemmel bir seçim Vize, KırklareliTrakya'da eşsiz ve henüz az kişi tarafından keşfedilmiş bir coğrafya Vize. Kırklareli'nin bu güzide ilçesi, sahip olduğu doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleri ile yavaş şehir unvanı alan bölgelerden biri. İstanbul'a yalnızca 1,5 saat mesafede olmasına rağmen, çılgın kalabalıktan eser yok Vize'de. Tarihsel kültürü ve özlemini çektiğimiz doğası ile adeta bir cennet köşesi olan Vize, oldukça şirin ve sakin bir yer. Gözlerinizin altında beliren yorgunluk belirtilerinden kurtulmak için yaşanacak ideal adreslerden biri Akyaka, MuğlaÜlkemizde yavaş şehir unvanı kazanmış bir başka yer de Akyaka Gökova. Hatta bilenler bilir, Akyaka vizyonu diye bir şey vardır. Yani doğaya saygı, güçlü altyapı, sürdürülebilir turizm, birlik ve beraberlik ilkesi, Akyaka'nın vizyonunu oluşturan şeyler. Arkasında yemyeşil dağlar, önünde masmavi bir deniz… Düşlerinizde yer bulan o huzur dolu, sessiz ve sakin kasaba Akyaka'nın ta kendisi oluyor. Yediğiniz, içtiğiniz her şey doğal ortamda, sağlıklı bir şekilde yetiştiriliyor. Etrafta ne gözü rahatsız eden betonlar, ne de çevre ve gürültü kirliliği bulunuyor… Tüm bunlardan uzakta kalmış cennetten bir köşe Yenipazar, AydınCittaslow unvanı alarak ülkemizin en yaşınılası yerlerinden biri olmaya hak kazanan Yenipazar, tası tarağı bırakıp Ege'ye yerleşmek isteyenler için güzel bir alternatif. Aydın'a 40 km uzaklıkta yer alan bu güzel ilçe, ormanlarla kaplı bir dağın eteğine konuşlanmış muazzam yerlerden biri. Her sabah uyandığınızda mis gibi dağ ve Ege havasını içinize çekecek ve zaman geçtikçe aynada kendini daha genç gören biriyle karşılaşacaksınız. Bu da Yenipazar'ın havasında saklı olan sihirli bir iksirin etkisi…9- Halfeti, ŞanlıurfaBüyüleyici güzelliğinin yanı sıra, insanı huzura boğan farklı bir atmosfer hakim Halfeti'de. Şanlıurfa'nın en yeşili bol ilçesi olan Halfeti, belki de bu yüzden oldukça etkileyici bir görünüme sahip. Sahip olduğu yavaş şehir unvanına yaraşır bir şekilde, Halfeti gerçekten de sindire sindire yaşanması gereken bir yer. Ne yazık ki bir kısmı Fırat Nehri'nin acımasız suları altında kalmış. Güneydoğuya yerleşmek, radikal kararların en büyüğü olmasına rağmen, gerçek acılarla yüzleşmiş ve bu yüzden de hayata karşı farklı bir duruş edinmiş insanlarla yaşamak, bundan sonraki hayatınızı daha kaliteli bir şekilde yaşamanızı Şavşat, ArtvinKaradenizlilerin neden uzun yıllar yaşadığını hiç merak ettiniz mi? Onlar gökyüzüne yakın yaşıyorlar da ondan. Karadeniz Bölgesi'nin neresine giderseniz gidin, her yer yeryüzü cennetinin bir başka yansıması gibidir. Artvin'in yüksek dağlarla çevrili ilçesi Şavşat, bu yeryüzü cennetlerinin başkentidir adeta. Göz kamaştıran doğa harikaları ve her biri usta bir ressamın elinden çıkmış misali manzaraları ile iç içe süreceğiniz bir hayat, ömrünüze ömür katacaktır hiç şüphesiz. Şavşat'ta yaşadığınız süre boyunca mevsimler daha da bir anlam kazanacak sizin Gerze, SinopSinop merkeze 37 km mesafede bulunan Gerze, 2017 yılında Cittaslow Türkiye birliğine katılmıştır. Yemyeşil doğası, el değmemiş coğrafyası, yöresel yemekleri, denizle buluşan harika doğasıyla ufak bir Karadeniz kenti olan Gerze, Sinop'un parlayacak yıldızları arasında gösteriliyor. Cuma günleri kurulan köylü pazarlarında yerli üretim ürünlerinin sergilendiği Üretici Pazarı'nı gezebilir, doğal yetiştirilen tarım ürünlerine gönül rahatlığı ile ulaşabilirsiniz. Hala süren maket gemi, çini, ahşap oyuncak zanaatkarlarının atölyelerini gezebilir, geleneklerinden kopmamış bir hayatı gözlemleyebilirsiniz. Sinop Gezilecek Yerler arasında mutlaka uğramanız gereken ufak şehirlerden birisi, Gerze.

genç ve güzel kalmak için esma